Ankara’daki FETÖ iddianamesinden bir alıntı’ Cemaat adına davet edildiğimizde ABD Büyükelçiliği’nde 15 dakikada vize işlemleri halledildi.’
Adamların ülkesindeki havaalanına ayak bastığınız an çoraplarınızı bile ‘çıkartın’ diyen ABD’nin Gülen hayranlığı ve kefareti sizce bir anlam ifade etmiyor mu? Bence çok şey ifade ediyor. 15 dakikada vize işlemi yapılan bir büyükelçilik veya konsolosluk hatırlamıyorum.
Demek adam epey itibarlı (!)
Boşuna CİA demiyorlarmış…
İDDİALAR DOĞRUYSA…
Tabi CHP’li belediyeden herhangi bir açıklama, yalanlama veya doğrulama gelmediği için sadece bir iddia olmanın ötesine geçmiyor söyleyeceklerimiz. İddianın ve iddiaların sahibi CHP’den ihraç edilmiş olsa da sonuçta milletvekili aday adaylığını koymuş Hikmet Yurteri’ye ait.
Çanakkale Belediyesinde milletvekili eşi de dahil olmak üzere birçok personelin işe gelmeden maaş aldığı, yani bankamatik memuru olduğunu iddia eden Yurteri’nin sözleri uzun zamandır fısıltı gazetesi aracılığı ile tiraj toplamaya çalışıyordu ama somut bir şey olmadığı için ‘hadi canım’ deyip geçiyorduk.
CHP’den aday adayı olmuş, halen CHP’li olduğunu belirtip siyasi çalışmalar yapan Yurteri iddiaları sıra şeklinde sosyal medyada paylaşıyorsa ‘hadi canım’ diye geçiştirme gibi bir lükse sahip olamayız.
İddia sahibi, iddiasını ortaya atıyor. Yapılacak tek şey var; iddia ile suçlanan makamın “yok öyle değil” veya “Böyle oldu” diye açıklık getirmesi gerekir diye düşünüyorum.
Doğrudur, yanlıştır orasını bilmem. Bankamatik memurluğunun yalanı bile toplum vicdanını yaralar. Halkın emanet ettiği kaynak söz konusu. Kamu yararı gözetilerek araştırma ve inceleme başlatılmalı. .
Aradan kaç gün geçti, yeni iddialar peşpeşe geliyor ama çalışmadan bankamatik memurluğu ile ilgili belediye web sayfasında ne bir açıklama görebiliyoruz ne de ilgili birimin yalanlamasını.
İddialar doğruysa gerçekten vahim…
Ha uydurmaysa çıkıp ‘yalan konuşuyor” deyin, bu bile yeter.
İlla ‘yalancısın’ deyip suç işlemeye gerek yok.
Aradaki ince çizgiyi ayarda tutmaya devam.
Sıkıntı yok…
İYİ GÜZEL DE…
Bitlis Valisi sayın Ahmet Çınar terör saldırısının ardından nesnel bir ilişkilendirme yaparak” Valiliğinden buraya geldim. 'de gündemimiz turistti, 'e geldim gündemimiz terörist oldu” demiş.
Açık söyleyeyim; sayın Valinin ne demek istediğini anlamadım. Görev yaptığı Bitlis’in asayişi ile daha önce görev yeri olan Çanakkale’nin turizmi… Söylenen benzetme üzerinden mantık geliştiremedim.
Sayın Çınar, Seyhan Kaymakamıyken Çanakkale’ye Vali olarak atandı. Hafızam beni yanıltmıyorsa eğer; bizler özel kalemi aşıp kentin dış basında tanıtımı gibi ,amatör ruhla ama profesyonellere taş çıkartan, ikili ilişkilerden destek alınarak geliştirilen projeleri görüşmek için randevu alamazken Seyhan’dan konuklar daha çok ‘buyur’ edilirdi.
Önceki Valilerden Güngör Azim Tuna döneminde yoğun biçimde sürdürülen yurtdışı tanıtım, fuarlar. Yine beni hafızam yanıltmıyorsa; Çınar döneminde duraksadı, bu tür faaliyetlerin en az 2 yıl önceden önerilip ‘planlama yapılmalı’ gibisinden laf ortaya atılınca heves kaçtı birçok insanda.
Çanakkale Savaşlarının 100. Yıldönümünü geride bıraktık. Yolda karşılaşacağımız herhangi birine şöyle dönüp“100. Yıl ile ilgili aklınızda ne kaldı, sizi etkileyen iki etkinlik sayar mısınız?” diye sorsak, inanın birçok insan yanıt veremez.
İğneyi kendime de batırıyorum. Aynı soruyu bana sorsanız derim ki “Sayın Cumhurbaşkanının davet ettiği dünya liderleri dışında torunlarıma anlatacak bir şey hatırlamıyorum. Veya mesleki hatıralarım arasına giren bir anı yok.”
Eğer biz Çanakkale’de turizmi konuşuyor olsaydık, yurtdışı fuarlara daha etkin katılabilseydik, 100. Yıl ile ilgili turiste ve turizme yönelik habitat örneği gibi akıllara kazınacak etkinlik projelerini başarmış, mitoloji tarihle ilgili dönemsel mirasların gizemliliğine kaldırmaya yönelik en küçük girişimde bulunup hayata geçirecek adımı atabilseydik, şehitlik turlarını en az iki gece konaklamaya yönelik rezervasyon sistemini getirebilseydik, evet “Çanakkale’de bir dönem gündem, turizm ve turistti” diyebilirdik.
Termal turizmini bile daha yeni telaffuz etmeye başladık. İki yıl öncesine kadar sırt çeviriyorduk.
Her şey iyi güzelde eksik görüp saydıklarımız Çanakkale’yi turizmde ayağa kaldırmak için yeterli mi?
Elbet de değil.
Bizlerin biraz ticaret yönü ağır basıyor gibime geliyor.
Şimdi bunu ortaya attım ya
“Yok daha ne , saçmalama” demeye kalkışmasın kimse.
Bu şehirde, üstelik şehrin merkezinde …
Valilik sitesine ücretli bennır koymaya kalkmadık mı bir dönem?
Hadi yalan deyin.
Bir derginin Çanakkale tanıtım sayfalarında, örnek veriyorum; Bozcaada sayfasında, arka planda ürün yerleştirmeyi bile yüzümüze gözümüze bulaştıran ben miydim Allah aşkına.
Allahtan T…. da bizim gibi yumdu gözlerini…
Yummayıp da ne yapacak?
Hatırlattığımız için bizim gibi yerdi fırçayı.
İyisi mi daha da ileri gitmeyelim.
Biz öznel kalalım yeter…
NELER KONUŞULUYOR?
CHP’li belediyede neler konuşuluyor biraz bugün onlara bir göz atalım.
Başkanın eski danışmanını parti üyeliğinden istifaya kadar götüren olayın faali olduğu belirtilen bir belediye çalışanı, olaydan sonra izne çıkarılmış.Sanırım izin bugün veya yarın bitip dönecek ama maaş aldığı şirketin muhasebesine talimat verilmiş “dönünce iş akdi fesh olacak”. Sizin anlayacağınız; danışman ile ağız dalaşı yapan işçi gözden çıkarılmış. Sosyal haklarından doğan ihbar izni ne olur bilmem. Şurası kesin; CHP İl başkanının yakını olduğu ileri sürülen işçi eğer iddia edildiği gibi akdi fash edilirse artık CHP’li belediyeden ‘emekçiden yana’ gibi laf etmek mümkün olmaz. İnsanların ifade hürriyetini bile kullanamadığı yerde emeğe ne kadar saygı duyulur, takdir edin artık…