​Sabahın en sessiz saatleriydi. Şehir henüz uyanmamış, sokak lambaları görevlerini yeni yeni karanlığa bırakıyordu. Camın önünde durup, elimdeki kahvenin soğuduğunu fark etmeden dışarıyı izliyordum. Aklım karmakarışık, kalbim ise tuhaf bir sükûnet arayışındaydı.
​“Evrenin bilgeliğine güveniyorum…”
​Bu cümle dudaklarımdan sessizce dökülüverdi. Sanki birine değil, doğrudan hayata söylenmişti. Hayat, sadece bize öğretilen o dar sokaklardan ibaret değildi aslında. Hep ileri yürümek, hep başarmak öğretilmişti bize; ama kimse durmanın da bir yolculuk olduğunu söylememişti.
​Tam da bunu fark ettiğim o sabah, tüm düşüncelerimi o güzel fincanın içine koymuş gibiydim. Zihin plan yapmayı sever, kalp ise niyet etmeyi... Hayatın hızlı ve tempolu dönemini geride bırakıp bir duraklama dönemine mi giriyordum acaba? Hayata hesap sormak da bir yere kadardı; yaşanması gerekenler çoktan devreye girmişti bile.
​Ve bazen, en hayırlı olan şey sadece teslimiyettir. Yollar birbirinin içinden geçerek, olması gereken şekle bürünür. O an anlarsın ki; yolun aydınlanması için güneşin doğuşu beklenmez. Bazense durup beklemek, hatta karanlıkta kalmayı kabullenmek gerekir. Işık her zaman bizim aradığımız yerden gelmez; bazen o bizi bulur.
​Düşüncelerimden sıyrılıp

Kahvemden Bi yudum aldım içimi ısıttı. Kalbimden geçenleri evrene emanet edip Sonuçları değil "Hayırlı olanı " dilemeye karar verdim. Çünkü bazı dualar cevap bulur bazıları ise yol olur. Biz görsek de görmesek de. Tüm bu inançla bu sabah kendime bir söz verdim " Kalbimdeki niyetlerin, en hayırlı şekilde gerçekleşmesine izin veriyorum."

Sonuçları değil, "hayırlı olanı" diledi. Çünkü bazı dualar cevap bulur, bazıları ise yol olur. O sabah kendime küçük ama güçlü bir söz verdim.
​“Kalbimdeki niyetlerin, en hayırlı şekilde gerçekleşmesine izin veriyorum.”
​Belki bugün, belki yarın… Ama mutlaka zamanı geldiğinde. Kendi yolunda yürüyen herkese küçük bir hatırlatma: Evrenin akışı acele etmez; ama asla gecikmez.
​Güzel düşünerek güzel yaşamayı seçiyor, bu yazıyı okurlarıma armağan ediyorum.
​“Kalbimdeki niyetlerin, en hayırlı şekilde gerçekleşmesine izin veriyorum.”
​Belki bugün, belki yarın… Ama mutlaka zamanı geldiğinde. Kendi yolunda yürüyen herkese küçük bir hatırlatma: Evrenin akışı acele etmez; ama asla gecikmez.
​Güzel düşünerek güzel yaşamayı seçiyor, bu yazıyı okurlarıma armağan ediyorum.