Çanakkale’nin kültür ve turizm kimliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İl Başkanı Uslu, kentin sahip olduğu tarihi ve kültürel birikimin turizmle daha güçlü biçimde buluşturulması gerektiğini söyledi. Üniversite nüfusundan seramik mirasına, Troya’dan Çanakkale Savaşları’na kadar geniş bir potansiyele dikkat çeken Uslu, bu değerlerin kent merkezinde görünür hale getirilmesinin Çanakkale’nin kültürel ve ekonomik gelişimine katkı sağlayacağını savundu.
“Bir kültür şehri olmamız gerek”
Değerlendirmelerine üniversite-kent ilişkisi üzerinden başlayan Uslu, yaklaşık 40 bin öğrencinin Çanakkale’de önemli bir ekonomik hareketlilik oluşturduğunu ancak bu nüfusun kentin kültürel yaşamına aynı ölçüde yansımadığını ifade etti.
Uslu, “Bir üniversite şehri olamadık. Bir kültür şehri olmamız gerek” diyerek Çanakkale’nin gelişiminde kültür kimliğinin daha güçlü şekilde öne çıkarılması gerektiğini söyledi.
Bu kimliğin en önemli dayanaklarından birinin Çanakkale’nin seramik geçmişi olduğunu belirten Uslu, kentin adının dahi çanak ve çömlekle anıldığını hatırlattı. Buna rağmen Menemen, Avanos, Kütahya ve İznik gibi merkezlerin seramik alanında Çanakkale’nin önüne geçtiğini savunan Uslu, Çanakkale seramiklerinin 1600’lü yıllardan itibaren dünyaya gönderildiğini belirterek bu tarihsel mirasın bugün turizm açısından yeterince değerlendirilemediğini ifade etti.
Seramik mirasında yaşanan sorunun kentin diğer tarihsel değerleri için de geçerli olduğunu söyleyen Uslu, Troya’yı ziyaret eden turistlerin kent merkezinde yeterince zaman geçirmediğini ve bunun Çanakkale ekonomisine beklenen katkıyı sağlamadığını savundu.
Uslu, “Turist sadece Truva’ya giriyor ve Truva’dan çıkıp gidiyor. Şehre bir ekonomik gücü hiçbir şekilde olmuyor” diyerek mevcut tabloyu eleştirdi.
Turistlerin kent merkezinde daha uzun süre kalmasını sağlayacak bir kültür ve turizm modeline ihtiyaç olduğunu ifade eden Uslu, otel ve restoranların da ziyaretçi eksikliğinden etkilendiğini belirtti.
Uslu, “Bu şehir kültür şehri olmaya her şeyiyle çok yakın. Savaşlarıyla yakın, seramiğiyle yakın. Ama bunu değerlendiremiyoruz” ifadelerini kullandı.
Kültürel miras kent merkezinde görünür olmalı
Çanakkale’nin kültür ve turizm potansiyelinin daha etkin kullanılabilmesi için tarihsel değerlerin kent merkezinde ziyaretçilerle daha güçlü biçimde buluşturulması gerektiğini savunan Uslu, mevcut Seramik Müzesi’nin konumunu örnek gösterdi.
Uslu, “Şehirde seramik müzesini bilen de yok, arayarak da bulamazsınız. Şehrin göbeğinde bir seramik müzesi olması lazım” dedi.
Çanakkale Savaşları’nın da kent merkezinde daha görünür hale getirilmesi gerektiğini söyleyen Uslu, müzelerin yalnızca eserlerin sergilendiği alanlar olarak düşünülmemesi gerektiğini belirtti. Hediyelik eşya bölümleri ve kafeteryalarla desteklenen, ziyaretçilerin vakit geçirebildiği yaşayan kültür alanları oluşturulmasını önerdi.
Valilik binası için çok yönlü müze önerisi
Kent merkezindeki mevcut kamu yapılarının da kültür turizmi açısından değerlendirilebileceğini belirten Uslu, Valiliğin mevcut binadan taşınması halinde yapının çok yönlü bir müze konseptine dönüştürülebileceğini söyledi.
Truva Atı’nın karşısındaki konumun kültürel açıdan önemli bir avantaja sahip olduğunu ifade eden Uslu, “Valilik binası mesela görülmemiş güzellikte bir müzeler konsepti yapılabilir. Bir katı seramik, bir katı savaş, bir katı tarım gibi” dedi.
Uslu, böyle bir düzenlemeyle Çanakkale’nin farklı kültürel ve tarihsel değerlerinin kent merkezinde aynı çatı altında ziyaretçilerle buluşturulabileceğini ifade etti.