Nuh Kavmini suda boğduk. Hud Kavmi ve beraberindekileri bir rahmet olarak selamete erdirdik onları ağır azaptan kurtardık. İşte Ad Kavminin hali onlar rabbinin ayetlerini bilerek inkâr ettiler. Peygamberlerimize Asi oldular. Her inatçı zorbanın ardından gittiler. Onlar Allah'ın lanetine uğrayanlardır. Hud Kavmi olan Ad Allah'ın rahmetinden uzak kaldı. Semud Kavmine de kardeşleri Salih'i gönderdik. O onlara dedi ki eğer kavmim Allah'a tapın. Sizin ondan başka tapacağınız yoktur. Tövbe edin. Rabb’ın çok yakındır. Tevbeleri kabul edendir.  Onlar; “ ey Salih sen daha evvel içimizden biriydin bizi ne diye atalarımızın tapmakta oldukları şeylere tapmaktan vazgeçirmek istiyorsun. Biz senin bu davetinden adam akıllı şüphe içindeyiz.” Dediler. Salih dedi ki;  “ey kavim işte size Allah'tan bir ayet olmak üzere bir dişi deve onu bırakın da dünyada yayılıp otlasın. Ona fenalık edip dokunmayın. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar.” Derken dişi deveyi ayaklarından keserek öldürdüler. Salih dedi ki; “Yurdunuzda daha 3 gün yaşayın ne vakit azap emriniz geldi Salih ve onunla beraber olanların Rahmetini de kurtardık. Onları o günün ayetlerinde koruduk şüphe yok ki Rabbin kuvvetlidir, saffetlidir.” 

Zalimleri korkunç bir ses aldı götürdü. Korkudan oldukları yerde canları çıktı. Onlar sanki yurtlarında hiç yokmuş gibi oldular. Elçilerimiz İbrahim'e müjde ile gelip; “Selam” dediler. İbrahim'in getirdiği kızartılmış buzağıya ellerini uzanmadığını görünce içine korku geldi. “Korkma” dediler. “Biz Lut Kavmine gönderildik.”  İbrahim'in karısı ayakta hizmet ediyordu. Güldü. Biz de ona ishak’ı ardından Yakub’u müjdeledik.  “ Olur mu ben bir kocakarı, kocamda bir ihtiyar adam iken ben mi doğuracakmışım.”  Elçiler dediler:  “Sen Allah'ın emri ne mi şaşıyorsun?  Ne vakit ki  elçilerimiz  Lut’un yanına vardılar. Lut Kavmi kadınları bırakıp erkekler birbirine yanaşıyordu.  Melekler endişelenen Lut’a ; “ Korkma” dediler.  “Sen ortalık karanlık olunca beraberindekilerle karın müstesnadır.  Arkana bakmadan terk et. “  Sabaha karşı o o beldelerin altını üstüne getirdik.  Medyen Kavmine de kardeşleri Şuayb'ı gönderdi. “Ey kavmim dedi ölçeği tartıyı adam akıllı tartın. Sakın putlara tapmayın.” dedi ise de,  “Bizler babalarımız bu halde bulduk.  Bizleri vazgeçirmek için mi çalışıyorsunuz?”  Şuayb kavmi peygamberini dinlemediler ve onları da korkunç bir ses aldı onlar da oldukları yere çakıldı ve onlar da orada hiç oturmamış gibi oldular.

 Sayın okurlarım kısa da olsa sizlere bilgilendirdiğim için mutluyum.  İnsanların birbirlerine hürmetlerinde zulümleri arttıkça çeşitli felaketler başlarına geliyor.  Hala gelmekte olup dünyamızı birileri yakıyor. Dünyamız yanıyor.

Selam ve hürmetlerimle