İş Bankası desteği ile hazırlanan REIDIN Emlak Endeksleri Mayıs ayı raporuna göre;

Türkiye'nin 62 şehri içerisinde geçen aya göre satılık konut fiyatları en çok yükselen şehir Muğla, arkasından da Çanakkale geliyor.

Diğer tarafta emlakçılar başkanı açıklamış; Çanakkale’de 3+1 aylık daire kirası 1000 TL’yi buldu.

Kösedere domatesi pazara indi, kilosu 4 TL.

Çanakkale’de enflasyon ve geçim endeksi ne?

Orasını hiç sormayın..

YILDA BİR GÜN DE OLSA

Madem Ramazan boyunca 30 gün aş dağıtacak iftar çadırı rahatsızlık yaratıyor, peki o halde;

Çanakkale’nin sosyal demokrat, halkçı, özgürlükçü, insan haklarından yana olduğunu iddia eden Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’a önerim ve çağrım;

Tüm mahallelere atfen, (final olarak da değerlendirilebilir) şehrimizde şu veya bu nedenle bulunan misafirlerin de katılacağı Kordon Boyunda, şöyle denize nazır bir iftar düzenleyin de iyot (!) hepimizin ciğerlerine işlesin. Boğaz manzaralı iftar açsın herkes.

Neden Kordon Boyu?

Yiyecek, içecek, eğlence anlamında Çanakkale’nin Kordon Boyu meşhur ama lakin herkes restorana oturamıyor. Cüzdan meselesi. Parası pulu yeten var, yetmeyen. Ailece iki çay içmeye kalkışsa 10 kağıt cepten uçup gidiyor.

Hiç olmazsa Belediye Başkanı bir iyilik yapsa. Yılda bir defa da olsa. Örneklerine İstanbul’da, İzmir’de rastladığımız şekilde. Şöyle denizin kıyısındaki masaya insanlar kurulsa. Bir yanda eşsiz boğaz manzarası, diğer tarafta haz içinde açılan iftarın verdiği huzurla birleşip 11 Ayın Sultanı Ramazan’ı huşu içinde yaşamanın mutluluğu şahane olmaz mı?

Kent dışından gelen bilmem ne organizasyonun para kazanması için Yat Limanındaki alan kiralanıyor, üstelik bu kentin eğitim kuruluşlarının sırtından para kazanma pahasına. Tamam kasaya para girsin anladım da bir yere kadar.

Kordon bu kentin halkına ait.

Esenler’de halk Pazar yerine. Namık Kemal’de gördüm. İnsanlar beton yığınları arasına sıkıştırılmış sanki kapalı kutunun içinde iftar açıyor. Belki başkanın konuşması eko yapıp dağılmasın diye düşünülmüş ve özel tercih edilmiş olabilir ama insanlar oraya oruç açmaya geliyor siyasi nutuk dinlemeye değil.

Sonuçta insanlar iftarın maliyetini cebinden ödüyor. Belediye başkanı veya partisi özel bütçe yapıp cepten harcamıyor. Bu kentin insanı emlak, su, yol, reklam v.s vergi ve harçlar ödüyor ve belediye de yılda bir gün kültür biriminin bütçesinden harcama yapıyor.

Çanakkale halkının “ağırlama, temsili gider’ gibi ne bir harcama kalemi var ne de yetkisi.

O yüzden diyorum; yılda bari bir gün olsun boğazın eşsiz güzelliği görselinde insanlar oruç açsın.

Tabi Kordon kokmuyorsa.

Sakin havayı seçmek lazım.

ŞEYTAN ÜÇGENİ

Sokağın adını hatırlamıyorum. Daha doğrusu gece karanlığı olduğu için gözüme çarpmadı ve çok da merak edip etrafı araştırmadım, ancak yapacağım tarifle Çanakkale’deki Bermuda Şeytan Üçgenine dönüşen yeri tespit etmek zor olmasa gerek.

Barbaros Kayalar Sokak üzerindeki Çamlıca Evleri Sitesini geçer geçmez sağa dönüş yoluna girdiğiniz zaman 95 Evler Sitesi önünden geçiyorsunuz. Daha sitenin bitimini beklemeden sağa kıvrılan sokak ile sitenin az ilerisindeki cadde veya sokak, adı her neyse gidip bir bakın.

Cadde veya sokağın tam ortasında Çanakkale Belediyesine ait bir levha karşınıza çıkıyor. Bu bir trafik yönlendirme işareti ve hemen yanında da yol çalışmasını anlatan tabela. İstikamet sağı gösteriyor. Eh koskoca belediye yönlendiriyor, şüphe mi edeceğiz?

O da ne?

Sokağa aracınızla girdikten yaklaşık 20 metre sonra dev bir çukur. Etrafı naylon şeritle çekilmiş. Yanı hafriyat. Hadi belediyenin yönlendirme işaretine uy da otomobilini parçala. Ne kartel, ne şanzıman, defransiyel, hepsini yoldan toplarsınız artık. Hafriyatı aşıp araçta tampon, teker kalırsa.

Yönlendirmeye uymayıp tabelaları yok sayarak devam etseniz, orada da aynı manzara.

Tam bir Bermuda Şeytan Üçgeni.

O sokağın ağzına yönlendirme yapan, tabelaları yolun ortasına diken kafa hangi kafa acaba? Neyin kafasıyla getirip işaretleme yapmış? Belediye başkanı , 4, 5 mi, sayılarını ben de tam hatırlamıyorum, onca başkan yardımcısına sahip bir şehirde hiç mi dolaşmaz, çalışmaları yerinde denetlemez?

yüzyılda, güya çağdaş, medeni ve uygar bir şehirde yaşıyoruz ama hala orta çağ anlayışı ile yerel hizmet üretilmeye çalışılıyor.
Çanakkale böyle bir anlayışı hak etmiyor…

GÜNÜN HİKAYESİ

Aman kardeş; hiç sorma. Bir çalışıyorum, öyle çalışıyorum ki.

Her gece mahalle temsilciliklerinde iftar sofralarına konuk oluyorum.

Üye sayımız her geçen gün artıyor. Mahalle sakinleriyle istişareler v.s

Aklımda, unutmadan söyleyeyim; tayin işiniz var mı? Ama yakın olacak.

Sen ne diyor bakayım; ağzından lokmayı mı almışım?

Aslanım zamanında bizim de ağzımızdan lokma alan çok oldu.

Bak halimize; kadı kapısında online düşer diye bekliyoruz…