Çanakkale’nin zeytin üretim merkezlerinden Ayvacık’ta yüksek rekolte beklentisi üreticinin yüzünü güldürmeye yetmedi. Artan işçilik ve sıkım maliyetleri, geçen yıldan kalan zeytinyağı stokları ve ihracattaki daralma üreticiyi çıkmaza sürüklerken, TARİŞ Kooperatifi Küçükkuyu Müdürü Ümit Karagöz, sektörün önündeki en önemli sorunlardan birinin yeni pazarlara ulaşmak olduğunu belirterek rotanın Uzak Doğu’ya çevrilmesi gerektiğini vurguladı.

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde zeytin üreticileri, yeni hasat sezonuna yüksek rekolte beklentisiyle girmelerine rağmen artan üretim maliyetleri ve zeytinyağının satış fiyatındaki düşüş nedeniyle zor bir dönemden geçiyor. Küçükkuyu’dan Kösedere’ye kadar uzanan sahil hattında zeytin ağaçlarının bu yıl yüksek verim vermesi beklenirken, tarladan fabrikaya uzanan üretim sürecinde yükselen giderler üreticinin kazancını tehdit ediyor. Zeytin toplama işçiliğinden mazota, zeytinyağı sıkım ücretlerinden pazarlama giderlerine kadar birçok kalemde yaşanan artış, yüksek rekolte beklentisinin sevincini gölgede bırakıyor.

Kaleninsesi Gazetesi’ne değerlendirmelerde bulunan TARİŞ Kooperatifi Küçükkuyu Müdürü Ümit Karagöz, zeytin ve zeytinyağı sektörünün karşı karşıya olduğu sorunları anlattı. Yüksek rekolteye rağmen üreticinin önünü göremediğine dikkat çeken Karagöz, piyasadaki stok fazlası, ihracatın yetersizliği ve dış pazarlardaki mevcut durumun sektör üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti.

SIKIM ÜCRETLERİ DE ÜRETİCİNİN SIRTINDA

Ayvacık’ta zeytin üreticisinin karşılaştığı en önemli sorunlardan biri, hasat ve işleme maliyetlerindeki artış oldu. Bölgede faaliyet gösteren zeytinyağı fabrikaları, artan işletme giderleri nedeniyle sıkım ücretlerini yeniden değerlendirdi. Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleştirilen istişare toplantısının ardından çok sayıda fabrika, zeytin sıkımında kilogram başına 5 TL ücret uygulanması konusunda anlaşma sağladı. Müstahsilden gelen zeytinin işlenmesi durumunda ise ücretin kilogram başına 7 TL’ye kadar çıktığı belirtildi.

Bu rakamlar, üreticinin daha ürününü pazara sunmadan karşılamak zorunda kaldığı giderleri gözler önüne seriyor. Bin kilogram zeytinin sıkım bedelinin 5 bin TL’ye ulaşması, işçilik ve diğer üretim maliyetleriyle birlikte değerlendirildiğinde üreticinin kazancını önemli ölçüde daraltıyor. Önceki yıllarda fabrikaların üreticiden yağ üzerinden yüzde 10 pay aldığı uygulamanın yerini sabit ücretlerin alması da sektördeki maliyet hesabını değiştirdi.

Çanakkale’de Esnafa Kritik Uyarı: Son Tarih 30 Kasım!
Çanakkale’de Esnafa Kritik Uyarı: Son Tarih 30 Kasım!
İçeriği Görüntüle

Bölgenin önemli üretici örgütlerinden TARİŞ’te de sıkım ücretleri yükseldi. Geçen yıl 100 kilogram zeytinin sıkım bedeli 350 TL iken bu yıl 500 TL’ye çıktı. Böylece TARİŞ’te sıkım ücretindeki artış yüzde 43 seviyesine ulaştı. Bazı özel fabrikalarda ise artış oranının yüzde 50’yi aştığı ifade edildi.

KADIN İŞÇİNİN YEVMİYESİ 2 BİN 500 TL’YE KADAR ÇIKIYOR

Zeytin üreticisinin maliyet yükü yalnızca fabrikalarda ödenen sıkım ücretleriyle sınırlı değil. Kasım-şubat döneminde yoğunlaşan hasat sürecinde işçilik giderleri de üretim bütçesinin önemli bir bölümünü oluşturuyor.

Bölgedeki üreticilerin aktardığı bilgilere göre kadın işçilerin günlük yevmiyeleri 1.500 ile 2.500 TL arasında değişirken erkek sırıkçıların ücretleri 3 bin ile 5 bin TL, motorlu ekipman kullanan işçilerin yevmiyeleri ise 5 bin ile 8 bin TL arasında seyrediyor. Bu giderlere mazot ve diğer üretim masrafları da eklendiğinde, üreticinin yüksek rekolteden gelir elde edebilmesi için zeytinyağını maliyetlerini karşılayacak bir fiyattan satması gerekiyor.

Ancak sektörün içinde bulunduğu mevcut piyasa koşulları, üreticinin bu beklentisini karşılamıyor. Üretim miktarındaki artış, satış fiyatına ve kârlılığa aynı ölçüde yansımayınca üreticinin elindeki ürünün çoğalması ekonomik açıdan bir avantaja dönüşemiyor.

“EN BÜYÜK SORUNLARIMIZDAN BİRİ İHRACATIN DÜŞÜK OLMASI”

Zeytinyağı sektöründeki sorunların yalnızca üretim maliyetleriyle açıklanamayacağını belirten TARİŞ Kooperatifi Küçükkuyu Müdürü Ümit Karagöz, pazarlama ve ihracat boyutuna dikkat çekti. Geçen yıldan kalan zeytinyağı stoklarının bulunduğunu belirten Karagöz, bu yıl da rekoltenin yüksek olmasıyla piyasadaki ürün miktarının arttığını, buna karşın mevcut stokların eritilememesinin yeni sezonu daha da zorlaştırdığını ifade etti.

Karagöz, “Rekolte yüksek ancak maliyetler de yüksek. Üstelik elimizde stok durumu mevcut, geçen seneden kalan yağlar hâlâ duruyor. En büyük sorunlarımızdan biri ihracatımızın düşük olması” sözleriyle sektörün temel sorunlarından birini ortaya koydu.

Avrupa ülkelerinde de zeytinyağı stoklarının bulunduğuna işaret eden Karagöz, bu pazarlarda satış yapmanın mevcut koşullarda kolay olmadığını belirtti. Türk zeytinyağının farklı pazarlara yönelmesi gerektiğini vurgulayan Karagöz, özellikle Arap ülkeleri ve Uzak Doğu pazarlarının değerlendirilmesinin önem taşıdığını dile getirdi.

“İHRACATI UZAK DOĞU PAZARLARINA KAYDIRMAMIZ GEREKİYOR”

Türk zeytinyağının uluslararası pazarlardaki yerini güçlendirmesi için yeni satış kanallarına ihtiyaç duyulduğunu belirten Karagöz, üretimin yüksek olduğu dönemlerde mevcut pazarların yeterli gelmediğini ifade etti. İspanya gibi önemli üretici ülkelerde de rekoltenin yüksek olmasının uluslararası piyasalardaki rekabeti artırdığına dikkat çeken Karagöz, Türkiye’nin ihracat stratejisini çeşitlendirmesi gerektiğini kaydetti.

Karagöz, zeytinyağının yalnızca üretilmesinin yeterli olmadığını, doğru pazarlarda tanıtılması ve tüketiciyle buluşturulması gerektiğini belirterek, “Zeytini hem tanıtmamız lazım hem de ihracatımızın artması lazım. İhracatımızı Uzak Doğu’ya kaydırmamız gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Yeni pazarlara açılmanın üreticinin elindeki ürünü değerlendirebilmesi açısından kritik olduğunu belirten Karagöz’ün açıklamaları, sektörde üretim kapasitesinin yanı sıra pazarlama, markalaşma ve dış ticaret çalışmalarının da güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu.

“İHRACAT FİYATI BİLE MALİYETLERİ KARŞILAMIYOR”

Zeytinyağının ihracat fiyatının üreticinin ve sektörün maliyetlerini karşılayıp karşılamadığı da önemli bir tartışma konusu. Karagöz, zeytinyağının litresi 3,35 dolar seviyesinden ihraç edilse dahi maliyetlerin karşılanamadığını belirtti. Bu durumun, üretim miktarındaki artışın tek başına sektörün ekonomik sorunlarını çözmeye yetmediğini gösterdiğini ifade etti.

Üreticinin sürdürülebilir bir gelir elde edebilmesi için ürünün yalnızca yüksek miktarda yetiştirilmesinin değil, yeterli piyasa değerine ulaşmasının da gerektiğine dikkat çeken Karagöz, maliyetler ile satış fiyatları arasındaki dengenin bozulmasının üreticiyi zorladığını kaydetti.

Zeytinyağında ihracat gelirlerinin güçlendirilmesi, mevcut stokların eritilmesi ve yeni pazarların oluşturulması, sektörün önündeki temel başlıklar arasında yer alıyor. Aksi durumda yüksek rekoltenin, üreticinin gelirini artırmak yerine piyasadaki arz fazlası nedeniyle fiyatlar üzerinde baskı oluşturması riski bulunuyor.

“ÜRETİCİNİN SORUNU YALNIZCA ZEYTİNYAĞIYLA SINIRLI DEĞİL”

Tarım sektöründe yaşanan maliyet baskısının yalnızca zeytin ve zeytinyağı üreticilerini etkilemediğini belirten Karagöz, meyve ve sebze üreticilerinin de benzer ekonomik sorunlarla karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Girdi maliyetlerindeki artışın tarımsal üretimin farklı alanlarında hissedildiğini belirten Karagöz, yüksek verimin üretici açısından gerçek bir kazanca dönüşebilmesi için ürünün değerinde satılmasının önemine işaret etti.

Ayvacık’ta üreticiler yeni sezonun bereketli geçmesini umut ederken, artan giderler ve zeytinyağının satış fiyatındaki baskı kazanç beklentisini zayıflatıyor. Küçükkuyu’dan Kösedere’ye kadar uzanan zeytinliklerde yüksek rekolte üreticiye umut verse de sektör temsilcilerinin işaret ettiği stok ve ihracat sorunları çözülmeden bu bereketin ekonomik refaha dönüşmesi kolay görünmüyor.

Zeytin üreticisinin beklentisi, emek ve maliyet karşılığını bulabilecek bir satış fiyatına ulaşmak, ürününü değerlendirebileceği yeni pazarlara erişmek ve her hasat döneminde artan giderlerle daha fazla mücadele etmek zorunda kalmamak. Ayvacık’ta bu yılın asıl sınavı ise yüksek rekolteyi üretici için gerçek bir kazanca dönüştürebilmek olacak.

Muhabir: Süha Parmaksız