Emekliye promosyon için yol haritası belli oldu.

‘Bankalardan teklif bekliyoruz. Yakında karara bağlarız’ diyen Başbakan Yıldırım, 3 yıllık tutar belirleneceğini, ödemelerin Ocak aylarında yapılacağını söyledi.

Yol haritası başından beri belli ama bankacıları ikna etmek zor olan…

Nasıl olacak ben de bilmiyorum…

Türkiye’nin siyasi konjonktürü kadar Çanakkale açısından da ilgi uyandırma özelliği taşıyordu Ak Parti Afyon kampı. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ile Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın yan yana gelmesi heyecan uyandırdı ancak aynı performansı kampa katılan Çanakkale patentli diğer isimler de göremedik.

Kamp hatırasına yönelik fotoğraflar, paylaşımlar, koyu muhabbetin yansımaları, geçiyorum. Kampın en önemli detayları arasında olması gereken ne buna bakmak lazım. Gözüme çarpan; Genel Merkez Gençlik Kolları MKYK Üyesi Orçun Oktay ile Gençlik Spor Bakanı Akif Çağatay’ın fotoğrafı. Hazır bakan, üstelik de gençlikle ilgili. Çanakkale ile ilgili ne anlatıldı? İstişare edilecek Çanakkale konusu yok mu örnek olarak?

Tabi projelerin hayata geçirilmesinde iletişim milletvekilleri-bakan arasında ancak adı; kamp. İstişare yaparak ufuk açma adına geçen az bir zaman değil. İlk aklıma gelen Çanakkale 18 Mart Stadyumunun konumuyla birlikte Ak Pati döneminde Çanakkale’ye yapılan spor yatırımları, kondisyon dahil uluslar arası spor müsabakalarına elverişlilik. Çanakkale’yi akıllara sokma adına büyük fırsat görülebilirdi.

Kadın Kolları olarak Jülide İskenderoğlu, Başbakan ve bakanlarla ilgili karşılıklı sorularla istişare yapıldığı toplantıda kadına yönelik bir Çanakkale projesinden söz edebilirdi.

Bülent Turan, Ak Parti’nin Grup Başkanvekili tamam da, yükü alma adına, kutlu yürüyüşü Çanakkale gibi yerde daha iddialı hale getirecek neler önerildi, ne konuşuldu?

Gençlik ve Kadın, hele ki iktidar partisi ise treni çekip götüren katarlar gibidir.

Sembolik katılım zaten sağlanıyor. Önemli olan fikri anlamda hazırlıklı katılmak. İçine Çanakkale’yi de katmayan siyasi projenin yerelde işlevi olur mu? Gelinmesi Çanakkale gibi yerler için çok zor olan yere bir şekilde gelip görev almışsın. Hakkını da vereceksin o zaman koltuğun.

Hadi bizim eleştirilerimizi geçin, kulak tıkayın. Bari önünüzde Bülent Turan gibi bir örnek var.

Siyasi geçmişini hiç mi merak etmediniz?

İster iktidar, ister muhalefet olsun. Kim ki bir yerlere gelmiş; Çanakkale’ye karşı olan sorumluluk idraki içinde hareket etmek zorunda.

Afyon kampının Çanakkale yansımalarını anlatma çalıştım dilim döndüğünce.

Üzerine kim alacak bekleyip göreceğiz.

Cevap haklarını kullanmak isteyen varsa, buyursun burası açık…

MUTAN’SIZ KONGRE

CHP’nin hafta sonu Kepez’de belde kongresi vardı.

Kepez, Çanakkale’nin burnu dibinde olunca herkes ilgi gösterip katılmış. İl ve Merkez İlçe değil kastım herkes deyince. CHP’nin merkez delegeleri, sendikacı hemen herkes orada ancak iki isim yok. Kepez Belediye Başkanı Dr. Ömer Faruk Mutan, Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan niye yoklar?

Uzun süredir Mutan’ın Kepez Belde Başkanı Birol Arslan ile aralarının açık olduğu biliniyor ancak bunu bir mazeret olarak görmemiz lazım yoksa Mutan aday mı çıkarmadı? Veya davet mi edilmedi?

Mutan bildiğim kadarıyla bugün bir basın toplantısı düzenliyor. Birçok konuya değinecek. CHP Kepez Belde seçimlerinden de söz eder mi, merak ettiğimiz sorulara yanıt bulabilir miyiz ?

Hele bugün tan yeri ağarsın…

Bildiğim Mutan es geçmez hiç bir şeyi…

AYVACIK VE ÜNAL ŞAHİN

Ayvacık Belediye Başkanı Ünal Şahin, geçen haftasonu medya temsilcileriyle bir araya gelmiş. Birçok şey söylemiş ama en dikkatimi çeken; kaçak geçişlerde anılmak.

Daha dün bir haber; Ayvacık İlçesi sahilinden yasa dışı yollardan Yunanistan'ın Midilli Adasına geçmeye çalışan 57 kaçak, bindikleri lastik botun arızalanan motorunu tamir etmek isterken denize düşürünce denizin ortasında mahsur kaldı.

Şimdi bu haberi görmeyelim mi?

Ayvacık’tan bir vatandaş anlatıyor; adamlar otobüslerle İlçeye geliyor. Pazarda dolaşıyor, bakkaldan alışveriş yapıyor. Bunları görüyorsun ama kolluk bir şey yapamıyor çünkü eylem henüz gerçekleşmiş değil. Kimin peşine hangi polis yada jandarmayı takacaksın. Seyahat özgürlüğü var adamların.

Akşam karanlığında organize oluyorlar ve doğru sahile. 5 dakikayı geçmez botu dağıtma, şişirip hazır etme. Kıyıdan uzaklaşmada da dahil. Silah doğrultamazsın insan hakları. Bunu kaçaklar da biliyor.

Böyle bir açmazla karşı karşıya olunan yer Ayvacık…

Kaldı ki; Göçmen kampı ve geri gönderim merkezine sahip tek İlçe Ayvacık…

Bir zamanların Gökçeada’sında, tarım cezaevinde kalan mahkumları hatırlatıyor. Kökten çözüm nasıl bulundu? Açık cezaevi Çanakkale’ye taşındı. Geri gönderim merkezi Ayvacık’tan kaldırılsın demiyorum . Daha başka çözüm yolları aranmalı.

Kaçaklarla anılmayı kimse istemez ancak başkan diplomatik açıdan sürece dahil olursa belki çözüm gelişir diye düşünüyorum.

HEP KUTLANIR DA…

Dün PTT'nin 176. kuruluş yıl dönümüydü. Rekabet koşullarının arttırılması gibi nedenler işin içine girdi ve etkisi zayıfladı posta dağıtımının. Peki zorluklar ve yakınmalara PTT’yi yönetenler hiç mi katkı sağlamadı?

Bakın birçok tebligat muhtarlıklarda. Muhtarlıklar ağzına kadar tebligat dolu. Yasal mevzuat diyor ki; muhtara yapılan tebligat tebliğ edilmiş sayılır. Postacıları genel anlamda suçlamak için söylemiyorum ancak muhtarlıkların durumu da ortada.

Hiç kimse mi aranan adresinde bulunmaz?

Çoğunun haberi yok. Belgeniz muhtarlıkta uyarısından bile haberleri yok insanların. Hele bir da mevsim koşulları eklendiyse… Adamın aynı binada dostu, düşmanı var. Komşularıyla geçimsizlik olanı var. Apartmanın ziline bir dokunuşta otomatik açılmıyor olabilir de ama açılanların kapısına kadar götürme üşengenliği de bir gerçek…

Defalarca uyarıyoruz. Hatırladığım kadarıyla TÜKODER’den de eleştiriler yapıldı.

Sonuç ne değişti?

Yönetsel zafiyeti ortadan kaldırmadıkça postacının yolunu gözleyen dizelerle avunup dururuz.

İğne-çuvaldız meselesi yani anlatmak istediğim.