Milletvekilleri verilen aradan yararlanarak seçim bölgelerine geldiler.
Notlar alındı, vatandaşın dert ve istekleri not edildi. Bayram bitti, günlük hayatta olduğu gibi TBMM’de de mesai bu hafta başlıyor.
Bu yaz sıkı bir maraton bekliyor vekilleri. Bir tarafta alınan notların takibi ve sonuçlandırılması, diğer tarafta ise ülke meseleleri, kanuni düzenlemeler.
Huzur içinde olduktan sonra çalışmak, terlemek mesele değil. Konsantrasyon sağlama adına da.
Yeter ki ,huzur olsun.
Şimdiden kolaylık diliyoruz.
SONRADAN MIZIKMA
Kültür Turizm Bakanlığından gelip Halk Kütüphanesi ile Türkan Saylan Sosyal Tesislerinin birleştirilip yerine yapılacak eser hakkında meclise bilgi verildi. Aslında aylardır devam eden bir çalışma. Kültür Turizm İl Müdürü Kemal Dokuz’un büyük çabaları sonucu sözlü görüşmeler, belediye cephesinden çark edici ‘yüksek düzeyde temsil’ gibi dayatmalar sonucu bu noktaya gelindi.Ancak hala tam emin değilim.
Belediye oynamıyorum der mi, endişesi taşıyorum. Bu endişeyi de önce yaşananları hatırlayınca daha çok duyuyorum. Bir inanış sorunu var. Ak Parti yaparsa gibi anlaşılmayan tutum sergilendiğini okul ve öğretmenevi yapı izinlerinde gördük.
Umarım sonradan mızıkma halleri oluşmaz…
DENİZİN ORTASINDA MAGANDA
Bayram dönüşü Bozcaada gemisinde kavga ulusal basına kadar yansıdı. Neymiş mesele? Rüzgârdan kapı çarptı, araçta hasar oluştu. Bu gibi durumlarla karşılaştığında normal bir insan “Olur kardeşim. Cana geleceğine mala gelsin. Bu da bir nazar” deyip geçer.
İncitici olmaya gerek var mı? Hemen herkesin aracı kaskolu. Gidersin üç beş neyse hasar onarılır v.s. Görüntülerde fark ettim. Elinde bıçak, şuursuzca saldırıyor genç delikanlı. Kadınlar, çocukların gözleri önünde dehşet dolu anlar. Korku ve endişe içinde insanlar sağa sola kaçıyor.
Türkiye’nin en gözde yerinde tatil yapmışsın, tüm sinirlerin gevşeyip kafan dinç bir şekilde dönüp işine gücüne , yoluna gitmek varken nedir bu ortaya çıkan rezalet?
Hani derlerle ya; şehir magandası.
En küçük bir tartışmada eğer bıçağa sarılıyorsa bir insan, gerçekten tedaviye ihtiyacı var.
PROSEDÜR GEREĞİ
Yeni Kordon, mavi bayrağın ikinci kez asıldığı sahil. Yüzlerce insanın denize girip tur attığı kıyı şeridi.
Yolda yürürken sıkışıp acil ihtiyaç görmeye gelsin başınıza. Tuvalet var ama kapısında kilit. İnsanlar mavi bayrağın dibinde küçük ihtiyaçlarını görüyor mecburiyetten. Ne yapsın kapı kilitli.
Normal sağlıklı insandan engelli insanlara kadar düşünülüp tuvalet yapılmış ama kullandırılmıyor.
İnsan düşünmeden edemiyor “Mavi bayrak incelemeleri sırasında, prosedür gereği mi konduruldu tuvalet gibi ihtiyaç yerleri?
Gerçi Çanakkale’de hangi parkın içinde tuvalet, el yıkama için kullanılan çeşme var, o da ayrı tartışma konusu ama yerel yönetimler, insanların ihtiyaçlarını karşılamak için vardır. Ağacın dibine veya gidip kilitli tuvaletin yanında ihtiyaç gördüren bir belediye gördünüz mü hiç?
Merak eden varsa şöyle Yeni Kordon’u boydan boya bir turlasın.
Eski Salhaneye doğru uzansın.
Mavi bayrakçılar; sözüm size de..
Gelip denetlemez misiniz hiç?
O DA BİR İNSAN
Şırnak’ın Silopi ilçesinde terör örgütü mensuplarıyla girilen mücadelede bacağından yaralanan Şırnak Emniyet Müdürlüğü TEM Şubede görevli polis memuru Sercan Yıldırım’ı hangimiz hatırlıyor? Gazi Sercan, geçtiğimiz Nisan başındaki teröristlerin roketli saldırısında yaralandı, Çanakkale Barbaros Mahallesindeki evinde tedavisi sürüyor.
Çanakkaleli gazinin varlığını Vali Hamza Erkal ve Emniyet Müdürü Yılmaz Özden’in bayram ziyaretinde öğrendik. İnsan hakları savurucuları ve şiddet karşıtı olduğunu savunan sözde barış severler bugüne kadar gidip Sercan’a “geçmiş olsun” dedi mi?
Ülkemizin birlik ve beraberliği için her şeyini ortaya koyan Sercan, bölge halkına barış götürme adına teröristlerle mücadele ederken gazi oldu. O da bin insan. Niye hatırlanmıyor?
Buradan selam sana Sercan.
Geçmiş bayramını kutlarız…
RAHATSIZLIK DUYANLAR
Yunanistan’ı turistik veya başka bir amaçla gidip görenler bilir. Osmanlı mirası birçok vakıf eseri, cami sonradan kiliseye döndürülmüş, ibadet yapılan ve kilise olarak ücret karşılığı turistik ziyaretlere açık haldedir. Üstelik Batı Trakya’da, Gümülcüne, İskeçe gibi Türklerin yoğunlukta bulunduğu şehirlerde camileri sonradan eklenti yapılarla kilise olarak görmek mümkün..
Bundan rahatsızlık duymayanlar Çanakkale’de eski Ermeni Kilisesinden zikir seslerinin dışarıya taşması ile ilgili sıkıntılarını medya aracılığı ile dile getiriyorlar. Yurtdışında kendi dini yapıtlara kayıtsız kalanlar acaba kimin borazancılığını yapıyorlar?
Eğer kültürel miras olarak bakılıyorsa; git o zaman Batı Trakya’daki eserlerine sahip çık ki,kültür mirası hakkında ‘helal olsun adama’ diyeyim.
Tabi bu biraz da.