Çanakkale Kara Savaşları 101. Yıldönümü ve Anzak törenleri bugün sona eriyor

 ancak 101. Yıldan hatıra olarak geriye kalacak olan sanırım turizmciler arasındaki tartışma.

Otellerde doluluk oranı yüzde 60 mı yoksa 20 mi gerçekleşti. Bunun cevabını bu hafta alabiliriz. Görünen o ki, rentacar firmaları da dahil, memlekette kiralamak için araç kalmamış. Hele VİP araçları. Birbirimizi yemekten önümüze bakamıyoruz..

ASBEST KALKMADIKÇA

CHP’li belediye başkanının canlı yayın programını izlemedim. İzleyenler anlatıyor. “senin defalarca dile getirdiğin asbest borularla ilgili tek bir laf etmedi, soran da olmadı.”

Ne diyebilirim ki? Benim katıldığım bir program olsa amenna ancak kimse sormak veya şeffaflık (!) adına konuşmak zorunda değil !!!

Şehir içi içme suyu boru hatlarında asbest kullanımı yıllardır konuşulur. 2014 yerel seçimleri öncesi tartışıldı, belediye web sitesinden de asbest kullanımı teyit edildi. O günden buyana ne değişti, bilgim dahilinde değil. Başkana muhalif olmam belki aramızda iletişim problemi doğurduğundan bilgi erişimi açısından sıkıntı yaratıyor. Bilemem, ancak yazılarımın sıkı takipçisi olduğunu biliyorum.

Asbest boru kullanımının kaldırılmadığını da biliyorum.

Neden ve niçinler konusunda biraz önce bahsettiğim nedenlere bağlı enformasyon sıkıntısı olabilir.

Eski İl Başkanı CHP Danışma Kurulu toplantısında, her ne kadar ‘şahsi oyunuz binde 4’ diye iddia etmiş olsa da belki ‘yüzde 54 oy’ almanın rahatlığı. Böyle olsa da benim Çanakkale’de asbest gerçeğini sıkça vurgulamamı engelleyecek bir durum değil.

Oy oranları ile halkın sağlığını ölçme gibi ne bir yeteneğim var, ne de uzmanlık alanım.

Asbest kullanımının halk sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini söyleyen bilim adamları. Bilim adamına , bilimsel araştırmaların sonuçlarına dayandırarak ‘asbest boruları niye kalkmıyor’ eleştirisi yapıyorum.

Başkan açıklar veya açıklamaz. Benim gibi düşünür veya düşünmez.

İlgilisi var, yetkili kurumlar var.

Onlar için sıkıntı yoksa benim için de yok.

Ama asbest rüyalarımdan çıkmıyor.

Oy oranı hiç umurumda değil.

Bireysel veya partisel…

Kim kaç alırsa alsın.

Bu şehirde yaşayan herkes için sağlıklı yaşam istiyorum.

DEVRİM YAŞASIN

Radio terapisi biten ve kemoterapiye başlaması gereken 1.5 yaşındaki Devrim Yılmaz’ın tedavisi için en az 150 Bin TL paraya ihtiyaç varmış. Aile bütçesi yetmiyor. Sosyal devlet bu tür yardımları niye karşılamıyor, mevzuat Devrim için mi engel çok iyi bilmiyorum ancak Devrim ne pahasına olursa olsun yaşamalı ve yaşatılmalı.

Siyasi partiler, iş adamları, milletvekilleri, sivil toplum kuruluşları, belediye başkanı, vali , bürokrat her birimiz Devrim’e yardımcı olmalıyız. Karınca kararınca. Damlaya damlaya göl olur derler ya, aynen öyle. İmkanlar ölçüsünde. Koskoca Çanakkale.. Eğer Devrim’in ihtiyacı için bu memlekette 150 Bin TL yardım toplayamıyorsak yazık bize.

Hayatın başında, hiç bir şeyin farkında değil ama Devrim hayata tutunmak istiyor. Duyarlı vatandaşlar için; Valilik izni ile oluşturulan hesap numarası: Şebnem Kumtepe, Vahit Erencan ve Erdal Erdem adına İş Bankası - İnönü Şubesine TR46 0006 4000 0012 3010 0472 60 İBAN No'ya bağışlarınızı yatırabilirsiniz.

Haydi Çanakkale..

Devrim için elele…

YENİ KÖPRÜ

Esenler’den gelen trafiği rahatlatmak için Çanakkale Sarıçay’a yeni bir ulaşım köprüsü kurulacakmış. İtfaiye önünden Havaalanı yolunu bağlayacak bir proje. Olabilirliği tartışılmaktan çıkmış, kurulması her an olası bir projeden bahsediyoruz.

Ancak yine plansızlık çıkıyor karşımıza. İmar izni verilirken terki gereken yerler kapsamıyla ilgili plan eksikliği. Köprünün Havaalanı ayak ucu öyle dar ki.. İki yıl önce çok amaçlı Gençlik Merkezi inşaatına izin verilirken üç-beş metre çekme yapılsaydı belki bugün yol darlığını tartışmıyor olacaktık.

Havaalanı güvenlik duvarından istimlak yapılabilir mi? Biraz zor gibi. DHLM’nin bir önceki tutumu belli, kolay yer vermez.

Köprüden inerken daralan yoldan geniş bir güzergaha açılacak insanlar. Havaalanı giriş kapısı önüne geldiğinizde bir kavşak. Havaalanı trafiğini nasıl yönlendirecek, köprü çıkışı nasıl şekillendirecek? 4 değil tam 5 yol ağzı.

Kavşak oluşturulacak alanda birbiri ardından imar izinleri verildi şu iki üç yıl içersinde.

Trafiği rahatlatma adına olası kazalar kaçınılmaz gibime geliyor.

Hem köprü çıkışı hem de eski havaalanı giriş-çıkışındaki köşede daralan yol.

Trafiği havaalanı kavşağına yönlendirme biraz zor çünkü Troya Caddesi bugünkü yükü kaldırmıyor.

Aklım kesmiyor ama.

Sonucu bekleyelim…