CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu AK Parti'nin dokunulmazlık önerisine "Evet" dedi ama partide direnç var.
Kulislere göre bunun nedeni " Cumhurbaşkanı'na hakaret"ten fezlekesi olan CHP'lilerin hapis korkusu...
Ne var korkulacak…
Yargıya güvenin…
Öyle demiyor muydunuz?
ÇAKIR GÖZLÜ VEKİL
Hafta sonunu Yenice’de geçirdik. Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın tapu dağıtım törenine katıldık, Yenice meydanında nabız yokladık. Belediye Başkanı Veysel Acar’ın, ilk yıllarda yaşadığı bir olayı anlatırken bizden söz etmesi açıkçası gururlandırdı. Demek doğru iş yapmışız.
Atalardan, dedelerden beri kullanılan tarlaların hazine ( orman) kaydı olarak tescil edilmesi öteden beri Yenice kırsalında yaşayan insanların derdiydi. Öyle ya, bir gün orman gelip ‘çık’ derse gibi bir korku içinde yaşadı insanlar. Şimdi rahatlar çünkü kullanım hakkı olarak tapularına kavuştular. Üstelik de hiçbir masrafa gerek kalmadan.
Mutlu olan 600 insan arasında portreler aradık. Nasıl bir sevinç etkisi yaratmıştı?
Bir çay ocağının önünde oturuyoruz. Tahminin biri 60, diğerleri 40-45 yaş civarında üç insan. Elindeki tapuya bakıyor 60 yaş civarındaki vatandaş. ‘Bu yaşıma geldim kaç hükümet gelip geçti. Oy da verdik. Yenice’ye kaç tane milletvekili geldi ama hiç biri çözemedi. Şu çakır gözlü vekil var ya, helal olsun ona. Söz verdi adayken, şimdi de elimize tapuları verdi. Hadi ormancı gelsin de göreyim. Aha tapu. Kapı gibi’ sözleri ile nasıl bir rahatlamanın içine girdiğini adeta kulaklarımızın içine gürlüyor.
Kalkıyoruz çay ocağı önünden ileride bir esnaf lokantası. Orada da tapularını almış iki kişi konuşuyor. “ Bülent Turan’a helal olsun. Muhtar bir sefer söyledi, koca hükümet adamları gelip elimize tapuyu verdi. Böyle milletvekili görmedim.”
Hafta sonu ve tarla zamanı olmasına rağmen Yenice’de büyük kalabalık. Ablası sanırım. “Ben bunu saklayamam. Al sen sakla” diyerek elindeki tapuyu kardeşine veriyor. Tapu nerede saklanacak? Abla diyor “at çeyiz sandığına.” Erkek kardeşi diyor “çeyiz sandığı mı kaldı?”
Bunlar hoş atışmalar. İnsanların yüzünün içi gülüyor. Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, İlçeden ayrılmak üzere otomobiline dönüyor, kâğıtlara yazılmış notlar bir, bir uzanıyor. İçlerinde ne istekler var bilmiyoruz ama insanlar Bülent Turan’a ulaşan her talebin çözümleneceği inancını taşıyor.
Dönüş yolunda çay ocağı önündeki vatandaşın sözü kulaklarımda yankılanıyor hala “Şu çakır gözlü çocuk var ya, helal olsun ona. Söz verdi adayken, şimdi de elimize tapuları verdi. Hadi ormancı gelsin de göreyim. Aha tapu.”
Köy yeri. Şehirdeki kadar para etmez ama kırsalda yaşayan insanın ekmeği, aşı. Toprak çok kıymetli…
Hele bir de elinde tapun varsa…
GÖNDERİLİRKEN SÖYLENENLER
CHP, kendi içindeki bindirmelerle nefes alıp yaşıyor. Adına da çoğu zaman ‘eleştiri’ deniyor. Gelirken hoş, baş tacı ama giderken jiletle kazıyorlar adamı. CHP Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyesi, ihracı hala tartışılan Hikmet Yurteri ile ilgili öyle laflar etmiş ki danışma toplantısında. Yurteri, bütün partileri gezip de gelmiş v.s. CHP, gezip gelenlerin yer aradığı parti değilmiş gibisinden bir takım savunmalar. Bütün bunlara ne gerek var.
Madem kaygıların vardı niye milletvekiliyken CHP’ye kaydını yaptırmasına ses vermediniz. Adam ön seçimde yarışa girerken iyi.. O dönem muhalif Ülgür Gökhan’a 286’da gönderme yaparken iyi. Şimdi tukaka.
Yurteri’nin ihracında hangi etken rol oynadı. Kendisini akademisyen olarak tanıtması mı, bütün partileri dolaşıp gelmesi mi yoksa pilav eleştirileri dahil başka bir şey mi? CHP adam öğütüyor anladık da, gönderilenin arkasından bu kadar ağır ifade kullanılmamalı.
Hele YDK üyesi. YDK kararları tartışılamaz, eleştirilemez. Ne demek o.. Hani CHP çok demokrat, çok şeffaf, parti içi demokrasi v.s, ne oldu? Kendin için yapmadığını başkasından yapmasını beklemek CHP’ye has bir siyaset anlayışı olsa gerek.
Söylenecek söz yok.
Herşey ayan beyan ortada…
PAZARYERİ TARTIŞMASI
Bazen merak ediyorum; bir iş yapılırken bunun 10-15 yıl sonrası ve daha ilerisi planlanmaz mı? Semt pazarları ile ilgili tepkiler artınca CHP’li belediye yetkilileri kalkıp “Her mahalleye bir pazaryeri” sözü verdi. Esenler’de cumartesi pazarı kuruldu, geri kalanı stop.
Çanakkale’nin nüfus yoğunluğu en fazla olan Barbaros için de keza pazaryeri kurulacaktı.
Mevcut Cuma Pazarını iyileştirme adına üstü açılacakmış. Sil baştan. Anlamı şu; yeni maliyet. Dünya kadar para harcanan yeri kullanmaya başlayalı şunun şurasında ne oldu? Geçen zaman içinde en az 20 defa eksiklik giderme adına kurcalandı Cuma pazaryeri. Otoparkı bile vatandaştan çok belediyeye ait araçlar ve otel müşterilerine tahsis edildi.
Yeniden, sil baştan…
Çağdaş, uygar belediyecilik böyle bir şey olsa gerek.