Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde çekilen, Halit Ergenç ve Meryem Uzerli’nin başrollerini üstlendiği “İmroz’da Bahar” filmi, adanın geçmişte kullanılan ismini yeniden tartışmaların odağına taşıdı. Yönetmenliğini Özcan Alper’in üstlendiği ve 20 Ekim’de Mısır’daki El Gouna Film Festivali’nde dünya prömiyerini gerçekleştiren yapımda, adanın resmî adı yerine tarihsel isminin kullanılması kamuoyunda farklı değerlendirmelere neden oldu. İmroz isminin hangi dönemden itibaren kullanıldığı, kökeninin ne olduğu ve Gökçeada adının ne zaman verildiği soruları gündeme gelirken Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Mithat Atabay, Kaleninsesi’ne özel açıklamalarında adanın geçmişine ilişkin önemli bilgiler paylaştı. İsim tartışmasını tarihsel açıdan ele alan Atabay, farklı medeniyetlerin egemenliğinde geçen dönemleri, İmroz adının kökenine ilişkin görüşleri ve Cumhuriyet döneminde yapılan idari düzenlemeleri değerlendirdi.
İmroz İsminin Kökenine İlişkin Farklı Görüşler Bulunuyor
Gökçeada’nın eski adı olan İmroz’un kökenine ilişkin çeşitli görüşlerin bulunduğunu belirten Atabay, ismin Anadolu’nun eski dilleriyle ilişkilendirildiğini anlattı. İmroz adının hangi kelimeden türediğine ilişkin tek bir açıklama bulunmadığını ifade eden Atabay, Luvice kökenli olduğu yönündeki görüşlere dikkat çekti. Atabay, “Gökçeada’nın ismi ile ilgili olarak çeşitli görüşler bulunmaktadır. Bir iddiaya göre İmroz ismi, Anadolu'nun eski halklarından Luvilerin dilinde yer alan Luvice ‘Imrašša’ kelimesinden türemiştir ve bu kelime ‘açık ülke’ ya da ‘açık alan’ anlamına gelmektedir” ifadelerini kullandı.
Adanın ismine ilişkin farklı araştırmalar bulunduğunu anlatan Atabay, araştırmacı Bilge Umar’ın da ismin Luvice kökenli olduğunu savunduğunu ancak kelimenin anlamına ilişkin farklı bir değerlendirme yaptığını aktardı. Umar’ın İmroz adını “yüce ana tanrıça” anlamıyla ilişkilendirdiği “İmaura” kelimesine dayandırdığını belirten Atabay, başka bir görüşte ise ismin Prehelen dilinde “çorak toprakların bereket tanrısı” olarak açıklanan “İmbrassos”tan geldiğinin ileri sürüldüğünü ifade etti. Atabay’ın aktardığı farklı görüşler, İmroz adının kökenine ilişkin araştırmaların antik dönem dillerine kadar uzandığını ortaya koyuyor.
İmroz Yüzyıllar Boyunca Osmanlı Egemenliğinde Kaldı
Gökçeada’nın tarihsel geçmişine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Atabay, adanın yaklaşık 450 yıl Osmanlı Devleti egemenliğinde kaldığını belirtti. Osmanlı hâkimiyetinin 15. yüzyılın ortalarında başladığını anlatan Atabay, bu sürecin 1912 yılında yaşanan Balkan Savaşları’na kadar devam ettiğini ifade etti. İmroz ve Bozcaada’nın Balkan Savaşları öncesinde Yunanistan egemenliğine girmediğine dikkat çeken Atabay, iki adanın siyasi statüsünün savaşlarla birlikte değiştiğini anlattı. Gökçeada’nın tarih boyunca farklı yönetimlerin etkisinde kaldığını belirten Atabay, adanın Osmanlı döneminde de İmroz adıyla anıldığını, bu ismin Cumhuriyet’in ilk yıllarında kullanılmaya devam ettiğini aktardı.
Adada Yaşayanlara Neden Rum Deniliyordu?
Gökçeada ve Bozcaada’nın tarihsel geçmişini değerlendirirken adalarda yaşayan topluluklar için kullanılan “Rum” ve “Rumi” kavramlarına da değinen Atabay, bu adlandırmaların Roma İmparatorluğu dönemine uzanan tarihsel bağlarını anlattı.
Roma egemenliğinin ve hukukunun geçerli olduğu coğrafyaların “diyar-ı Rum” olarak adlandırıldığını ifade eden Atabay, bu bölgelerde yaşayanlar için Rum, farklı yerlerden gelerek yerleşenler için de Rumi ifadelerinin kullanıldığını belirtti. Türklerin Anadolu’ya geldikleri dönemde Anadolu’nun “diyar-ı Rum” olarak anıldığını aktaran Atabay, Türklerin Anadolu’da hâkimiyet kurmasının ardından bu adlandırmanın Balkan coğrafyası için kullanılmaya başlandığını anlattı. Zaman içerisinde Balkanlar için “Rumili” ve “Rumeli” isimlerinin yaygınlaştığını ifade etti. Atabay’ın açıklamaları, Gökçeada’nın tarihsel geçmişinde kullanılan adlandırmaların farklı dönemlerde siyasi ve coğrafi anlamlar kazandığına işaret ediyor.
Cumhuriyet’in İlk Yıllarında da İmroz Adı Kullanıldı
Gökçeada’nın Cumhuriyet dönemindeki idari yapılanmasına ilişkin bilgi veren Atabay, İmroz adının Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ardından da resmî kayıtlarda yer aldığını belirtti. 25 Haziran 1927 tarihinde kabul edilen 1151 sayılı Bozcaada ve İmroz’un mahallî idarelerine ilişkin kanunun, adaların yönetim yapısını düzenleyen önemli hukuki belgelerden biri olduğunu anlatan Atabay, bu düzenlemenin İmroz isminin Cumhuriyet dönemindeki kullanımını da ortaya koyduğunu ifade etti. Söz konusu kanun, 20 Temmuz 1927 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Kanunda İmroz ve Bozcaada’nın Çanakkale’ye bağlı özel idari yapıya sahip yerler olarak düzenlenmesi, iki adanın Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki yönetim biçimini belirleyen önemli gelişmeler arasında yer aldı.
Köy İsimleri 1938 Yılında Değiştirildi
Cumhuriyet döneminde yalnızca adanın idari yapısında değil, yerleşim yerlerinin isimlerinde de değişiklikler yaşandığını belirten Atabay, Gökçeada’nın köylerine ilişkin 1938 yılında yapılan isim düzenlemelerine değindi. Atabay’ın aktardığına göre adadaki yerleşim yerleri için Dereköy, Tepeköy, Zeytinliköy, Bademliköy ve Kaleköy isimleri kullanılmaya başlandı. Köy adlarına ilişkin bu değişikliklerin, adanın resmî isminin Gökçeada olarak değiştirilmesinden önce gerçekleştiğini ifade eden Atabay, Cumhuriyet dönemindeki isim düzenlemelerinin farklı tarihlerde hayata geçirildiğini anlattı.
İmroz İsmi 1970 Yılında Gökçeada Olarak Değiştirildi
Atabay’ın tarihsel değerlendirmelerinde öne çıkan başlıklardan biri de adanın bugünkü resmî ismini ne zaman aldığı oldu. Antik dönemlerden Osmanlı yönetimine, Cumhuriyet’in kuruluşundan 1970 yılına kadar İmroz adıyla anılan ada, 29 Temmuz 1970 tarihli ve 8479 sayılı Bakanlar Kurulu kararnamesiyle Gökçeada ismini aldı. Böylece uzun yıllar tarihsel ve idari kayıtlarda kullanılan İmroz adı değiştirilerek adanın resmî ismi Gökçeada olarak belirlendi. Gökçeada isminin 1970 yılından itibaren resmî olarak kullanılması, adanın tarihsel isim geçmişi ile bugünkü idari kimliği arasındaki ayrımı da ortaya koyuyor.
Filmle Gündeme Gelen İsim Tartışmasının Tarihsel Arka Planı
Halit Ergenç ve Meryem Uzerli’nin başrollerini paylaştığı “İmroz’da Bahar” filminde Gökçeada’nın eski isminin tercih edilmesi, adanın tarihsel geçmişine yönelik tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Günümüzde resmî adı Gökçeada olan adanın, yüzyıllar boyunca İmroz ismiyle anılması ve Cumhuriyet döneminde bu ismin değiştirilmesi, tartışmanın tarihsel boyutunu oluşturuyor. Kaleninsesi’ne özel açıklamalarda bulunan Dr. Öğr. Üyesi Mithat Atabay’ın aktardığı bilgiler, İmroz isminin kökenine ilişkin farklı görüşler bulunduğunu, adanın Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde bu isimle anıldığını ve 1970 yılında Gökçeada adını aldığını ortaya koyuyor. Bir sinema filminin adıyla yeniden gündeme gelen İmroz tartışması, adanın tarihsel kimliğine, farklı dönemlerde kullanılan yer isimlerine ve günümüze kadar uzanan kültürel belleğine ilişkin soruları da beraberinde getiriyor.




