Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde Osmanlı döneminden günümüze ulaşan önemli tarihî miraslardan biri olan Atik Camii, yeniden ihya edilmeye hazırlanıyor. Kanuni Sultan Süleyman döneminde, Süleymaniye Vakfiyesi’ne dayanılarak yapımına başlanan cami, 1556-1566 yılları arasında inşa edildi. Uzun yıllar ibadete hizmet veren yapı, ilerleyen yıllarda kullanılmaz hâle gelerek zamanla yıkıldı.
Gökçeada Kaymakamı Osman Acar, caminin yeniden inşasına ilişkin yaptığı açıklamada tarihî kimliğine ve özgün mimarisine sadık kalınacağını belirterek, "Kanuni Sultan Süleyman döneminde, 1556 yılında inşa edilen Atik Camii'mizi tarihî kimliğine ve özgün mimarisine sadık kalarak yeniden Gökçeada'mıza kazandıracağız. Böylece asırlar öncesinden bizlere emanet edilen bir ecdat yadigârını yeniden inşa ve ihya etmiş olacağız" diyerek müjdeyi vermişti.
1878 yılına kadar aktif olarak kullanıldı
Atik Camii'nin tarihî geçmişine ilişkin bilgi veren Gökçeada İlçe Müftüsü Muharrem Altınhan, yapının Süleymaniye Vakfiyesi'ne dayandırılarak inşa edildiğini belirtti. Caminin yapım sürecinin 10 yıl sürdüğünü ifade eden Altınhan, "Atik Camii, Kanuni Sultan Süleyman'ın vakfiyesine, yani Süleymaniye Vakfiyesi'ne dayanılarak imar edilmiş bir cami alanıdır. 1556 yılında yapımına başlanmış, 1556-1566 yılları arasında inşaat süreci devam etmiştir" dedi.
Caminin tespit edilebildiği kadarıyla 1878 yılına kadar aktif olarak kullanıldığını kaydeden Altınhan, sonraki yıllarda yaşanan gelişmelerin yapının kaderini değiştirdiğini anlattı. Balkan işgali döneminde bölgenin Yunanistan tarafından işgal edildiğini belirten Altınhan, "Savaş sürecinde cami atıl duruma gelmiştir. 13 Temmuz 1942 tarihinde kullanılmadığı için zamanla metruk bir yapı hâline gelmiş, tehlike arz ettiği gerekçesiyle de yıkımına karar verilmiştir" ifadelerini kullandı.
Yeniden inşa için geçmişte de girişimler yapıldı
Atik Camii'nin yeniden ayağa kaldırılması için geçmişte de çeşitli girişimlerde bulunulduğunu aktaran Altınhan, ilk çalışmaların 1951 yılında başladığını söyledi. 1978 tarihinde bir grup kişinin caminin yeniden yapılması amacıyla bir araya gelerek dernek benzeri bir oluşum kurduğunu belirten Altınhan, bu girişimin sonuçsuz kaldığını ifade etti.
1990'lı yılların sonlarına doğru cami için yeniden çalışma başlatıldığını ve dernek kurma sürecinin tamamlandığını dile getiren Altınhan, "Cami için projeler çizilmiş, cami yaptırma ve yaşatma amacıyla bir dernek kurulmuştur. Ancak bu girişim de başarıya ulaşamamıştır" dedi.
İki buçuk yıldır çalışmalar sürüyor
Caminin yeniden ihyası için yürütülen mevcut çalışmaların yaklaşık iki buçuk yıl önce yeniden başladığını belirten Altınhan, hazırlık sürecinde önemli aşamaların tamamlandığını söyledi. Altınhan, "Çalışmalar bizim dönemimize denk geldi. Yaklaşık iki buçuk yıldır bu konuyla ilgileniyoruz. Arkeolojik kazıları yaptırdık. Rölöve ve restitüsyon çalışmalarını tamamladık. Gerekli ölçümler yapıldı" açıklamasında bulundu.
Caminin mülkiyetinin Vakıflara ait olduğunu ve bu nedenle ilgili kurumlarla koordineli hareket edildiğini vurgulayan Altınhan, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Balıkesir Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile sürekli iletişim hâlinde olduklarını belirtti. Altınhan, "Tarihî bir yapı olduğu için Vakıfların da onayıyla yer teslimleri yapıldı ve protokoller imzalandı. Vakıflar ile cami yaptırma derneği arasında gerekli protokoller gerçekleştirildi" diye konuştu.
Mimari proje tarihî örnekler incelenerek hazırlandı
Atik Camii'nin yeniden inşasında özgün mimari özelliklerin korunması amacıyla bölgedeki tarihî camilerin incelendiğini aktaran Altınhan, proje hazırlıklarında 15. ve 16. yüzyıl Osmanlı mimarisinden yararlanıldığını söyledi. Projenin hazırlanma sürecini anlatan Altınhan, "Proje hazırlanırken dönemin, yani 1550-1600'lü yılların Batı Trakya, Trakya, Çanakkale ve Balıkesir bölgeleri ile adalardaki camileri esas alındı. Limni adası gibi bu bölgedeki 15. ve 16. yüzyıl Osmanlı camilerinin mimari özellikleri incelendi. Bu örneklerden hareketle camimizin projesi hazırlandı. İnşallah camimizin temelini atacağız" ifadelerini kullandı.
Hamidiye Camii'nden daha eski
Atik Camii'nin Gökçeada'nın Osmanlı dönemine uzanan geçmişinde önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Altınhan, adada günümüze ulaşan Osmanlı dönemi camileri arasında tarihî açıdan daha eski bir konumda bulunduğuna dikkat çekti.
Gökçeada'da bugün Osmanlı döneminden kalan 1813 tarihli Hamidiye Camii'nin ayakta olduğunu belirten Altınhan, Atik Camii'nin bu yapıdan daha önce inşa edildiğini söyledi.
Caminin büyük bir ibadet yapısı olmadığını, yaklaşık 70-80 metrekarelik küçük bir mescit alanından oluştuğunu aktaran Altınhan, yapının adadaki ilk Türk-İslam cemaatinin ibadet hayatındaki işlevini şu sözlerle anlattı: "Burası, Türklerin adada kullandığı; cumalarını kıldığı, cenazelerini gerçekleştirdiği ve mevlitlerini okuttuğu küçük bir mescit alanıdır. Zaten çok büyük bir yapı değildir. Yaklaşık 70 metrekareyi bulmayan, 80 metrekare civarında küçük bir mescit alanından söz ediyoruz. O dönem adadaki ilk Türk-İslam Müslüman cemaatinin namazlarını kıldığı, cuma ibadetlerini ve cenaze namazlarını gerçekleştirdiği bir alandır."
Altınhan, camide ibadetlerin sona ermesinin ardından cemaatin başka bir camiye geçtiğini belirterek, "Bu camide ibadet sona erdikten sonra cemaat diğer camiye geçmiştir. Şimdi inşallah Atik Camii'ni de aslına uygun şekilde yeniden ihya edeceğiz" dedi.
Kurum ve kuruluşlar koordineli çalıştı
Atik Camii'nin yeniden Gökçeada'ya kazandırılması için Kaymakam Osman Acar, Gökçeada Belediye Başkanı Bülent Ecevit Atalay, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Gökçeada İlçe Müftüsü Muharrem Altınhan, Gökçeada Cami Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanı Hacı Ferit Yazıcı ve diğer paydaşlar koordineli bir çalışma yürüttü. Proje ve onay süreçlerinin tamamlanmasıyla birlikte yapım aşamasına geçilmesi için hazırlıklar tamamlandı.
Bugün temel atma töreni gerçekleştirilecek olan caminin yeniden inşasıyla Gökçeada'nın Osmanlı döneminden kalan tarihî mirasının korunması, geçmişte önemli bir ibadet alanı olan yapının yeniden yaşatılarak gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.




