Ercan Yücel, açtıkları pazarın Çanakkale Belediyesi’nden aldıkları destek dışında farklı kurumlar tarafından destek görmek istediklerini aktardı. Üreticilerden Birsel Okumuş, geleneksel mekik oyasını modern tasarımlarla buluştururken kadınların üretime katılımının artmasını istediğini belirtti.

Çanakkale’de kadınların el emeğiyle hazırladığı ürünler, Halk Bahçesi’nde kurulan Sanat ve Tasarım Pazarı’nda vatandaşlarla buluşuyor. Takıdan aksesuara, geleneksel motiflerden özgün tasarımlara uzanan ürünlerin sergilendiği pazar, kadınların sanatsal üretimlerini tanıtmalarına ve emeklerini kazanca dönüştürmelerine imkân sunuyor.

Sanat ve Tasarım Pazarı’nın temel amacının, başka satış noktalarında kolaylıkla bulunmayan el emeği ürünleri vatandaşlarla buluşturmak olduğunu belirten Ercan Yücel, pazarın hem yerel halka hem de kenti ziyaret eden turistlere hitap ettiğini söyledi.

Yücel, “Dernek olarak sergiler açıyor, sergi açmak isteyenlere yardımcı oluyoruz. Ayrıca Sanat ve Tasarım Pazarı’nı oluşturduk. Belediyeye 15 günde bir dilekçe veriyoruz ve Halk Bahçesi’nin bize tahsis edilmesini sağlıyoruz. Burada emekçi kadınların kendi elleriyle ürettikleri, pazarda, çarşıda ve diğer satış noktalarında bulunmayan ürünlerin yer almasına dikkat ediyoruz. Bu şekilde özgün bir pazar oluşturuyoruz. Amacımız hem halkın ihtiyaçlarına cevap vermek hem de turistlerin buradan hatıra olarak alabilecekleri ürünler sunmak. Böylece el emeğiyle üretim yapan arkadaşlarımızın emeklerini değerlendirmelerine de katkı sağlıyoruz” dedi.

Pazarda iki erkek dışında tüm katılımcıların kadınlardan oluştuğunu aktaran Yücel, sanatla uğraşan üreticilerin çalışmalarını sergileyerek değerlendirebilecekleri bir alan oluşturduklarını kaydetti.

Kadın üreticiler için daha fazla destek çağrısı

Kadınların el emeği ürünlerini daha geniş kitlelere ulaştırabilmesi için mevcut desteğin artırılması gerektiğini vurgulayan Yücel, farklı ülkelerde ve turistik bölgelerde tarihi alanların çevresinde kurulan satış noktalarını örnek gösterdi. Çanakkale’de de benzer uygulamaların yaygınlaştırılmasının hem yerel üreticilere hem de kentin turizm potansiyeline katkı sağlayacağını belirtti.

Yücel, “İtalya’ya, Yunanistan’a veya Ürgüp’e gittiğinizde tarihi ve turistik müzelerin çevresinde mutlaka küçük pazarlar görürsünüz. Benzer uygulamaların Çanakkale’de de yaygınlaştırılması gerektiğini düşünüyorum ve bunu toplantıda da dile getirdim. Bence pazarlar, bazı etkinliklerin olmazsa olmazıdır. Müzik festivali bile düzenlense festivalin yanında stant açan, ürünlerini sergileyen ve satış yapan bir grup mutlaka bulunur. Bu anlamda desteğin biraz eksik kaldığını düşünüyorum. Şu anda belediyeden yer için destek alıyoruz, kendilerine teşekkür ederiz. Kamu kurum ve kuruluşlarından da destek istiyoruz.” diyerek beklentisini dile getirdi.

Pazarda Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu üreticilerin de bulunduğunu belirten Yücel, nitelikli ürünlerin daha fazla kişiye ulaşmasının önemine dikkat çekti.

Geleneksel mekik oyası modern tasarımlarla buluşuyor

Pazarda ürünlerini sergileyen Birsel Okumuş, Anadolu’nun geleneksel el sanatlarından mekik oyasını takı ve aksesuarlara taşıyor. Geleneksel motifleri farklı kullanım alanlarıyla buluşturmayı amaçladığını belirten Okumuş, üretim anlayışının temelinde kültürel değerleri yaşatmak ve kadınların yaratıcılığını teşvik etmek olduğunu söyledi.

Okumuş, “Benim tezgâhımdaki ürünlerin arkasında bir ideal var. Mekik oyası, Anadolu topraklarında uzun yıllardır kullanılan geleneksel bir motif. Özellikle Orta Anadolu’da kadınlarımız tarafından daha çok türban ve başörtüsü kenarlarında kullanılıyor. Ben de bu geleneği takı, toka, kolye, broş ve küpe gibi farklı ürünlerle değerlendirmek istedim. İstediğim şey, geleneksel değerlerimizi yaşatırken kadınlarımızın kendi yaratıcılıklarını da ortaya koyabilmeleri” ifadelerini kullandı.

Okumuş, kadınların farklı alanlarda üretim yaptığını ve ürünlerini maliyetlerini karşılayabilecek fiyatlarla satışa sunduğunu belirtti.

Okumuş, “Çanakkale Belediyesi’nin imkânları doğrultusunda, sanat derneği bünyesinde 15 günde bir çok farklı fikirlere sahip kadınlarla bir araya geliyoruz. Farklı alanlarda üretim yapan, birbirinden yetenekli ve yaratıcı kadınlarımız, kendi imkânları ölçüsünde ürünler ortaya koymaya çalışıyor. Ürettiklerimizi toplumun hizmetine sunarken en azından masraflarımızı ve kullandığımız malzemelerin maliyetini karşılayabilmek amacıyla ürünlerimizi çok yüksek olmayan fiyatlarla satışa sunuyoruz” dedi.

“Kadınlarımızın kendilerini özel hissetmelerini istiyorum”

Geleneksel el sanatlarının yalnızca geçmişten kalan bir miras olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Okumuş, bu ürünlerin günümüz yaşamına uyarlanarak yaşatılabileceğini ifade etti. Teknolojik gelişmelerin insan ilişkileri ve değerleri üzerindeki etkisine de değinen Okumuş, geleneksel üretimin insanın kendini ifade etmesine katkı sunduğunu dile getirdi.

Bor Sanat'ın Konuk Sanatçı Programı Çanakkale'de
Bor Sanat'ın Konuk Sanatçı Programı Çanakkale'de
İçeriği Görüntüle

Okumuş, “Çağdaş dünyayla birlikte gelişen bilgisayar teknolojilerini ve teknolojik entegrasyonu düşündüğümüzde, insanların yavaş yavaş insan olmanın ruhunu kaybettiğini düşünüyorum. Bu ruhu yeniden kazanmamız gerekiyor. Bütün kadınlarımız çok özel. Bu özel kadınlarımızın kendilerini de özel hissetmeleri gerekiyor. Ben de onların ruhlarına güzellik katmak adına geleneksel ürünlere yönelmelerini istiyorum” diye konuştu.

Hedef, kadınların kendi ürünlerini tasarlaması

Kadınların geleneksel motiflerden ilham alarak kendi tasarımlarını geliştirmelerini isteyen Okumuş, bu yolla hem el sanatlarının yaşatılmasını hem de yeni üretim alanlarının ortaya çıkmasını hedeflediğini söyledi.

Okumuş, “Şu anda ürünlerim ilgi görüyor ve insanlar ürünlerim hakkında sorular soruyor. Ancak asıl amacım, zamanla bu ürünleri örnek alarak kadınlarımızın da kendileri için bir şeyler tasarlamaları ve üretmeleri. İstediğim şey, geleneksel değerlerimizi yaşatırken kadınlarımızın kendi yaratıcılıklarını da ortaya koyabilmeleri” dedi.

Sanat ve Tasarım Pazarı, kadınların üretimlerini sergileyebilecekleri ve ekonomik kazanca dönüştürebilecekleri bir alan sunarken, üreticiler de el emeğinin karşılık bulması için daha fazla destek bekliyor. Pazarın farklı kurumların katkısıyla gelişmesi, kadınların sanatsal faaliyetlerini sürdürebilmeleri ve üretim yoluyla ekonomik hayatta daha fazla yer almaları açısından önem taşıyor.

Muhabir: Esra Nur Çay