Sadece takvimlerde yer alan özel günler değildir.

​Bayramlar; kırgın gönüllerin onarıldığı, uzakların yakın olduğu, kapıların sevgiyle açıldığı en kıymetli zamanlardır. Çünkü bayram; umuttur, kardeşliktir, mutluluktur.

​İnsan hayatında bazı değerler vardır ki toplumları ayakta tutar. Sevgi, saygı, hoşgörü, paylaşmak ve hatırlamak…

İşte bayramlar, unuttuğumuz bu manevi değerleri yeniden hatırlatan en güzel vesilelerden biridir. Bir telefonla alınan hâl hatır, uzatılan bir el, edilen içten bir dua; bazen en büyük mutluluğun sebebi olur.

​Bugün modern hayatın hızlı temposunda insanlar aynı evin içinde bile birbirinden uzaklaşırken, bayramlar bizlere yeniden “biz olmayı” öğretir. Küçüklerin büyüklere saygı gösterdiği, büyüklerin küçüklere sevgiyle sarıldığı o güzel gelenekler; aslında bir toplumun vicdanıdır. Çünkü bayramın gerçek anlamı; sadece yeni kıyafetler giymek ya da sofralar kurmak değil, gönüllere dokunabilmektir.

​Ne yazık ki günümüzde birçok insan yalnızlığın içinde sessizce yaşam mücadelesi veriyor. Kimi bir evlat özlemiyle, kimi bir anne duasıyla, kimi de unutulmuş olmanın kırgınlığıyla… İşte bayramlar tam da bu yüzden önemlidir. Bir ziyaret, bir tebessüm, bir “Nasılsın?” sorusu bile insanın içindeki karanlığı aydınlatabilir.

​Bayram; küslüklerin son bulduğu, kin ve öfkenin yerini merhamete bıraktığı gündür. Çünkü insanın kalbine en çok yakışan duygu sevgidir. Sevgiyle büyüyen toplumlarda huzur olur, birlik olur, bereket olur.

​Belki de bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; birbirimizi anlamaya çalışmak, farklılıklarımızı bir ayrılık sebebi değil, bir zenginlik olarak görebilmektir. Hoşgörü; insan olmanın en güzel süsüdür. Bayramlar da bu güzelliği çoğaltan manevi iklimlerdir.

​Dileğim odur ki bu bayram sadece evlerimizi değil, kalplerimizi de aydınlatsın. Kırgınlıkların yerini barışa, yalnızlıkların yerini dostluğa bıraktığı nice bayramlarda buluşalım.

​Sağlıklı, huzurlu, sevgi dolu bayramlar…