Çanakkale'nin değişen sosyal yapısı ve artan nüfusuyla birlikte kent yaşamında ortaya çıkan ihtiyaçlar, kadınların, çocukların ve engelli bireylerin günlük hayatını da etkiliyor. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Çanakkale Kadın, Aile, Çocuk ve Engelli Politikaları (KAÇEP) Başkanı Av. Mediye Buse Efendioğlu, Kaleninsesi'ne özel röportajında kentte yeterince konuşulmadığını düşündüğü sorunları, vatandaşlardan kendilerine ulaşan talepleri ve yürüttükleri sosyal sorumluluk çalışmalarını anlattı. Engelli bireylerin hareket özgürlüğünden kadınların güvenliğine, çocukların sağlıklı ortamlarda büyümesinden gençlerin gelecek beklentilerine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunan Efendioğlu, kent yaşamında erişilebilirlik, güvenlik ve karşılıklı saygının önemine değindi.
“Bir Engelli Rampasının Yetersizliği Çoğu İnsanın Hayatını Çok Etkiliyor”
Çanakkale'deki engelli yollarının mevcut durumunu eleştiren Efendioğlu, bazı güzergâhlarda kaldırımların ve engelli bireyler için ayrılan alanların amacına uygun kullanılamadığını söyledi. Engelli yollarının üzerinde ağaçlar ve çeşitli engeller bulunduğunu belirterek bu durumun hareket kabiliyeti kısıtlı bireylerin günlük yaşamını zorlaştırdığını ifade etti. Bir rahatsızlık nedeniyle yaklaşık dört ay yürümekte güçlük çektiği dönemden de söz eden Efendioğlu, yaşadığı deneyimin erişilebilirlik konusundaki eksiklikleri daha iyi anlamasını sağladığını anlattı. Bu tür düzenlemelere ihtiyaç duymayan kişilerin karşılaşılan güçlükleri her zaman fark edemediğini dile getiren Efendioğlu, “Bir engelli rampasının yetersizliği çoğu insanın hayatını çok etkiliyor. Biz farkında değiliz sadece. İnsanlar bunu hiç düşünmüyor” dedi.
“Önceden Daha Güvenliydi”
Çanakkale'de bir kadın olarak yaşamanın avantajlarını ve zorluklarını değerlendiren Efendioğlu, kentin birçok büyükşehre kıyasla daha rahat yaşam koşullarına sahip olduğunu ancak son yıllarda sosyal yapısının değiştiğini söyledi. Çocukluğundaki Çanakkale ile bugünkü kent yaşamını karşılaştıran Efendioğlu, “Türkiye'deki birçok kente göre, özellikle İstanbul'a göre bence daha iyi bir şehir. Ama bu geliştirilemez demek değil. Şehrimiz çok göç aldı son yıllarda. Ben küçükken herkes birbirini tanırdı burada. Kim kimin çocuğu, onu bilebilirdi. Ama şimdi öyle değil” ifadelerini kullandı. Nüfus artışının yalnızca trafik ve altyapı üzerinde değil, insanların günlük yaşamlarında da etkili olduğunu düşündüğünü anlatan Efendioğlu, özellikle kadınların kamusal alanlarda karşılaştıkları rahatsız edici davranışlara değindi. Sahil şeridinde yürürken geçmiş yıllara göre kendisini daha az güvende hissettiğini belirterek kişisel özgürlüklerin başkalarının yaşam alanlarına müdahale etmemesi gerektiğini söyledi. Efendioğlu, “Bir sahil şeridine çıktığım zamanlarda daha güvenli dolaşmayı ben de isterdim. Burası tabii ki herkesin istediğini yapmakta belli bir yere kadar özgür olduğu bir yer. Ama bazen insanlar ne dediğine dikkat etmiyorlar. Kadınların karşılaştığı rahatsızlıkların yalnızca kadınlara özgü bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini belirten Efendioğlu, “Kadın olarak da sıkıntı yaşıyorsun. İnsan olarak da sıkıntı yaşıyorsun” sözleriyle kent yaşamında karşılıklı saygının önemine dikkat çekti.
Çocuk Parklarının Temizliğini Eleştirdi
Kentteki çocuk parklarının temizliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Efendioğlu, özellikle küçük yaştaki çocukların kullandığı oyun alanlarında daha fazla hassasiyet gösterilmesi gerektiğini söyledi. Parklarda sigara izmaritleri ve çeşitli atıklarla karşılaşıldığını belirten Efendioğlu, mevcut önlemleri yeterli bulmadığını ifade etti. Kendisinin de bir köpek sahibi olduğunu ve hayvanları sevdiğini anlatan Efendioğlu, çocukların oyun alanlarına hayvanların kontrolsüz şekilde bırakılmasını doğru bulmadığını dile getirdi. Parkların temiz ve güvenli tutulmasının çocukların sağlığı açısından önem taşıdığını belirten Efendioğlu, “Oraya iki yaşında bir çocuk da gelip oynuyor. Nereden bilsin izmaritin ne olduğunu?” dedi. Henüz çocuk sahibi olmadığını ancak gelecekte kendi çocuğunun da aynı parkları kullanabileceğini söyleyen Efendioğlu, “Benim de çocuğum olabilir. Çok zor bir istek olduğunu düşünmüyorum” ifadelerini kullandı. Parkların korunmasında belediyenin sorumluluklarının yanı sıra vatandaşların davranışlarının da belirleyici olduğunu belirterek ortak duyarlılık çağrısında bulundu.
“Üreten Bir Kadına Bir Erkek Kadar Saygı Duyulmuyor”
Kadınların çalışma hayatındaki konumunu değerlendiren Efendioğlu, Çanakkale'de kadın istihdamı ve girişimciliğinin geçmiş yıllara göre geliştiğini gözlemlediğini ancak toplumsal eşitsizliklerin devam ettiğini söyledi. Kadınların iş hayatına katılmasının tek başına yeterli olmadığını, emeklerinin de erkeklerle aynı ölçüde değer görmesi gerektiğini belirtti. Avukatlık mesleğinde edindiği deneyimlerden örnekler veren Efendioğlu, “Günümüzde zaten artık kadınlar çalışıyorlar, iş hayatının içindeler. Ama maalesef iş hayatının içinde olan, nispeten üreten bir kadına bir erkek kadar saygı duyulmuyor. Bunu kendi mesleğim için de rahatlıkla söyleyebilirim” dedi. Kadınların karşılaştığı eşitsizliklerin toplumsal alışkanlıklardan bağımsız olmadığını ifade eden Efendioğlu, bu konuda farkındalık oluşturmanın yalnızca açıklamalarla mümkün olmayacağını dile getirdi. Kamu kurumlarında, yerel yönetimlerde ve günlük yaşamda kadınlara gösterilen saygının artırılması gerektiğini belirterek insanların çevrelerinde gördükleri davranışları örnek aldığını söyledi. Gerektiğinde pozitif ayrımcılık uygulamalarının kadınların desteklenmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti. Çanakkale'de kadın girişimcilerin ve çalışan kadınların önemli bir yere sahip olduğunu düşündüğünü anlatan Efendioğlu, ekonomik bağımsızlığın kadınlar açısından taşıdığı öneme değindi. Çalışmak isteyen ancak ekonomik ve sosyal güçlüklerle karşılaşan kadınlara imkânları doğrultusunda yardımcı olmaya çalıştıklarını belirterek “İsteğimiz tabii ki de kadın çalışmanın her alanında olsun. Üretmeye devam etsin” dedi.
Bir Yılda 11 Aileye Akülü Sandalye Desteği
KAÇEP bünyesinde yürüttükleri çalışmalara ilişkin bilgi veren Efendioğlu, kadın, aile, çocuk ve engelli politikaları kapsamında farklı sosyal sorumluluk faaliyetleri gerçekleştirdiklerini söyledi. İhtiyaç sahibi çocuklara kırtasiye desteği sağladıklarını, ailelerle ilgili konularda ise Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile iletişim kurduklarını anlattı. Engelli bireylere yönelik akülü sandalye yardımlarının kendisi için ayrı bir önem taşıdığını belirten Efendioğlu, son bir yıl içerisinde Çanakkale genelinde 11 aileye akülü sandalye ulaştırdıklarını açıkladı. İlçe teşkilatlarının katkısıyla merkez ve ilçelerde ihtiyaç sahiplerine ulaştıklarını, Eceabat dâhil birçok bölgede destek sağladıklarını ifade etti. Lapseki'de engelli çocukların eğitim gördüğü bir kuruma da çocukların taşınmasını kolaylaştırmak amacıyla tekerlekli sandalye yardımı gerçekleştirdiklerini söyledi. Yardımlarda karşılaştıkları en büyük güçlüğün kaynakların sınırlı olması olduğunu anlatan Efendioğlu, bütün talepleri aynı anda karşılayamadıkları için ihtiyaç sahipleri arasında öncelik belirlemek zorunda kaldıklarını belirtti. “Bana gelen taleplerin içerisinde bazen seçmem gerekiyor” diyen Efendioğlu, “Seçmek zorunda olmak çok üzücü bir şey” sözleriyle yaşadıkları güçlüğü dile getirdi. Özellikle çocuklara öncelik tanımalarının nedenini de açıklayan Efendioğlu, engelli çocukların eğitimlerini sürdürebilmeleri, okula gidebilmeleri ve sosyal faaliyetlere katılabilmeleri için daha fazla desteğe ihtiyaç duyabildiklerini ifade etti. Daha fazla destekçiyle bütün ihtiyaç sahiplerine ulaşmayı amaçladıklarını söyledi.
“Siyaset Demek Aynı Zamanda İnsana Yardım Etmek Demektir”
Siyasetin yalnızca parti faaliyetleri ve siyasi tartışmalardan oluşmadığını belirten Efendioğlu, toplumsal dayanışmanın da siyasi sorumluluğun önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Efendioğlu, “Siyaset yapmak demek yalnızca diğer siyasi partilerin üyelerine veya başkanlarına laf söylemekten ibaret olmamalı. Bunu her parti için söylüyorum. Siyaset demek aynı zamanda insana yardım etmek demektir” diyerek sahip olunan imkânların ihtiyaç sahibi insanlara ulaşmak amacıyla da kullanılması gerektiğini söyledi. Avukatlık mesleği ve KAÇEP görevi dolayısıyla kadın haklarıyla ilgili bazı duruşmalara katıldığını anlatan Efendioğlu, kadınların karşılaştıkları sorunlarla yalnızca siyasi değil, hukuki açıdan da ilgilenmeye çalıştıklarını belirtti. Gıda ve erzak yardımlarının önemini kabul etmekle birlikte çocukların sosyal ve duygusal ihtiyaçlarının da gözetilmesi gerektiğini ifade eden Efendioğlu, özellikle akran zorbalığının çocuklar üzerindeki etkilerine değindi. Maddi imkânsızlıkların çocukların sosyal yaşamlarında kendilerini farklı hissetmelerine yol açabildiğini belirterek bayramlık desteğiyle çocukların bayram sevincine katkı sağlamayı amaçladıklarını anlattı.
“En Çok Duyduğum Şikâyet Ulaşım Problemi”
Kadınlar ve ailelerle gerçekleştirdikleri görüşmelerde dile getirilen sorunlara değinen Efendioğlu, geçim sıkıntısının vatandaşların gündeminde önemli bir yer tuttuğunu ancak Çanakkale özelinde en sık ulaşım sorunuyla ilgili şikâyet aldığını söyledi. Ev kadınları ile çalışan kadınların beklentilerinin farklılaşabildiğini anlatan Efendioğlu, otomobil kullanımının zorlaşması nedeniyle bazı vatandaşların motosikleti alternatif bir ulaşım aracı olarak tercih ettiğini belirtti. Motosiklet kullanımındaki artışın yeni sorunları da beraberinde getirdiğini düşündüğünü söyleyerek trafik kurallarına uymayan sürücüleri eleştirdi. Çanakkale'de yaya önceliği konusunda olumlu gelişmeler de gözlemlediğini ifade eden Efendioğlu, trafik düzeninin yalnızca fiziki tedbirlerle değil, sürücülerin ve yayaların birbirlerine gösterdiği saygıyla da iyileştirilebileceğini dile getirdi.
Gençlerin Bir Bölümü Geleceğini Çanakkale'de Görüyor
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi öğrencileriyle de iletişim hâlinde olduklarını belirten Efendioğlu, gençlerin mezuniyet sonrasına ilişkin planlarının farklılık gösterdiğini söyledi. Bazı öğrencilerin eğitimlerini tamamladıktan sonra ailelerinin yanına dönmeyi tercih ettiğini, bazılarının ise Çanakkale'de çalışarak yaşamını sürdürmek istediğini anlattı. Ülkü Ocakları bünyesinde gerçekleştirilen faaliyetlerde üniversite öğrencileriyle bir araya geldiklerini ve gençlerle iletişimlerini sürdürdüklerini ifade eden Efendioğlu, Çanakkale'yi seven ve geleceğini burada kurmak isteyen öğrencilerin sayısının az olmadığını belirtti. Gençler arasında “Ben burada çalışmak istiyorum, hayatımı burada kurmak istiyorum” düşüncesini taşıyanların da bulunduğunu aktaran Efendioğlu, mezuniyetin ardından kentte yaşamayı tercih eden gençlerin beklentilerinin dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Çanakkale'de kadınların, çocukların, engelli bireylerin ve gençlerin karşılaştıkları sorunların çözümünde kamu kurumları, yerel yönetimler ve toplumun bütün kesimlerine sorumluluk düştüğünü belirten Efendioğlu, kent yaşamının herkes için daha erişilebilir, güvenli ve saygılı bir yapıya kavuşmasının önemine değindi.




