Emeklilerin maaş artışı beklentileri ve ekonomik koşullar karşısında yaşadıkları gelir kaybı gündemdeki yerini korurken, 2027 Ocak ayında yapılması beklenen zam öncesinde emeklilerin talepleri de yeniden gündeme geldi. Emekli Memur-Sen Çanakkale Temsilcisi İbrahim Yerli, emeklilerin öncelikli beklentilerinin geçmişte çalışan memurlara sağlanan ancak emeklilere yansıtılmayan hakların geri verilmesi olduğunu söyledi.
Emeklilere ödenmeyen hakların geri verilmesini istediklerini belirten Yerli, “Memurlarda verilen 3600 liralık ek gösterge düzenlemesinin emeklilere de yansıtılmasını istiyoruz. Bunun yanı sıra çalışanlara verilen 8 bin liralık seyyanen ödemenin bugün 24-25 bin lira seviyesine ulaştığını görüyoruz. Bu ödemenin emeklilere de yansıtılması gerekiyor” ifadelerini kullandı. İşçi emeklilerinin en düşük maaşlarının da en azından asgari ücret seviyesinin üzerine çıkarılmasını talep etti.
Çalışanlarla emekliler arasındaki maaş farkına dikkat çekti
Mevcut enflasyon karşısında emekli maaşlarının alım gücünün korunması için çalışan memurlarla emekliler arasındaki maaş farkının kapatılması gerektiğini vurgulayan Yerli, “Çalışan memurlarla çalışan işçiler ve emekliler arasındaki maaş farkı oldukça yüksek. Bu farkın kapatılması gerekiyor. Aksi takdirde emekliler enflasyona ezdirilmiş oluyor. Çalışanlarla emekliler arasındaki bu dengesizliğin giderilmesi şart” dedi.
Seyyanen zam uygulamasının emeklilere yansıtılmamasının gelir farkını artırdığını belirten Yerli, geçmişte çalışan memurlara yapılan zamların emeklilere de aynı ölçüde yansıtıldığını hatırlattı. Yerli, “Yıllardır uygulanan bir teamül vardı. Çalışan memura ne zam yapıldıysa emekliler de bundan aynı ölçüde faydalanıyordu. Ancak seyyanen ödemede ilk defa emekliler bu uygulamanın dışında bırakıldı. Bu ödeme emeklilere hiç yansıtılmadı. Dolayısıyla çalışan memurlarla emekli memurlar arasındaki maaş farkı giderek büyüdü” diye konuştu.
Aynı hizmet süresine sahip memurların maaşlarını karşılaştırdı
Görevdeki memurlarla emekli memurların maaşları arasındaki farkın boyutuna dikkat çeken Yerli, üniversite mezunu, 30 yılı aşkın hizmet süresi bulunan ve mesleğinde son kademeye gelmiş bir memurun yaklaşık 90 bin lira maaş alabildiğini, öğretmenlerde bu rakamın 100 bin liraya kadar çıkabildiğini söyledi.
Aynı eğitim ve hizmet süresine sahip emekli memurların ise çok daha düşük maaş aldığını belirten Yerli, “Ancak aynı eğitim ve hizmet süresine sahip, 1/4'ünden emekli olmuş bir memur, 3600 ek göstergeyi alamadıysa yaklaşık 42 bin lira maaş alıyor. Aradaki uçurum giderek büyüyor” ifadelerini kullandı.
Bu farkın giderilmesi için geçmişte uygulanan sistemin yeniden hayata geçirilmesi gerektiğini dile getiren Yerli, “Çalışan memura hangi kazanım sağlanıyorsa aynısının emekliye de verilmesi gerekiyor. Özellikle bugün 24-25 bin liraya ulaşan seyyanen ödemenin emeklilere yansıtılmaması ciddi bir mağduriyet oluşturuyor” dedi.
Kademeli emeklilikte hak kayıplarının giderilmesini istedi
Kademeli emeklilik tartışmalarına da değinen Yerli, mevcut sorunların temelinde erken emeklilikle ilgili alınan kararların bulunduğunu düşündüğünü söyledi. Milyonlarca kişinin aynı anda genç yaşta emekli edilmesi yerine kademeli bir geçiş uygulanmasının devlet bütçesi açısından daha dengeli olabileceğini belirten Yerli, “Emeklilikte bir gün, bir ay veya bir yıl nedeniyle hak kaybı yaşayan insanlar var. Bu kişilerin mağduriyetlerinin giderilmesi için de kademeli bir geçiş yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Az alana daha fazla, çok alana daha az zam yapılmalı”
Yetkililere yönelik mesajında maaş artışlarının gelir düzeyine göre düzenlenmesi gerektiğini vurgulayan Yerli, düşük maaş alan emeklilerin daha yüksek oranda zam alması gerektiğini dile getirdi. 20 bin lira maaş alan bir emekliyle 100 bin lira maaş alan bir kişiye aynı oranda zam yapılmasının gelir farkını daha da artıracağını belirten Yerli, “Birine çok, diğerine az vermek etik değil. Az maaş alana daha fazla, yüksek maaş alana ise daha düşük oranda zam yapılması gerekiyor. Örneğin 20 bin lira maaş alan bir kişiyle 100 bin lira maaş alan bir kişiye aynı oranda zam yapıldığında aradaki gelir farkı daha da açılıyor. Bu nedenle zam oranlarında gelir düzeyinin dikkate alınması gerekiyor. Az alana çok, çok alana daha az verilerek gelir dengesi korunmalı.” ifadelerini kullandı.
Sosyal yardımlarda dengenin korunmasını istedi
Emeklilere kira, elektrik ve temel ihtiyaç desteği gibi sosyal yardımlar sağlanması konusunu da değerlendiren Yerli, devletin farklı ihtiyaç gruplarına yönelik desteklerini sürdürdüğünü belirtti. Ancak bu süreçte çalışanların da mağdur edilmemesi ve toplumdaki gruplar arasında dengesizlik oluşmaması gerektiğini ifade eden Yerli, “Devletimiz sosyal adalet anlamında engellilerden hastalara, yaşlılardan farklı ihtiyaç gruplarına kadar birçok kesime destek sağlıyor. Biz devletimizin ve milletimizin yanındayız. Ancak bu çalışmalar yapılırken çalışanların da mağdur edilmemesi, gruplar arasında ayrışmaya yol açılmaması gerekiyor. Bir kesime çok, diğerine az verilmesi doğru değil. Burada dengenin korunması lazım” diye konuştu.





