35 yıldır ayakkabı tamirciliği yapan Soner Güçtekin, günümüz gençlerinin zanaate olan ilgisizliğini ve bunun nedenlerini şu sözlerle anlatıyor:
“Bizim zamanımızda el becerileri çok önemliydi. Kendi oyuncaklarımızı yaparak büyüyen bir nesildik. Bu da çocuk yaşta zanaat öğrenmeyi kolaylaştırıyordu. O dönemde yorgancı, kalaycı, nalbant gibi birçok usta vardı. Şimdi ise gençler kolay yoldan para kazanmanın peşinde. El becerileri gelişmeyince merak da gelişmiyor. Bu da zanaata yönelmelerini engelliyor.”

Güçtekin, zanaatın sadece bir geçim yolu değil, aynı zamanda sabır, emek ve merakla beslenen bir yaşam tarzı olduğuna dikkat çekiyor.
"Zanaat Çocukluktan itibaren öğrenilir"
Çocukluktan itibaren ayakkabı tamircisi babası ve amcaları yanında yetişerek büyüyen Soner Güçtekin; kendisi de bu zanaati öğrenerek yetişmiş. O zaman şehir içinde daha çok kalaycılar, yorgancılar, ayakkabı tamircileri, berberler, ekmek ve simit fırınları varken bugün zanaat öğrenen de yapan sayısı da çok az diyor.

Soner Güçtekin, daha çocukken babası ve amcaları da Çanakkale içinde ayakkabı tamircisi olduğundan onlardan zanaat öğrenmeye başladı. Ardından Barbaros Mahallesi Aziziye Caddesi ’nde açtığı dükkanda bir 35 yılı geride bıraktığını belirtti.
Güçtekin Kaleninsesi Gazetesi’ne yaptığı açıklamada şimdiki gençlerin neden zanaat öğrenemediklerine değindi.
“Önce gönlümüzü eğittik”
Güçtekin konuşmasında ayakkabı tamirciliğinin son dönemlerde azalmasının nedenini açıkladı.
"Ustalığın sırrı: Merak ve El Becerisi"
Artık eskisi kadar kimse öğrenmek istemiyor. Günümüzde insanlar kolay erişim istiyorlar. Biz çıraklığa çocuk yaşta başladık. El becerimiz gelişti. Önce bu mesleğe olan ilgimiz, sevgimiz arttı. Öğrendikçe de ustalığımız arttı. Ustalığın bir sırrı yok ama mesleğe olan ilginiz merakınız hiç bitmedikçe el beceriniz de sürekli gelişir.

"Zanaat, eskiden çocuk yaşta merakla başlardı"
Bizim zamanımızda el becerileri önemliydi. Kendi oyuncaklarımızı yapan bir nesildik. Bu nedenle zanaat öğrenmek, çırak olmak çocuk yaşta daha kolaydı. Yorgancılar, Nalbantlar, Kalaycılar vardı. Şimdi gençler daha kolay yoldan kazanma derdinde. El becerileri gelişmiyor. Bu nedenle merak duyguları da gelişmiyor. Zanaat öğrenmek için nedenleri olmuyor.
“Emek olmadan Yemek Olmaz!”
Şu an herkes Kolay para kazanma derdinde ancak emek olmadan yemek olmaz.
Biz eskiden paramız yoksa bile sokak arasında ağaçlara iki ışık asar kendi aramızda eğlenir düğün yapardık. Şimdi düğün salonundan ev ve mobilyalara kadar yapılan harcamayla yeni bir ev alırsın. O yüzden gençler de yeni bir meslek öğrenmek için eskisi kadar zaman harcamıyor. Üniversite okuyan da zaten bu işi yapmıyor.
Haber: Süha PARMAKSIZ