Mühendislik emeğinin değersizleştirilmesinin yalnızca meslek mensuplarını değil, toplumun can ve mal güvenliğini de ilgilendirdiğini vurgulayan Erkan, “Talebimiz Geleceğimiz” kampanyası kapsamında 12 Kasım'da Çanakkale'de gerçekleştirilecek basın açıklaması için tüm meslektaşlarına dayanışma çağrısında bulundu.

İnşaat mühendisleri, ülkenin konutlarından hastanelerine, okullarından köprülerine, yollarından barajlarına kadar yaşamın her alanına dokunan yapıların tasarımında, inşasında ve denetiminde önemli sorumluluklar üstleniyor. Ancak ülkenin yapı güvenliğinde kritik rol oynayan mühendisler, bugün kendi mesleki gelecekleri açısından ciddi sorunlarla mücadele ediyor. Ekonomik koşulların ağırlaşması, mühendislik ücretlerinin emeğin karşılığını vermemesi, güvencesiz çalışma ortamları ve mesleki yetkinliğin geri plana itilmesi, inşaat mühendislerinin temel gündem maddeleri arasında yer alıyor. Üstelik Deprem ve afetlerde olası kötü senaryolarda ilk önce İnşaat Mühendislerine büyük sorumluluklar düşüyor. Erkan yaptığı açıklamada olası “Bir depremde bina ile ilgili sorumlulukların ve yükün bedeli bir inşaat mühendisine kesiliyorsa karşılığında en azından haklarını tam alması gerekiyor,” dedi.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Çanakkale Şubesi Temsilcilik Kurulu ve Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Erkan, Kaleninsesi Gazetesi'ne yaptığı değerlendirmede, inşaat mühendisliği mesleğinin bugün tarihinin en derin ekonomik ve mesleki krizlerinden biriyle karşı karşıya bulunduğunu ifade etti. Mühendislerin üstlendikleri sorumluluk ile elde ettikleri ekonomik ve sosyal haklar arasında ciddi bir dengesizlik oluştuğuna dikkat çeken Erkan, mesleki emeğin karşılığının alınamadığını ve mühendislik hizmetlerinin giderek değersizleştirildiğini dile getirdi.

MÜHENDİSLİK EMEĞİ DEĞERSİZLEŞİYOR, MESLEKİ İTİBAR AŞINIYOR

İnşaat mühendislerinin yalnızca proje hazırlayan ya da şantiyelerde görev yapan teknik personel olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Erkan, mühendislik hizmetlerinin doğrudan kamu güvenliğiyle ilişkili olduğuna işaret etti. Bir yapının tasarımından uygulamasına, denetiminden kullanımına kadar uzanan süreçte mühendislerin üstlendiği sorumluluğun hayati önem taşıdığını vurgulayan Erkan, buna karşın mesleğin ekonomik ve toplumsal değerinin aynı ölçüde korunmadığını kaydetti.

Mühendislerin ekonomik kayıplarının yanı sıra güvencesiz çalışma koşullarıyla da mücadele ettiğini belirten Erkan, özellikle mesleki yetkinliğin göz ardı edilmesinin ve mühendislik hizmetlerinin fiyat rekabetine terk edilmesinin ciddi sonuçlar doğurduğunu ifade etti. Bilimin, tekniğin ve liyakatin geri plana itilmesinin mesleğin geleceğini tehdit ettiğini dile getiren Erkan, bu tablonun güvenli yapılaşma açısından da önemli riskler barındırdığını vurguladı.

GENÇ MÜHENDİSLER İŞSİZLİK VE GÜVENCESİZLİKLE KARŞI KARŞIYA

Akçansa’nın satışları 9 ayda 23,1 milyar TL’ye ulaştı
Akçansa’nın satışları 9 ayda 23,1 milyar TL’ye ulaştı
İçeriği Görüntüle

İnşaat mühendisliği alanında yaşanan sorunların yalnızca meslekte uzun yıllardır çalışan mühendislerle sınırlı olmadığını belirten Erkan, genç mühendislerin istihdam olanaklarının geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Üniversitelerden mezun olan genç mühendislerin mesleklerini hak ettikleri koşullarda icra edebilecekleri çalışma ortamlarına ihtiyaç duyduğunu ifade eden Erkan, işsizlik ve güvencesizliğin mesleğin geleceği açısından önemli bir sorun oluşturduğunu kaydetti.

Kamuda mühendis istihdamının artırılması, ücret ve özlük haklarının iyileştirilmesi, işe alım ve görev dağılımlarında liyakat ilkesinin esas alınması gerektiğini belirten Erkan, özel sektörde çalışan mühendislerin de insanca yaşamaya yetecek ücretlere ve güvenceli çalışma koşullarına kavuşması gerektiğini vurguladı.

Erkan'ın gündeme getirdiği bir diğer önemli başlık ise mesleki yetkinlik ve uzmanlaşma oldu. Mühendislerin üstlendikleri yetki ve sorumlulukların yasal güvenceye kavuşturulması, mesleki uzmanlaşmanın desteklenmesi ve sorumluluklarla yetkiler arasında adil bir dengenin kurulması gerektiğini belirten Erkan, proje, şantiye şefliği ve yapı denetim hizmetlerinin niteliğinin korunmasının önemine işaret etti.

GÜVENLİ YAPILAŞMA İÇİN NİTELİKLİ MÜHENDİSLİK HİZMETİ ŞART

İnşaat mühendislerinin taleplerinin yalnızca ekonomik haklardan ibaret olmadığını vurgulayan Erkan, mühendislik hizmetlerinin niteliğinin doğrudan toplumun yaşam hakkıyla bağlantılı olduğunu ifade etti. Özellikle deprem gerçeğiyle yaşayan Türkiye'de bilimsel esaslara dayalı, etkin ve kamusal denetimi güçlü bir yapı denetim sisteminin oluşturulmasının zorunluluk taşıdığını belirten Erkan, mühendislik hizmetlerinin ucuz iş gücü ve haksız rekabet anlayışına terk edilmemesi gerektiğini dile getirdi.

Deprem yargılamalarına da değinen Erkan, yapıların yıkılmasına neden olan tüm etkenlerin bilimsel ve teknik veriler ışığında değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Gerçek sorumluların ortaya çıkarılmasının yanı sıra meslektaşlarının adil yargılanma hakkının da güvence altına alınması gerektiğini belirten Erkan, sorumlulukların kişisel değerlendirmelerle değil, somut teknik bulgular ve bilimsel esaslarla belirlenmesinin önemini vurguladı.

Mühendislik emeğini savunmanın kamu yararını savunmak anlamına geldiğini ifade eden Erkan, mesleki haklar için yürütülen mücadelenin aynı zamanda toplumun güvenli yapılarda yaşama hakkıyla ilgili olduğunu belirtti. Emekli mühendislerin ekonomik ve sosyal koşullarının iyileştirilmesini de talepleri arasında sıralayan Erkan, mesleğin tüm kuşakları için sürdürülebilir bir gelecek oluşturulması gerektiğini kaydetti.

12 KASIM'DA ÇANAKKALE'DE ALANLARA ÇIKACAKLAR

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası tarafından yürütülen “Talebimiz Geleceğimiz” kampanyası kapsamında bir süredir ülke genelinde çalışmalar gerçekleştiriliyor. Şantiyelerden proje bürolarına, yapı denetim kuruluşlarından kamu kurumlarına ve üniversitelere kadar farklı çalışma alanlarında mühendislerle bir araya gelinerek mesleğin sorunları, talepleri ve çözüm önerileri gündeme taşınıyor.

Kampanyanın Çanakkale ayağında da meslektaşlarının taleplerini kamuoyuna duyurmak üzere harekete geçtiklerini belirten Fatih Erkan, 12 Kasım 2026 Perşembe günü saat 12.00'de Truva Atı önünde basın açıklaması gerçekleştireceklerini bildirdi.

Basın açıklamasında mühendislik emeğinin değerinin korunması, mesleki hakların iyileştirilmesi, çalışma koşullarının güvence altına alınması ve mühendislik hizmetlerinin toplumsal öneminin hatırlatılması için bir araya geleceklerini belirten Erkan, tüm meslektaşlarını ortak mücadeleye destek vermeye davet etti.

“12 KASIM BİR SON DEĞİL, MÜCADELEMİZİN YENİ AŞAMASI”

12 Kasım'da gerçekleştirilecek basın açıklamasının bir günlük etkinlikten ibaret olmadığını vurgulayan Erkan, mesleğin sorunlarını gündemde tutmaya devam edeceklerini ifade etti. Aralık ayında sürdürülecek çalışmaların, Mühendislik Haftası etkinliklerinin ve 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde gerçekleştirilecek faaliyetlerin de bu mücadelenin önemli parçaları olacağını belirtti.

İnşaat mühendislerinin ekonomik ve mesleki haklarına sahip çıkmasının, ülkenin güvenli yapılaşma politikaları açısından da önem taşıdığını dile getiren Erkan, dayanışmanın büyütülmesi gerektiğine dikkat çekti.

İnşaat mühendislerinin ortak çağrısı ise kampanyanın sloganında karşılık buluyor: “Talebimiz Geleceğimiz! Mesleğimize, emeğimize, geleceğimize sahip çıkıyoruz!”

Muhabir: Hacer ERDÖNMEZ