Çanakkale’nin tarihini sokaklarında, meydanlarında ve geçmişten günümüze ulaşan yapılarında keşfetmek amacıyla düzenlenen kent gezisi, Mimar İsmail Erten’in rehberliğinde gerçekleştirildi. Gezide kentin tarihsel gelişimi ve farklı toplulukların bıraktığı izler anlatıldı.
Şakir Çay Bahçesi önünden başlayan gezi kapsamında Deniz Müzesi, Fatih Camii, Nedime Hanım Konağı, Eski Ermeni Kilisesi, Korfmann Kütüphanesi, Mekor Hayim Sinagogu, İstiklal İlkokulu, Cumhuriyet İlkokulu ve Cumhuriyet Meydanı ziyaret edildi. Etkinlik, Halk Bahçesi’nde sona erdi.

“Çanakkale, Osmanlı döneminde yeni bir kent olarak ortaya çıktı”
Gezi sırasında kentin kuruluş sürecini anlatan İsmail Erten, Çanakkale’nin bugünkü kimliğinin Osmanlı döneminde şekillendiğini belirtti. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesinin ardından boğazın savunulması amacıyla Kale-i Sultaniye’nin kurulmasının, kentleşmenin başlangıcında belirleyici olduğunu ifade eden Erten, şöyle konuştu:
“Çanakkale, bugünkü kent kimliğini Osmanlı döneminde kazanan bir yerleşim. Fatih Sultan Mehmet’in 1453’te İstanbul’u fethetmesinin ardından boğazın savunulması amacıyla Kale-i Sultaniye’nin kurulması ve çevresinde gelişen yerleşim, kentin oluşumunda belirleyici oldu. Bu yönüyle Çanakkale, Osmanlı döneminde yeni bir kent olarak ortaya çıkması bakımından dikkat çekici bir örnek.”
Çanakkale’nin kuruluşunu yalnızca savunma ihtiyacıyla açıklamanın yeterli olmayacağını belirten Erten, boğazın ticaret, ulaşım ve kültürel etkileşim açısından da önemli bir geçiş noktası olduğunu vurguladı.
“Çanakkale Boğazı, binlerce yıldır bu coğrafyada yaşayan uygarlıkların yerleşme, ticaret yapma ve siyasi hâkimiyet kurma süreçlerinde belirleyici rol oynadı. Bölgeyi yalnızca savaşlar ve savunma üzerinden değerlendirmek yeterli değil. Boğaz, aynı zamanda farklı kültürlerin karşılaştığı, ticaret yaptığı ve birbirinden etkilendiği bir geçiş alanı oldu” diyen Erten, antik Troya’dan Osmanlı dönemine uzanan tarihsel birikime dikkat çekti.

Farklı toplulukların da izleri takip edildi
Kale-i Sultaniye çevresinde başlayan yerleşimin zamanla farklı toplulukların bir arada yaşadığı bir kente dönüştüğünü anlatan Erten, gezinin güzergâhı üzerinden Çanakkale’nin çok kültürlü geçmişini ele aldı.
Fatih Camii çevresinden Ermeni Kilisesi’nin bulunduğu alana, sinagogdan Rum Mahallesi’nin önemli noktalarına uzanan rota, farklı inanç ve toplulukların kent yaşamındaki izlerini ortaya koydu. Sarıçay kıyısındaki tarihî yapılar üzerinden ticari geçmiş de değerlendirilirken Cumhuriyet Meydanı’nda kentin Cumhuriyet dönemindeki değişimi üzerinde duruldu.
Erten, katılımcılara yapıların yalnızca mimari özelliklerini değil, tarihsel süreçte üstlendikleri işlevleri ve toplumsal hafızadaki yerlerini de anlattı. Böylece kent tarihi, geçmişten kalan eserlerin yanı sıra mahalleler, ticaret alanları ve gündelik yaşam üzerinden değerlendirildi.

Kent belleğinin korunmasına dikkat çekildi
Gezinin son durağı olan Halk Bahçesi’nde ise Çanakkale’nin kültürel geçmişinde önemli bir yere sahip Levanten kültürü ele alındı. Kentte geçmişte faaliyet gösteren yabancı konsolosluklar ve farklı toplulukların yaşam biçimleri üzerinden Çanakkale’nin çok kültürlü yapısına dikkat çekildi. Etkinlik, kentin tarihsel ve kültürel mirasının yerinde tanınması ve kent belleğinin gelecek kuşaklara aktarılmasının öneminin vurgulanmasıyla sona erdi.




