ASKON Çanakkale’de de örgütlenmek için harekete geçmiş.

MÜSİAD’a rakip olur mu bilmem ancak Çanakkale’de ASKON epey üye kazanabilir kısa sürede.

Tabi İl temsilcisi kim olacak onu bilmiyoruz.

Bir iki isimden bahsediliyor ama netlik olmadığı için yazılamıyor.

Dün bu isimlerden biriyle görüşme yapılmış gibi bir şey geldi kulağıma ama teyit edemedim.

Bilgiler geldikçe paylaşacağız.

YANIK ORANLARI AÇIKLANSA

Çanakkale’de uzun süredir yanık merkezi kurulması için ciddi çalışmalar olduğunu yakından biliyor ve başlangıcının, daha doğrusu bu işe kafa yormak için Sağlık İl Müdürü Kenan Eliuz’un Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği yaptığı döneme dayandığını söyleyebilirim.

Nihayetinde son aşamaya gelinmiş.

Yeni Devlet Hastanesinde 5 yataklı bir ünite oluşturulmuş. Planlaması yapılmış. Sağlık kadrosu yanık eğitim kursuna gidecekmiş v.s.

Fakat benim asıl merak ettiğim ünite oluşacak kadar yanık vakası yaşanıyor mu Çanakkale’de? Öyle ya iş güvenliğine çok büyük önem veriliyor. Bu konuda merkezler kuruldu, iş güvenliği ile ilgili ciddi yaptırım ve sorumluk var.

Basında yanık vakalarına rastlamak mümkün değil çünkü vakaların bir çoğu ya Bandırma, ya Bursa gibi yerlere gönderildiği için İl’in istihdam veya diğer istatistik bilgilerinde de yer almıyor. Hangi işyerinde en fazla yanık vakası yaşanıyor bilgimiz yok. Yanık tedavisi nasıl sonuçlanıyor, insanlar şifa buluyor mu yoksa eksi mi oluyor? Hiçbiri hakkında bilgimiz yok.

Oysa iş güvenliği ve işçi sağlığını hükümet çok önemsiyor. Bu konuda yasalar çıktı. Hatta firmalar, sıfır kaza riski gibi iddialar ortaya koyuyor.

İş, aş, ekmek evet ama bir de insan sağlığı ve iş güvenliği ötelenemez bir şey.

Çanakkale’de kurulacak ünitenin ağır yanık vakalarını mı yoksa hafif yanık vakalarına mı bakacağı konusunda da bir açıklık yok. Farkındalık yaratma adına biran önce bunun açıklaması gerekiyor çünkü kamu yararı açısından önemli.

En azından insanlar bilir. Başımıza veya bir yakınımıza yardımcı olma adına en azından bilgi paylaşımı yapılabilir.

Haksız mıyım?

ÇANAKKALE’DE 1 MAYIS

Çanakkale 1 Mayıs’ta Türk-İş’e ev sahipliği yapacak. İzinler alındı. Diğer sendikalar da başvurularını yapıyor. 1 Mayıs’ı bayram, şenlik, düğün havasında kutlama türünden hazırlıkların başladığı ifade ediliyor. Gerilim yaratmama adına bazı sendikaların tertip komitelerinde çalışmalar yapıldığını aktardı arkadaşlar. 1 Mayıs’ı özüne uygun kutlamak her emekçinin hakkı. Bu anlamda tertip komitelerine büyük görevler düşüyor. Gerçi onlar bunun bilincindedir ancak geçmiş yıllarda bazı provokatif tutum sergileyenler de unutulmamalı.

İnsanların iyi niyetli, sağduyulu davranışını suiistimal edenler her zaman çıkar fakat önemli olan söz konusu oluşumlara karşı konulacak mesafe önemli. Sanırım bu yıl sendikalar provokasyon meyillisi bazı grupları soyutlayacaktır. Çünkü sonuçta hesap veren, sorumluluk taşıyan komiteler.

Dileğim; 1 Mayıs’a bayram havasında kutlamak.

Kutuplaşma, siyasi düşünce farklılığı gibi aşırılığa kaçmadan yapılması hepimizin ortak beklentisi.

1 Mayıs’a gölge düşürülmesin…

ÇAPKINLIK VE SİYASET

Gerçi ilgi alanım değil ama bu sefer farklı bir hikaye olduğu için yazmadan geçemezdim.

Muhafazakâr geçinen Çanakkale’de bir siyasetçi aslında çok hızlı zamparaymış.

İddia bu yönde. Ne iş yaptığı, siyasetteki pozisyonu sormayın. Nasıl olsa herkesin dilinde, bir gün sizin de dost meclislerinde kulağınıza gelebilir.

Efendim bu siyasi isim, para karşılığı ilişki kuran kadınlara müthiş düşkünmüş. Ne zaman ‘alo’ dese mutlak biri taksiyle buluşma adresine gelirmiş. Birlikte olduğu kadınlar alemde ‘böyle bir erkek yok’ diyerek bol övgüler yağdırıyormuş siyasetçi hakkında.

Evli, barklı, çoluk çocuk sahibi bu isim, ne zaman hovardalık yapacaksa eve telefonu açıp ya ‘parti toplantısı var ben geç geleceğim’ der, yada “Vekille birlikte ilçe ziyaretlerine katılmam isteniyor. Bu akşam gecikirim” türü mazeretleri öne sürdüğü için aile eşrafı birçok şeyin farkında değilmiş.

Durum idare etme anlamında bugüne kadar pek açık vermiyormuş ama son günlerde şüpheleri epey üzerine çeker olmuş. Bu nedenle de bazı parti toplantılarına mazeret bildirip katılmıyor, vekil gezilerine pek katılmıyormuş..

Niye anlattım bu hikayeyi?

Hani derler ya “Dinime dahleden bari Müslüman olsa.”

Sağda, solda hava basmasına diyecek sözüm yok hakkıdır ama bir tarafta muhafazakarlık, diğer tarafta meslek alanı dışında yer kapatma işlerine bulaşmış olmak bataklığın içine saplanma gibidir.

Çırpındıkça batarsın.

Kantarın topuzunu kaçırmamak lazım.

Alem özünden övgüyle bahsedebilir. Bu da o kişinin hoşuna gidebilir ama siyasetle uğraşıyorsa.

Hele gıybet…

Etraflıca anlatmaya gerek yok…

Terazi şaşmaya görsün…

Kefesi bir gün geçer kafana…

Hikâyenin özünde yatan bu…

Anlayana sivri sinek saz.

Anlamayana davul zurna bile az…