MHP Tüzüğü'nün 11. maddesinin ihlal edildiği gerekçesiyle

Meral Akşener ile Çağrı Heyeti'nden Ayhan Erel, Ali Sağır ve Mehmet Bilgiç'in, parti üyeliğinden kesin çıkarma talebiyle tedbirli olarak Merkez Disiplin Kuruluna sevklerine karar verildi.

Peki Çanakkale’de durum ne?

MHP Çanakkale kapalı kutu.

Ne olup bittiğini bilmiyoruz.

MÜSİAD’IN SÖYLEYECEK LAFI YOK MU?

15 Temmuz FETÖ/ PDY darbe kalkışmasını kınayan birçok şey yazılıp söylendi. Tepkiler yerinde ve zamanında verilirse anlam taşır ama ikide bir hep aynı şeyleri tekrarlamak, yeni bir söylem geliştirme ihtiyacı hissetmemek laf olanın ötesine geçmez.

Çanakkale’de MÜSİD..

Güncel konuları değerlendirme adı altında basına kahvaltı verip mesaj iletti. İçeriğinde ne var? Hiç..

Kuru teşekkür, darbe girişimcilerinin yargılanması.

FETÖ ve işbirlikçileri dışında aksini düşünen var mı?

Soruşturma, gözaltı, uzaklaştırma, tutuklamalar kendi olağan akışında devam ediyor. Yargı gereğini yapıyor. Siyaset kalkışmanın kasvetinden toplumu soyutlamak için yeni bir şeyler üretiyor. Yeni anayasa başta olmak üzere, ekonomik ve sosyal gelişme adına her gün yeni söylem tarzı geliştiriyor. Faizleri aşağı çekilmesi, vergi ve harç borçları için getirilen af gibi birçok düzenleme piyasada heyecan yarattı.

Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve bakanlar. Hatta Çanakkale’yi yakından ilgilendirdiği için, Ak Parti Grup Başkanvekili sayın Bülent Turan.. Her gün yeni bir şey üretip toplumun moralini üst düzeyde tutmaya çalışıyor.

Çanakkale’de MÜSİAD ne yapıyor? Hangi yeni bir söylem paylaşıyor?

Bir zamanlar bir başka STk için ‘Patronlar, baronlar kulübü “ derdik. Umurlarında değildi toplumsal yapıyla ilgili fikir üretme. MÜSİAD’ın ülke için, Çanakkale için söyleyecek bir şeyi yok mu?

Şehrin belediye başkanı, MÜSİAD’ın da içinde yer aldığı demokrasi nöbetleriyle ilgili ‘bir hafta, 10 gün nöbet tutmakla demokrat olunmuyor” dedi. Bu söyleme MÜSİAD ne tepki verdi.

Demokrasi nöbetlerini sahiplenme anlamında MÜSİAD’ın söyleyecek sözü mü yok?

Tabu ben bu eleştirimi toplantıya gitmediğim için, gelen basın açıklamasına bakarak yapıyorum.

Eğer aksi olup basın ‘bana pas atsın, şutu kaleye çekeyim’ düşüncesiyle hareket ettiyse, orası da ayrı.

Umarım basın mensuplarından pas beklememişlerdir.

Böyle bir şeyi aklımın ucuna dahi getirmek istemiyorum.

Ye, iç, ziyaret, hep aynı nakaratlar.

İnan bıkkınlık verdi.

Yeni bir şey söylemek gerek..

ÖZ NEREYE KOŞUYOR?

Bugüne kadar pek çoğunu gördüm. Mevki, makam hepsi geçici ama insan bazen mevki,makamın büyüsüne kapılabiliyor. Özellikle siyasilerde çok sık rastlarız. Seçilene kadar ‘eyvallah’, seçildikten sonra en yakınındakini dahi silip atabiliyor.

Yenileri katacağım derken, eskileri eskitme. Bir de buna ‘sensin, büyüksün’ diye söylemler eklendiği zaman kısa deparla maraton koştuğunu zannediyor ve 200 metreye gelmeden ‘salla havluyu..’

CHP Çanakkale Milletvekili Bülent Öz. Seçildiği 7 Haziran’dan bu yana seçim bölgesi Çan dahil ceketini asacağı tek bir çivi çaktı mı Çanakkale’ye? İktidar partisinin çaktığı çivilerin hangisinde “getir çekici iki de ben sallayayım” dedi, gördünüz mü hiç?

Çivi çakmayı geçtim. Seçim bölgesi Çan’a tam 5 tane termik santral kurulacak. 3.sü yolda. 29 Eylül’de ÇED toplantısı var. Çan’daki hava kirliliği malum. Soru önergeleri dışında ne yapmış bugüne kadar sayın Öz?

Önergeleri oturup kendi hazırlasa ‘hadi’ diyeceğim, yıllarca yaşadığı İlçenin sorununu biliyor. Onca emek verip sıralamış. Değil ki. İşleyiş belli. Danışman hazırlıyor, sayın Öz’ün adına götürüp önerge TBMM Başkanlığına teslim ediliyor. Altındaki imza vekile ait.

Tek bir imza atmakla bitti mi?

Bitiyor..

En azından, birebir ziyaret ettiği yerlerde çektirdiği fotoğrafları sosyal paylaşım sayfasında paylaştığı zaman kadar vakit harcasa, memleket meselelerine faka yorup ‘Çanakkale’yi kalkındırıp geliştirecek şu projeyi de yapalım’ dese, amenna fakat bugüne kadar göremedik.

Bakıyorsunuz; genel başkanın yanında fotoğraflar.

Temposu 2019 seçimlerine kadar dayanır mı bilmem…

Bir sonraki dönem zor gibi..

7 Haziran’daki 4 aylık süreyi de eklersek. Öz, 1 dönem 4 ay ile siyasi defteri kapatır.

Şu anki temposuyla Öz nereye koşuyor?

Biri bana değil, seçmene anlatsın…

İl başkanının yanında miting seyahati yapmakla, fotoğraf verip paylaşmakla oluyorsa…

Bizim İbo vekilliği çoktan hak etti.

En azından cenazelerde su taşıyıp emek veriyor.

Aslında dizi filmi olacak çok şey var..

Bugünlük bu kadar…

RAKAMSAL ÇELİŞKİ VE ALGI YÖNETİMİ

Selda Bağcan konserinde o çok tartışılan “Biz 50 yıldır demokrasi nöbeti tutuyoruz” iddiasını ortaya atan Çanakkale’nin CHP’li Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, FETÖ Cunta kalkışmasında darbeye direndikleri için şehit düşen 241 vatan evladı için” 290 tane memleket evladı da şehitlerimizdir ”diyor.

Dil sürçmesi mi acaba diye düşünüyorum, rakamları eşleştirmeyle çalışıyorum, alakası yok, denkleşmiyor.

İlk okul yıllarımı hatırlıyorum. Matematik derslerinde doğru hesaplamanın kontrol aracı olarak ‘mizan’ yöntemine başvururduk. Üstteki rakam, çıkarılan rakam ve sonuçla toplanıp tutarsa işlem doğru.

Belki bir detay ama şehrin kasasını emanet etmişiz. Hesaplama yeteneğini anlaşılır kılma adına önemli buluyorum. Tabi söylenenlerin doğruluk ve inandırıcı olması için de önemli. Bir diğeri de siyasetçinin üzerimizde yaratacağı algı açısından önemsenmesi gerekiyor.

Hadi diyelim; topluluk önünde heyecan.

Bari konuşma metnini web sayfasında yayınlarken düzelt.

Yanlışta hala ısrar ediliyorsa, 50 yıl demokrasi nöbeti tuttuğuna ben inanmıyorum arkadaş.

Şeytan ayrıntıda gizlidir.

Unutmamak lazım…