Çanakkale’nin gelişen yerleşim yapısı ve artan nüfusu, kent merkezindeki mevcut alanların geleceğini yeniden gündeme getiriyor. CHP Çanakkale Merkez İlçe Başkanı Adnan İlter, Kaleninsesi’ne özel değerlendirmelerinde tarihi kent merkezinin korunmasıyla yeni yaşam alanlarının oluşturulması arasında denge kurulması gerektiğini belirtti. Çanakkale’nin yalnızca fiziksel olarak büyümesinin yeterli olmadığını ifade eden İlter, vatandaşların ekonomik koşullarının, sosyal ihtiyaçlarının ve kente özgü değerlerin de bu süreçte dikkate alınması gerektiğini söyledi.
“Büyüyen Bir Kent Hedefliyorsak Bunun Önlemini Almamız Lazım”
Çanakkale’nin tarihi yerleşim yapısının kent merkezinde gerçekleştirilebilecek düzenlemeleri sınırlandırdığını belirten İlter, eski kent dokusunun korunmasının önemine değindi. Çarşı Caddesi, Saat Kulesi Meydanı, Cumhuriyet Meydanı ve Kızılay Sokak çevresindeki alanları örnek gösteren İlter, mevcut yapılaşmanın kapsamlı değişiklikleri zorlaştırdığını ifade etti.
Kent merkezinde Halk Bahçesi, kordonlar ve belirli noktalardaki parkların sosyal yaşam açısından önemli olduğunu ancak büyüyen Çanakkale’nin ihtiyaçlarını karşılamak için yeni alanlara gereksinim duyulduğunu söyledi.
İlter, “Kent devamlı büyüyor. Büyüdüğü için de tabii ki kent merkezindeki alanlar da yetersiz” diyerek, nüfus artışına paralel olarak kentteki ortak kullanım alanlarının da geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Mevcut düzenlemelerin yeterli olmadığını ifade eden İlter, “Büyüyen bir kent hedefliyorsak, bunun da önlemini almamız lazım” sözleriyle geleceğe yönelik planlama ihtiyacına dikkat çekti.
Kamu Kurumlarının Taşınmasıyla Kent Merkezine Yeni Alanlar Kazandırılabilir
Kent merkezinde yeni sosyal yaşam alanlarının oluşturulmasına ilişkin somut bir öneri sunan İlter, bazı kamu kurumlarının uygun bölgelere taşınmasıyla ortaya çıkacak alanların toplum yararına değerlendirilebileceğini söyledi.
İskele Meydanı'nın geçmişte geçirdiği dönüşümü örnek gösteren İlter, meydan çevresinde bulunan otel ve büfelerin kaldırılmasıyla kente yeni bir kamusal alan kazandırıldığını hatırlattı. Benzer çalışmaların günümüz koşullarında da ele alınabileceğini belirten İlter, mevcut kamu alanlarının geleceğinin Çanakkale’nin ihtiyaçları doğrultusunda planlanması gerektiğini ifade etti.
İlter, “Kentte nefes alabilmemiz için, kentin merkezinde olan kamu kurumlarının da artık kentin belirli noktalarına doğru çıkması gerekir” dedi.
Bu önerisinin kamu hizmetlerinin kentten uzaklaştırılması anlamına gelmediğini vurgulayan İlter, “Amacımız kamu kurumlarını kentten uzaklaştırmak değil; hizmetlere erişimi kolaylaştırırken kent merkezinde vatandaşlarımızın ortak kullanımına açık yeni yaşam alanları oluşturmaktır” ifadelerini kullandı.
Kamu kurumlarının taşınmasıyla boşalacak alanlarda farklı düzenlemelerin yapılabileceğini belirten İlter, bu bölgelerin vatandaşların bir araya gelebileceği, sosyal yaşamı destekleyen alanlara dönüştürülmesini önerdi. Kent merkezindeki kamuya ait yerlerin toplumun ortak kullanımına kazandırılması gerektiğini ifade eden İlter, Çanakkale’nin tarihi kimliğiyle uyumlu projelerin geliştirilmesini istedi.
“Pazara Gittiğiniz Zaman İnsanların Yüzü Asık”
Çanakkale’de yaşam kalitesinin yalnızca fiziki düzenlemelerle artırılamayacağını belirten İlter, vatandaşların ekonomik koşullarının da kent yaşamını doğrudan etkilediğini söyledi. Artan yaşam maliyetlerinin öğrencilerden emeklilere, çalışanlardan geçimini sağlayabilmek için yeniden çalışmak zorunda kalan vatandaşlara kadar toplumun farklı kesimlerinde hissedildiğini ifade etti.
Çanakkale’nin toplumsal duyarlılığı yüksek bir kent olduğunu ancak ekonomik sorunların günlük ilişkileri olumsuz etkilediğini savunan İlter, “Çanakkale duyarlı bir kent. Yani birbirine iyi kötü ya da bir şekilde iletişim kurmayı başarabilen kentlerden bir tanesi. Ama yeterli değil” dedi.
Ekonomik sıkıntıların çarşıda, pazarda ve sokakta hissedildiğini belirten İlter, “Pazara gittiğiniz zaman insanların yüzü asık” sözleriyle vatandaşların yaşadığı geçim güçlüğüne işaret etti. İnsanların birbirleriyle daha az iletişim kurduğunu gözlemlediğini dile getiren İlter, ekonomik sorunların çözümünün Türkiye genelinde uygulanacak politikalarla da bağlantılı olduğunu söyledi.
Ekonomik refahın tek başına toplumsal mutluluğu sağlamayacağını ancak temel ihtiyaçların karşılanmasının vatandaşların sosyal yaşamı açısından önemli olduğunu belirten İlter, yaşam koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Çanakkale’yi Diğer Kentlerden Ayıran En Büyük Özellik İnsanları”
Çanakkale’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerinde kent kimliğine ayrı bir yer ayıran İlter, tarihi mirasın, doğal güzelliklerin ve üretim kültürünün Çanakkale’yi özgün kıldığını söyledi. Ancak kentin en önemli değerinin burada yaşayan insanlar olduğunu belirterek, toplumsal ilişkilerin ve dayanışma anlayışının korunması gerektiğine dikkat çekti.
“Çanakkale’yi diğer kentlerden ayıran en büyük özellik bence insanları” diyen İlter, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bizim insanlarımız çok güzel, bizim insanlarımız çok kıymetli. Bizim insanlarımız hâlâ içine sevgiyi barındırabiliyor.”
Çanakkale’nin tarihsel geçmişinin yanı sıra verimli topraklarının ve farklı üretim bölgelerinin de kent kimliğinin önemli parçaları olduğunu belirten İlter, Çanakkale domatesi, Bozcaada’nın Çavuş üzümü, Yenice’nin çilek ve biber üretimi ile Ezine peynirini örnek gösterdi.
Kentin ilçeleriyle birlikte zengin bir tarımsal üretim potansiyeline sahip olduğunu ifade eden İlter, bu değerlerin Çanakkale’nin bütünlüğünü oluşturduğunu söyledi. Tarih, turizm, tarım ve insan ilişkilerinin birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirten İlter, “Ama en önemlisi insanlarımız” sözleriyle kent kimliğinin merkezinde toplumsal yapının bulunduğunu ifade etti.
Esenler ve Kepez de Kentin Geleceğinde Önemli Bir Yere Sahip
Çanakkale’nin gelişiminin yalnızca tarihi merkez üzerinden ele alınmaması gerektiğini belirten İlter, Esenler Mahallesi’nin nüfus büyüklüğüne ve Kepez’in kent içindeki yerine dikkat çekti. Merkez mahallelerin yanı sıra belde ve köylerin de Çanakkale’nin bütünlüğü içinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kentin farklı bölgelerinde yaşayan vatandaşların ihtiyaçlarının belirlenmesinin önemine değinen İlter, yerel sorunların çözümünde mahalle ve köy muhtarlarıyla doğrudan iletişim kurulmasını hedeflediklerini açıkladı.
Mahallelerden Köylere Sorunlar Yerinde Dinlenecek
Yerel yönetim anlayışında vatandaşların taleplerinin önemli olduğunu belirten İlter, CHP Merkez İlçe Başkanlığı olarak mahallelerde ve köylerde saha çalışmaları gerçekleştirmeyi planladıklarını söyledi. Muhtarlarla görüşerek yerleşim yerlerindeki sorunları belirlemeyi amaçladıklarını ifade eden İlter, bu sorunların çözümü için hangi kurumlarla iş birliği yapılabileceğini değerlendireceklerini aktardı.
Belirlenen ihtiyaçlara yönelik hazırlanacak önerilerin ilgili kurumlarla ve kamuoyuyla paylaşılacağını söyleyen İlter, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve üniversiteyle de temaslarda bulunacaklarını belirtti. Kentteki farklı kesimlerin bilgi ve deneyimlerinden yararlanmayı önemsediklerini ifade eden İlter, yerel meselelerin ortak çalışma anlayışıyla ele alınması gerektiğini söyledi.
“Bizim Konumuz Çanakkale”
Çanakkale’nin geleceği söz konusu olduğunda farklı siyasi görüşlere sahip kesimlerle de ortak çalışmalar yürütülebileceğini belirten İlter, kent sorunlarının çözümünde iş birliğine açık olduklarını ifade etti. CHP’nin kurumsal kimliğini koruyarak yerel meselelerde farklı paydaşlarla görüşebileceklerini söyleyen İlter, kent yararına gerçekleştirilecek çalışmaların önemine değindi.
İlter, “Ama Çanakkale’yi konuşmamız gerekiyor. Bizim konumuz Çanakkale” sözleriyle açıklamalarını tamamladı.




