Son yıllarda, dünya çapında aşırı işlenmiş gıdaların tüketiminde çarpıcı bir artış rapor edilmiştir. Ultra işlenmiş gıdalar; renklendiriciler, emülgatörler ve koruyucular gibi katkı maddelerinin kullanımıyla birlikte fiziksel, biyolojik veya kimyasal işlemler dahil olmak üzere bir dizi endüstriyel işlemden geçmiş ürünlerdir.
Ultra-işlenmiş besinler için, NOVA sınıflama olarak bilinen yeni bir sınıflanma önerilmiş ve ultra-işlenmiş besinler terimi geliştirilmiş. NOVA, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü ve Pan Amerikan Sağlık Örgütü (PAHO) tarafından beslenme ve halk sağlığı politika ve eylemleri için geçerli bir araç olarak kabul ediliyor. NOVA sınıflandırılması, beslenme araştırmalarında diyetlerin kalitesini, diyet kalıpları ve besin sisteminde ve çevresindeki bileşenleri değerlendirmek için düzenlenmiş bir sınıflandırma yöntemi ve 4 grupta inceleniyor.
Gelelim en riskli 4’üncü gruptaki ultra-işlenmiş besinlere... Şişelenmiş içecekler, iştah açıcı paketlenmiş hazır ürünler, yeniden yapılandırılmış et ürünleri, yarı hazır dondurulmuş ürünler bu gruba dâhil edilebilir. Ultra-işlenmiş besinler, üretmenin amacı temelde dayanıklı ve tüketime hazır, yüksek kârlı (düşük maliyetli) ürünleri oluşturmak ve diğer besin gruplarıyla yer değiştirmelerini sağlamak. Son yıllarda ultra işlenmiş besinlerin tüketiminin artmasıyla toplam şeker, karbonhidrat, yağ ve sodyum alımlarının arttığı ve buna bağlı hastalıkların ortaya çıkabileceği biliniyor. Beslenme planınızda ultra işlenmiş gıdalara yer verdiğinizi düşünüyorsanız bir kez daha düşünün derim! Katkı koruyucu, renklendirici içermeyen, doğal içerikli alternatifler her zaman tercihiniz olsun.
Bu endüstrinin bir ayrıcalığı, reklamı kolay, mağaza raflarında veya mutfak dolaplarında mümkün olduğu kadar uzun süre dayanabilen, en az masrafla hiper lezzetli ürünler sunarak maksimum kar elde etmektir. "Hızlı yiyecekler", "yumuşak ve şekerli içecekler", "işlenmiş etler" ve diğer "tüketime hazır" yiyecekler dahil olmak üzere işlenmiş tüketimindeki artış, obezite ve diğer pek çok riskle ilişkilendirilmiştir. Kardiyovasküler hastalık, hipertansiyon ve depresyon gibi bulaşıcı olmayan hastalıkların yolu ne yazık ki ultra işlenmiş gıdalardan geçer. İşlenmiş gıdalar karakteristik olarak besleyici bileşikler açısından fakirdir ve besleyici olmayan bileşenler açısından yüksektir. Ayrıca çeşitli katkı maddelerinin kullanımı birden fazla sağlık sorununa yol açabileceği gibi, ambalajlar da zararlı maddeler içerebilir.
Birçok çalışma, işlenmiş gıda tüketiminin obezite insidansı, artan insülin direnci, BKI seviyeleri, bel çevresi ve LDL kolesterol seviyeleri ile önemli ölçüde ilişkili olduğunu ve HDL kolesterol seviyelerini düşürerek Tip 2 diyabet riskinde potansiyel bir artışa yol açtığını göstermiştir.
İşlenmiş gıda tüketimini minimalize etmek, etiket okuma alışkanlığı kazanmak bu aşamada oldukça önem kazanıyor. Sağlıklı günler dilerim.