Kepez benim yaşadığım yer. Aynı zamanda 2019 yılında belediye başkan adayı olduğum, sokaklarını adım adım gezdiğim bir belde.

O gün de söylüyordum, bugün de aynı noktadayım. Kepez artık küçük bir belde değil, hatta Türkiye’nin en büyük beldesi ama hâlâ küçük belde refleksleriyle yönetilmeye çalışılıyor.

Son günlerde Kepez’de nereye gitsek, kiminle konuşsak aynı konu açılıyor:

“Haziran geldi, su sorunu ne olacak?”

“Çanakkale Belediyesi ile süreç ne durumda?”

“Yeni hat ne zaman tamamlanacak?”

“Kayıp-kaçak sorunu gerçekten bu kadar büyük mü?”

Kahvehanede, esnaf dükkânında, sokakta, komşu sohbetlerinde konuşulan konu belli. Açıkçası bu yazıyı kaleme almamın sebebi de budur. Çünkü vatandaşın gündeminde olan bir konuyu görmezden gelmek mümkün değildir.

Kepez çok hızlı büyüdü. Nüfusu arttı, yükü arttı, beklentiler arttı. Ama altyapı aynı hızla yenilenemedi.

Bugün Kepez’in en temel sorunlarının başında su geliyor.

Su hatlarının önemli bir bölümü eski. Kayıp ve kaçakların yüksek olduğu uzun zamandır konuşuluyor. Artan nüfusa ve yoğun kullanıma cevap vermekte zorlanan bir altyapı olduğu da artık herkes tarafından görülüyor.

Sorun sadece teknik değil; bütçe yetersizliği de işin önemli bir parçası. Ancak şunu açıkça söylemek gerekir;

Su, ertelenebilecek bir konu değildir.

Altyapı yenilenmeden, Kepez’in geleceği sağlıklı şekilde planlanamaz.

Bu noktada hakkaniyetli olmak da gerekir.

Kepez Belediyesi tarafından, Sarıcaeli Su Deposu üzerinden arıtılmış suyun Kepez’e ulaştırılması amacıyla isale hattı, toplama deposu ve terfi merkezi ihalesinin gerçekleştirildiği açıklandı. Yapılan açıklamalarda bu yatırımın Kepez’in uzun vadeli su ihtiyacını karşılaması açısından hayati önemde olduğu ifade edildi. İhale sürecinin tamamlandığı ve teknik çalışmaların başladığı kamuoyuna duyuruldu.

Bu gelişme elbette önemlidir.

Çünkü Kepez’in su meselesi günü kurtaracak çözümlerle değil, uzun vadeli planlamalarla çözülebilir.

Ancak vatandaşın beklentisi artık ihale haberleri duymak değil, yapılan yatırımın sahadaki sonucunu görmektir.

Vatandaş musluğunu açtığında suyun geleceğinden emin olmak istiyor.

Yaz aylarında kesinti yaşanıp yaşanmayacağını bilmek istiyor.

Sürecin hangi aşamada olduğunu öğrenmek istiyor.

Bu nedenle şeffaf bilgilendirme büyük önem taşıyor.

Kepez’in yükünü artıran bir diğer gerçek ise barındırdığı kamusal kurumlardır.

Devlet Hastanesi, SGK, Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, üniversite birimleri...

Bu kurumlar Kepez için büyük bir kazanımdır. Ancak aynı zamanda ciddi bir nüfus hareketliliği, trafik yoğunluğu, su ve altyapı baskısı anlamına gelmektedir.

Günlük nüfus ile gece nüfusu arasındaki fark, Kepez’in planlamasını zorlaştırmaktadır.

Bu noktada Kepez’in artık sadece bir konut beldesi gibi değerlendirilmesinden vazgeçilmelidir.

Kepez, Çanakkale’nin yükünü çeken bir merkezdir ve buna uygun desteklenmelidir.

Bir diğer önemli başlık da Kepez Kordonu ve liman alanıdır.

Kordon, Kepez’in en büyük potansiyellerinden biridir. Ancak bu potansiyel bugün yeterince değerlendirilememektedir.

Kordon sadece yürüyüş yapılan bir alan değil; yaşayan, üreten, Kepez’e ekonomik katkı sağlayan bir merkez haline gelmelidir.

Kafe, sosyal alan, kültür-sanat etkinlikleri ve denizle ilişki kuran fonksiyonlar doğru bir planlamayla bu alana kazandırılabilir.

Liman alanı ise Kepez’in kalkınmasında çok daha stratejik bir rol oynayabilir.

Balıkçılıktan deniz turizmine, lojistikten küçük ölçekli ticari faaliyetlere kadar çok yönlü bir kullanım mümkündür.

Kepez’in sorunları çözümsüz değildir.

Ancak artık sorunları öteleyen değil, gerçeklerle yüzleşen bir anlayışa ihtiyaç vardır.

Özellikle su meselesi siyasetin üstünde değerlendirilmesi gereken bir konudur.

Bugün Kepez halkının beklentisi de tam olarak budur.

Kimsenin polemikle vakit kaybetmeye niyeti yok. İnsanlar çözüm görmek istiyor.

Musluklarından kesintisiz su akmasını istiyor.

Yapılan yatırımların tamamlanmasını istiyor.

Kepez büyüdü.

Artık ona yakışan da büyüklüğüne uygun bir yönetim aklıdır.

Bu belde sadece Çanakkale’ye yakın olduğu için değil, kendi kimliği, kendi potansiyeli ve kendi geleceğiyle değerli olmalıdır.

Ben Kepez’i böyle görüyorum.

Ve inanıyorum ki bugün herkesin konuştuğu su sorunu başta olmak üzere, Kepez’in kronikleşen meseleleri ortak akıl, güçlü planlama ve kararlı adımlarla çözülebilir.

İnşallah çözüm olur.

Çünkü Kepez bunu hak ediyor.

Bir beldenin büyüklüğü nüfusuyla değil, sorunlarını çözebilme kabiliyetiyle ölçülür.

Kepez artık büyüdü.

Şimdi sıra, bu büyümeye yakışan çözümleri hayata geçirmektedir.