Bayramiç Orman İşletmesi'ne alınacak 35 mevsimlik işçi için 500 kadın başvuru yapınca alınacak kişiler kurayla belirlendi.

 Hem de asgari ücret alacaklar.

Mevsimlik iş, sadece bugün değil yıllardır siyasal iktidarların başını ağrıtır.

Dün de aynı bugün de.

Değişen bir şey yok…

ŞEHRİ TANIMAK YADA TANIMAMAK

Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın, Kentli Buluşmaları adı verilen ikinci toplantıda yönettiği şehri iyi tanımadığını gördük. Gökhan bu şehirde üç dönemdir belediye başkanı. Troya Caddesi de başkanlık görevine başladığı zaman en fazla iki yıl önce trafiğe açılmıştı. Hatta Troya Caddesi kullanıma açıldığı zaman başkan CHP’den Belediye Meclisi üyesi idi. Caddeyi karış, karış bilmemesi için bir neden yok.

Kentliler buluşmasının ikinci etabında bir vatandaş, havaalanına yakın kavşakta yaya geçici kurulduğu ancak bunun yayalar tarafından kullanım zorluğu bulunduğunu belirterek üst geçit talep etti.

Gerek Özay dönemi, gerekse Gökhan, CHP’li belediyeler olarak şehir içine üst geçit kurulmasına pek sıcak bakmazlar. Nitekim bu ısrar dün geceki toplantıda da görüldük ki; hala karşıyım karşı…

Neyse, tartışma konusu üst geçit değil. Gökhan’ın getirdiği sinyalizasyon önerisi.

Vatandalar diyor ki “Başkan caddenin bölünmüş bir bölümüne bu ışıkları koyacaksınız peki Troya Caddesi istikametinden gelen trafik akışını nasıl keseceksiniz? En fazla 20 metre sonra ışık var zaten kavşakta.”

“Olur. Hallederiz. Çalışsın arkadaşlar bakalım” diye sinyalizasyon önerisinde ısrar ediyor. Tam o sırada belediye bürokratları bölgenin haritasını koyuyor masasın üzerine. Kafa kafaya verilip yer incelemesi yapılıyor ama başkan hala ısrarlı “ışıklı ilgili bir çalışın bakalım.”

Bütün bu gelişmeleri maalesef üzülerek izliyorum. Israr ve inat niye?

Vatandaşın bahsettiği yaya geçi havaalanı kavşağına yakın. Diyelim; İzmir yönünden dosdoğru Troya Köprüsü istikametine geliyorsunuz aracınızla. Havaalanı Kavşağına girmeden kırmızı yandı durdunuz. Hemen ardından havaalanı istikametinden gelen araçlar için yeşil yanıyor. Sürücü ya Bodur istikameti veya İzmir yönüne, yada Troya Köprüsü istikametine yönelecek. Hatta Havaalanı istikametinden gelip Troya Caddesine yeşil veya kırmızı fark etmiyor kontrollü dönüş imkanı var.

Hadi bu ışığı da stop ettirdiniz. Peki Bodur Lisesi istikametinden gelip havaalanı istikameti ve Troya Köprüsüne dönüş imkanı olan araçları nasıl durdurup da yaya geçecek?

Yine iyi niyetle dönüşelim. Orta refüje geldi vatandaş bir şekilde, DUR.

Eyvallah duracak da nasıl?

ÇAGAZ önünde sinyalizasyon ayarlanacakmış. Hadi bunu da ayarladınız. Cuma Pazarı istikametinden sağa dönüş Troya Köprü ve caddeye devamlılık var. O araç akışını nasıl durduracaksınız? Getirip bir şekilde lamba koydunuz. Ne olur ortalık biliyor musunuz sayın başkan?

Sanayi istikametinden İzmir yönüne, ÇAGAZ’dan köprülü kavşaktan yine İzmir istikametine ve Cuma pazarı yönünden İzmir istikametine üç koldan araç akışı. Ortalık cehennem.
Hadi bundan da vazgeçtim. Dönüyoruz başa.

Birinin mesafesi yaya geçidine 20 metre, diğeri tahminen 500 metre.

Simdi ‘başkan şehri tanımıyor’ tespiti yaparken haksız mıyım?

EZBER OLUNCA

CHP Milletvekili Muharrem Erkek, Merkez İlçe’deki basın toplantısında diyor ki “ Kazdağları’nda siyanürle altın aranmasına karşıyız.” Tekrarlana, tekrarlana artık baydı. Adamlar ‘arama sırasında siyanür kullanılmaz’ dese de CHP “siyanür’ diye tutturmuş gidiyor.

Çevre hassasiyeti kimsenin tekeli değil. Bizler de temiz ve yaşanabilir çevreyi savunuyoruz. Aksini düşünen olacağını sanmıyorum.

CHP’nin çevre hassasiyetleri konusunda görev verdiği bir vekil Erkek. Eğer CHP, çevre algısını arama aşamasında siyanüre kilitlemişse olası bir CHP iktidarını düşünemiyorum. CHP, en az Çanakkale’de 15 yıldır konuşulup tartışılan altın madeni aramaları sırasında bugüne kadar siyanür kullanılmadığını bir türlü öğrenememişse, yarın iktidar olduğunda nasıl öğrenecek?

Öyle ya; ülke yönetimine talipsiniz. Maden dairesi, enerji v.s bir sürü bakanlıklar.

Muhalefetteyken öğrenilmeyen siyanür nerede kullanılır, nerede kullanılmazı öğrenebilmek için millet olarak bir 15-20 yıl daha mı bekleyeceğiz? Sabırlıyız bekleriz diyenler olabilir. Peki CHP’nin bırakın 15 yılı, 5 yıl iktidar olabileceğine ihtimal veriyor musunuz?

Önceden ezberlenen bir konu kolay unutulmuyor.

Tıpkı CHP’li Erkek’in ilk siyasete atıldığı zaman aklında kalan siyanürlü altın araması gibi.

Gerçi geçen akşam CHP’li belediye başkanı da katıldığı televizyon programında benzer bir iddia ortaya atmaya çalıştı ama daha sonra sözlerini düzeltti.

Demek istediğim şu; kendinizin dahi doğru dürüst bilmediği, bilgi sahibi olmadığı bir meseleyi seçmen çok daha iyi biliyor. O yüzden iddiaların da bir karşılığı olmadığını yüzde 25’lerle anlamış oluyoruz.

İlk ve son olma dileğimle.

Bir dahaki sefer siyanürü öğrenmiş olarak tartışmak üzere…

Hoşça kalın…