Açık Görüş Hazırlıkları...

​Koğuşta bir telaş vardı;

ama bu telaş, sıradan bir telaş değildi.

İçinde hasret, özlem ve yılların biriktirdiği o ağır bekleyiş saklıydı.

​Tutuklu ve hükümlüler, bayram hazırlıklarına başlamıştı. Evlerde yapılan temizliğe benzemese de işte heyecanın adı bayram temizliği.

Her köşe hortumla yıkanıyor siliniyor, her yatak özenle düzeltiliyordu. Temizlik sadece gözle görünen bir düzen değildi; içlerinde biriken tozlanmış duygular da bu vesileyle arınıyordu sanki.

Temizlik yapmak, temiz olmak her zaman kendine öz saygı göstergesi olup; bunu yitirmemek gerek diyordu bu kapılar arkasında daha çok uzun yılları olan hükümlü Hilmiye.

​Hamam, hazırlıkların son durağıydı temizliği bitirip sıra kendilerine geldiğinde sıcak sular kurnalara dolarken, duvarlarda türküler yankılanıyordu.

Beklenen gün geldi

Bugün bayramdı.

Heyecan

Ve en çok da hasretti içlerindeki duygular..

​Görüş yeri hazırlanıyordu. Masalara dizilen küçük ikramlıklar, özenle paketlenen hediyeler... Her şey büyük bir titizlikle yerleştiriliyordu; çünkü bayram sadece sarılmak değil, aynı zamanda dokunabilmekti. Dokunamadan beklemek,

Sarılıp koklayacağı anın heyecanı tarifsizdi

Dakikalar yıl olmuştu ziyaretçi listesinde ki isimleri okunmasını bekliyorlardı can kulağı ile sessiz ve sabırla..

O anın ağırlığını ancak yaşayan bilirdi.

​Herkes en iyi haliyle görünmek istiyordu. Bir anne, evladına sarılırken tertemiz kokmak; bir baba, çocuğunun gözünde güçlü durmak; bir eş, sevdiğine "ben iyiyim" diyebilmek için hazırlanıyordu.

​Ve o an... Demir kapılar açılacaktı.

​Kimi eşine, kimi evladına, kimi annesine ya da babasına; kimi de yüreğinin derininde sakladığı sevdiğine sarılacaktı. Kuzuların annelerine kavuşması gibi, büyük bir vuslatla... Kalpler boğazda atıyor, gözler doluyor, eller titriyordu.

​Ve o anda söylenen bir cümle vardı ki, belki de dünyadaki en içten dualardan biriydi:

“Allah kurtarsın…”

​Dışarıdan sıradan bir söz gibi görünse de içeride; bir ömürlük özlemin, bir annenin sessiz hıçkırığının ve bir evladın bekleyişinin özüdür o söz.

​Bayram, herkes için sevinçtir belki; ama bazıları için sadece bir sarılmanın, bir kokunun ve bir dokunuşun bayramıdır. Ve o bir anlık dokunuş, yılların biriktirdiği tüm hasreti söndürmeye duyguları kelimesiz anlatmaya yetiyordu.

"Sağlıkla ve Gönlünüzce Bayram Olsun"

SICACIK YUVALARDA KONTROLLÜ HAYATTA NİCE NİCE BAYRAMLARA....