Çanakkale merkez çarşı içi, vatandaşın hayatını kolaylaştırmak için atılan iyi niyetli bir adımın, nasıl bir sorumsuzluk bataklığına dönüştüğünün en net örneğidir.

Belediyemiz; hamile, yaşlı, çocuklu ailelerin, eczaneden ilaç alacak acil hastaların ve yük indiren esnafın mağdur olmaması için yol kenarlarına "kısa süreli indirme-bindirme cepleri" oluşturdu. Bu cepler, yangın veya sağlık riskinde ambulansın kısa süreli park etmesi için bile hayati önem taşıyor. Kağıt üzerinde mükemmel bir çözüm.

Ancak sahaya indiğinizde karşılaştığınız tablo, "sistem" kurallarına uymayan "insan" faktörünün acımasızlığını gözler önüne seriyor.

Kilitlenmiş Bir Çarşı, Gasp Edilmiş Haklar

Geçen gün bir malzeme değiştirmek için çarşıya girme gafletinde bulundum. Basit, üç dakikalık bir iş için... Sonuç? Park edecek tek bir boş cep bulamadım. O ceplerin hepsi, bütün gün orayı babasının otoparkı zanneden vicdansızlar tarafından gasp edilmişti. Bedelsiz yapacağım iş için bile, çarşının dışındaki ücretli otoparklara yönelmek zorunda kaldım.

Çünkü bu alanlar kontrol edilmiyor. Denetimsizlik, iyi niyeti sıfırlamış durumda:

* Bütün Günlük Otopark: Bazı fırsatçılar sabah aracını bırakıyor, cepleri adeta tapulu mülkü gibi kullanarak akşama kadar işgal ediyor.

* Motosiklet ve Bisiklet Deposuna Dönüşüm: Bu hayati cepler, kısa süreli park kurallarına uymayan iki tekerlekli araçların deposu haline gelmiş durumda.

* Görsel Kirlilik: Gelişigüzel park edilen binek araçlar ve özellikle dağınık haldeki iki tekerlekli araçlar, sadece trafiği tıkamakla kalmıyor; aynı zamanda Çanakkale çarşısının estetiğini, şehrin güzelliğini bozarak ciddi bir göz kirliliğine sebep oluyor.

* Esnafın Gelir Eşitsizliği: Bu kontrolsüz parklanma, esnafın iş yapma kabiliyetini doğrudan baltalıyor. Ana arter üzerindeki esnafın önü nispeten açık kalırken, ara sokaklardaki dükkanların önü araçlarla tamamen kapatılıyor. Bu durum, yalnızca müşterinin ulaşımını engellemekle kalmıyor, aynı zamanda çarşı esnafı arasında haksız bir gelir eşitsizliği yaratarak küçük işletmelerin gelir seviyesinin düşmesine neden oluyor.

* Sistem Tamamen Kilitli: Arabayla yanaşmak, yük indirmek, engelli bir vatandaşı güvenle indirmek imkânsız hale gelmiş.

Devlet, düzeni sağlamak için dubaları ve cepleri koydu; yani tedbirini aldı. Ama insan, kısa süreli işi olan, zor durumda olan diğer insanın hakkına kendi eliyle zulmetti.

Artık gelinen nokta, ne nezaket ne de vicdanla çözülecek durumda. Tam da bu tablo için söylenmiş bir söz var:Hani derler ya: "Dinsizin hakkından imansız gelir." İşte o tablo budur!

Saygı yoksa, vicdan çalışmıyorsa; artık merhametsiz bir sistem devreye girmeli.

Çözüm Hazır: Park Edenin Canını Yakan Sayaç

Bu kaosu bitirmenin, kamu yararını geri teslim etmenin çözümü basittir ve Avrupa’da yıllardır başarıyla uygulanmaktadır: Elektronik Park Sayaçları.

Bu alanlara, otoparklarda kullanılan sensörlü ve otomatik sayaçlar yerleştirilmelidir:

1. Altın Süre (İlk 15 Dakika Ücretsiz): Gerçekten acil işi olan vatandaş için ilk 15 dakika ücretsiz olur. Bu süre, ilaç almak veya yük indirmek için yeterlidir.

2. Caydırıcı Ücretlendirme: 15 dakikadan sonra sistem otomatik olarak ücretlendirmeye geçer. Bu ücret, her geçen dakika katlanarak artmalı ve çarşı dışı otopark fiyatlarını katlamalıdır.

3. Otomatik Ceza Mekanizması: Ödeme yapılmadan veya süre aşımı ihlal edilerek cep işgal edilirse, sistem anında otomatik ceza oluşturur.

4. Zorunlu İki Tekerlek Alanları: Motosiklet ve bisikletler için çarşının uygun noktalarında, zorunlu ve belirgin park alanları oluşturulur. Böylece hem cepler işgalden kurtarılır hem de çarşının görsel düzeni sağlanarak esnafın önü açılır.

Kısacası: Üç dakikalık iş için gelen vatandaşı mağdur edenlerin, bütün gün orayı "özel otoparkı" gibi kullanmasına izin verilemez.

Her şeyin başı para diyorsak, işte o zaman kimse o katlanarak artan tarifeyi veya otomatik cezayı ödememek için bu alanları işgal etmeye cesaret edemez.

Düzen için basit bir dokunuş, şehir için büyük bir rahatlık. Çanakkale halkı, devletin sunduğu imkânın haksız yere gaspedilmesine daha fazla tahammül etmek zorunda değildir. Bu imansızlığa karşı, parasal sistemin merhametsizliği devreye sokulmalıdır.