Et fiyatları, üretim maliyetleri ve vatandaşın alım gücü tartışılmaya devam ederken küçük esnaf, artan giderler karşısında işletmesini ayakta tutmaya çalışıyor. Çanakkale’de kasaplık yapan Ömer Arslan, etin tedarikinden satışa hazırlanmasına kadar oluşan maliyetleri ve büyük işletmelerle yaşanan fiyat farklarını değerlendirdi.
Kemiksiz etin maliyeti 810 liraya kadar çıkıyor
Etin gerçek maliyetini hesaplarken yalnızca karkas fiyatına bakılmasının yeterli olmadığını belirten Arslan, karkas etin kemik ve sinirleriyle birlikte bulunduğunu, bunların ayrılmasının ardından satılabilir etin maliyetinin yükseldiğini söyledi.
Karkas etin kilogram fiyatının 590 lira seviyesinde olduğunu belirten Arslan, kasapların fiilî alım fiyatlarının ise daha yüksek olabildiğini ifade etti. Kendi alımlarında kilogram fiyatının 620-630 lira seviyelerine, bazı durumlarda 640-650 liraya ulaştığını aktaran Arslan, UKON’un internet sitesinde Türkiye geneli ve bölgelere göre haftalık kesim fiyatlarının yayımlandığını hatırlattı.
Kemik ve sinirlerin ayrılmasının ardından satışa hazır hâle gelen etin maliyetinin 780-810 lira arasında değiştiğini kaydeden Arslan, “Kemiksiz, lop et olarak geriye kalan kısmın maliyeti 780 ile 810 lira arasında değişiyor. Bunun üzerine kâr koyarak satış yapmaya çalışıyoruz.” dedi.
Artan giderler kâr marjını eritiyor
Kasapların etin alış maliyetinin yanı sıra kira, çalışan maaşları, fatura gibi giderleri de karşılamak zorunda olduğunu belirten Arslan, işletmelerinde yaklaşık yüzde 25 kâr marjıyla çalıştıklarını ancak bu oranın bütün masrafları karşılamakta yetersiz kaldığını söyledi.
“Bizim normalde yüzde 25 civarında bir kâr marjımız var. Ancak bu oranla satış yapsak bile bütün giderlerimizi karşılamakta zorlanıyoruz” diyen Arslan, satışların düşmesinin işletmeler üzerindeki baskıyı artırdığını dile getirdi.
Satış miktarı azalsa da sabit giderlerin devam ettiğine dikkat çeken Arslan, “Satışlarımız düştüğünde durum daha da kötüleşiyor. Çünkü dükkânın kirası, çalışanların maaşları ve diğer giderleri satış yapıp yapmadığımıza bakılmaksızın devam ediyor. Yeterli satış olmadığında bu giderleri karşılamak mümkün olmuyor” ifadelerini kullandı.
Büyük işletmelerin fiyatları küçük esnafı zorluyor
Kendi işletmesinde dana kıymanın kilogramını 1.000 liradan sattığını belirten Arslan, bazı büyük restoran zincirlerinde aynı ürünün 750 liradan satışa sunulduğunu ifade etti. Aradaki 250 TL farkın küçük esnaf açısından rekabet güçlüğü yarattığını savunan Arslan, fiyat farklılıklarının tedarik koşulları bakımından incelenmesi gerektiğini söyledi.
Arslan, “Biz burada kıymayı 1.000 liraya satarken bazı büyük restoran zincirlerinin 750 liradan satış yaptığını görüyoruz. Arada çok büyük bir fark var. Et ve Süt Kurumu aracılığıyla bazı işletmelere daha uygun fiyatlarla et verildiğine dair duyumlar aldım. Bu konunun açıklığa kavuşturulması gerektiğine inanıyorum” diye konuştu.
Fiyat farklarının hangi koşullardan kaynaklandığının araştırılmasını isteyen Arslan, “Öncelikle rekabetin adil olmasını istiyoruz. Herkesin aynı şartlarda mücadele edebilmesi gerekiyor. Aradaki maliyet farkları bu kadar büyüdüğünde küçük esnafın ayakta kalması zorlaşıyor” dedi.
Arslan, vatandaşın uygun fiyatla et tüketebilmesinin yanı sıra küçük esnafın da faaliyetlerini sürdürebilmesinin önem taşıdığını belirterek et tedarik koşullarının ve işletmeler arasındaki maliyet farklılıklarının açıklığa kavuşturulmasını istedi.




