Bayramiç CHP’de geçici yönetim görevlendirmesi yapılmış.
İstifanın ardından jet hızıyla görev.
Hakkını vermek lazım, CHP bu işlerde hiç vakit kaybetmeden gereğini yapıyor. Aylarca beklemiyor.
Hele münfesih duruma hiç düşürmeden…
İşini biliyor Nejat Önder ve ekibi…
ZEYTİNLİKLER EVET ZEYTİNLİKLER
Zeytin Yasası değişikliği ile ilgili tartışmalar gündemde. Hatta bu tartışmaların bir bölümü CHP’li İl Genel Meclisi Üyesi Hicri Nalbant tarafından bu ayki genel kurulda dillendirildi. Ayrıntılara girmeden bir paragrafını paylaşayım. Sayın Nalbant diyor ki “Zeytine sahip çıkmalıyız. Bir ses vermeliyiz. Bu yasa değişikliğine karşı bir açıklama yapmalıyız. Benim gönlümden geçen buradaki üç partinin grubu ortak bir açıklama yapalım. Zeytinlerimize sahip çıkıyoruz diye bu değişikliği yapmayın diye bir açıklama yapalım.”
Amenna, hep birlikte topluca zeytinliklere sahip çıkalım. Zeytin ağaçlarını koruyalım ancak bunu hep birlikte yapabilmek için burada yerel yönetimlere de iş düşüyor. İmar izinleri konusunda belediyelerin elinde önemli yetkiler var. Çanakkale’de, hiç değilse elde kalan zeytinlikleri koruma adına fikrimi ifade edeyim. Umarım bu önerime sayın Nalbant da katkı sunar, CHP’li belediye meclisi üyelerini ikna etme konusunda CHP içinde bir hassasiyet geliştirilmesine yardımcı olur.
Önerim şu; Barbaros gibi yerlerde inşaat izni vermeden önce alan taraması yapılsın. Plan notlarında bu konu yerel yönetimin bürokratlarını aşıp da meclise gelen bir konu ise imar komisyonu marifeti ile yer incelemesi yapılabilir. Tabi bunun için belediye meclisinin yetki vermesi gerekiyor. CHP öncülük etsin ve meclis kararı alınsın. 10-15 ağaç da bulunsa bu gibi yerlere inşaat izni verilemez niye meclisin kararı oluşsun. Daha olmadı parsel birleştirme gibi bir takım zorlamalar yapılabilir.
Niyet; gerçekten zeytin ağaçlarını korumaksa…
Her işte olduğu gibi sokağı süpürmeden önce kendi evimizin önünü temiz tutalım.
Ne derseniz sayın Nalbant?
YA ÇANAKKALE’DE
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yapılan baskınlar sonucunda bir çok firmanın insan sağlığını hiçe saydığı görülmüş. Et ve et ürünleriyle ilgili ciddi iddialar yer alıyor. Bakanlık bu firmaların listesini yayınlamış.
Güzel…
Ya Çanakkale’de diye sorası geliyor insanın.
Demek Çanakkale’de ürünler çok sağlıklı. Gerçekten böyle mi?
İlk başlarda piyasaya denetimleri yapılıyor, bizler yakından takip edebiliyorduk ama sonrası gelmedi…
İspiyonlamak için söylemiyorum. Kulağımıza hiç hoş şeyler gelmiyor. Mezbaha durumları nedir? Gidip inceleyen var mı? Kesime gelen hayvanların kesim öncesi kan testleri yapılıyor mu? Gerçekten hepsi sağlıklı bir şekilde mi kesime giriyor.
Sakatatlar hangi koşullarda? Hala dededen kalma eski teknoloji mi yoksa gerçekten önemli harcama yapan mezbaha kurucuları ile rekabet oluşturma adına eski yöntemle kesim yapanlar var mı?
Çanakkale’de köşe başı özellikle de gariban semtlerinde satılan et ürünleri alıp inceleniyor mu? AVM ve büyük alışveriş merkezlerinde denetim yapılıyor mu?
Keza aynı durum süt ve süt ürünleri için de merak uyandırıyor.
Ya Çanakkale’de…
Derken insan merak ediyor işte…
Yarın bir gün yerel manşetlere çıkarsa şimdiden demedi demeyin.
Firmalardan çok ilk akıllara gelen denetimciler olacak…
Hatırlatmış olayım da…
Tekirdağ’da bakan karşılama işlerini bırakın ey yetkililer.
Önce insan ve insan sağlığı…
LAPSEKİ ÖRNEĞİ
Palamut bol. 5 TL. Tava yok ızgara. Balık-ekmek. Boğaza nazır keyif de bedava..
Lapseki’den söz ediyorum…
İnsan böyle bir imkanı Çanakkale’de niye yaratamaz? Girişimci mi yok?
Geçenlerde yakın bir dostum anlatıyor; belediye engel…
Kordon Boyunu yiyecek, içecek, pişirme işlerine açmıyor. Granitler yağlanırmış…
Peki sende kayık içinde yap İstanbul Üsküdar’daki gibi. Bir zamanlar Eminönü’nde vardı. Halen o kayıklar duruyor mu bilmiyorum. Turşucular keyif katardı. Galata Köprüsü altında balık-ekmek satarlardı. Benzeri Çanakkale gibi yerde niye yok?
Millet restoranlara mahkum mu?
Palamut 5 TL. Restoranda yarısı 20 TL.
O yüzden Lapseki Kordon’u diyorum.
Lapseki’yi mi gitsek?
Teşvik ettiği için Belediye Başkanı sayın Eyüp Yılmaz’ı kutluyorum.
Kim daha halkçı kararı siz verin…