Bir süre önce izlediğim bir haber kanalında gıda mühendisi Sayın Doktor Bülent Işık yaptığı açıklamalarda gıdalarda kullanılan Pestilit yani gıdalarda kullanılan renklendirme erken olgunlaştırma buna benzer gıdalarda yapılan kanun dışı uygulamalar 100 örnekten ancak 17'sinde izin verilen kullanım oranı tespit edildiğini söylüyor. İhracatlarda birçok ülkede daha gümrük kapısına tespit edilen fazlalıklardan dolayı bu ürünlerin geri gönderildiği Almanya'ya ihracatta tespit edelim. Geri gönderilen ve iç pazarlarda satılan hatta ülkede yasaklı tarım maddeleri çocuklarda nörolojik sistemi bozduğunu ifade etmişti. Bunun için şöyle örnek vermiş ; “Zararlı madde içeren bir gıda 80 kilo civarında bir insana yapacağı tahribat 30 kiloluk bir çocukta daha fazla tahribat yaptığını kadınlarımızın daha fazla olan hormonal sistemlerini bozduğunu ve kadınlarımızın daha fazla sağlık sorunu yaşadığını bu iç pazarlarda satılan gıdalara üreticiler tarafından miktarı belli olmayan estetik uygulandığını yani şeftali, kayısı, domates, karpuz gibi maddelere çok fazla uygulanmış olduğunu Tarım ve Orman Bakanlığı görevlerine çok daha fazla kontrol ve hizmet görevi düştüğü hakkında Sayın Doktor Bülent Işık izah etmiş oldu. Konuşmaların aklımda kalan kısımlarını siz kıymetli okurlarıma sundum.
Önceleri ilimiz Çanakkale'nin Salı ve Cuma pazarlarında üretilen sebze ve meyve üreticilerini ve Saraycık, Karacaören’li birçok köylü vatandaşların doğal ürettiklerinden alıyor iken bu defa artık eve bağımlı kaldım ve apartman görevlisi arkadaş tarafından sebze-meyve ve tüm ihtiyaçlarımızı marketten aldırmak durumunda kalıyorum. 2 ay kadar önce artık pazarlarda domates 15 lira iken marketlerde 29-30 liralardaydı ve apartman görevlisi arkadaş marketten 29 liradan aldığı domatesin dışı maddelerle olgunlaşmış içi bembeyaz bir haldeydi. Domatesi 2 ayda zor bitirdik. Yakınımızda kendi ürettiklerini satan manavlar da var onların ki nispeten biraz daha iyi.
Arada bir TRT Müzikte arşivden programını izliyorum. 1986 yılı Muazzez Abacı programını gösteriyor. Orada saz heyeti hepsi uzun ve yandan taralı saçları, Sayın Şef Mustafa Sınar Hoca yüzlerinde kan dolaşımından sağlıklı ve bir o kadar sıhhatliler belli ki. Şimdi bakıyorum insanlarımıza çok noksanlıklar var. İleri ülkelerin ülkesine sokmadıkları iç pazarlarda bizlere satılıyor. Aklıma geldi de adam taze biberlere tütün zehiri kullanmış. “Bunun zararı olduğunu bilmiyordum” diyor. Avrupa gümrüğünden geri çevrilmiş yine yıllarca duyduğum bir laf var trafik kuralları ve birçok konuda ; “Avrupalılar tesadüfen ölüyor, Türkler de tesadüfen yaşıyor” diye.
Kıymetli okuyucularım sizleri biraz da orada olsa aydınlatabildiysem ne mutlu bana.
Sağlıklı, Sıhhatli güzel günlere.