Çanakkale’de sağlık çalışanlarının çalışma koşulları, personel yetersizliği ve artan iş yükü gündemdeki yerini koruyor. Çanakkale Sağlık-Sen Şube Başkanı Suat Özen, sağlık çalışanlarından kendilerine en sık iletilen sorunların başında personel yetersizliği ve iş yükündeki artışın geldiğini söyledi.

Özen, sorunun temelinde Sağlık Bakanlığı’nın mevcut personel planlama sisteminin bulunduğunu belirterek, Türkiye genelinde uygulanan “Sağlıkta Dönüşüm” politikasıyla birlikte sağlık hizmetlerinin yapısının değiştiğini ancak personel planlamasının buna paralel olarak güncellenmediğini ifade etti.

“Sağlık Bakanlığımız hâlâ personel planlamasını, hemşire planlamasını yatak bazlı yapmaktadır. Lakin şu anda birim bazlı hizmet sunumuna geçildi. Bakanlığın bu konuda kendisini güncellemesi lazım. Çünkü her açılan birim, yeni personel ihtiyacı doğuruyor.” dedi.

Çanakkale Devlet Hastanesi'nde anlamlı ziyaret
Çanakkale Devlet Hastanesi'nde anlamlı ziyaret
İçeriği Görüntüle

“Yatak üzerinden planlanan personel sayısı ihtiyacı karşılamıyor”

Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’ni örnek gösteren Özen, hastanelerde yeni hizmet birimlerinin açılmasının mevcut personel ihtiyacını artırdığını söyledi.

Özen, “Toplam 500 yataklı hastane deriz. Çanakkale Devlet Hastanesi'ni örnek vereyim. 500 yatak üzerinden personel planlaması yapılır. Ama artık birim bazlı çalışmaya geçilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Evde sağlık birimi, palyatif bakım birimi, günü birlik tedavi birimi gibi yeni birimlerin açılmasıyla birlikte ek personel ihtiyacının ortaya çıktığını belirten Özen, “Açılan her birim için 5-6 civarında personel geliyor. Bu da ister istemez yatak üzerinden planlanan personel sayısıyla örtüşmüyor” diye konuştu.

Acillerde yoğunluk şiddet riskini artırıyor

Sağlıkta şiddet konusunda Çanakkale’nin diğer illere göre daha iyi durumda olduğunu belirten Özen, özellikle acil servislerdeki yoğunluğun zaman zaman çalışanlar ile vatandaşlar arasında gerilime neden olduğunu söyledi.

Çanakkale’de günlük acil servis başvurularının 750-800 civarında olduğunu belirten Özen, çocuklarla birlikte bu sayının 1000 kişiye ulaşabildiğini ifade etti.

“Ortalama 1.000 kişinin geldiği bir acil servis düşünün. Her gelen için kendi sağlık sorunu acildir. Kalp krizi de geçirseniz acile gitseniz sizin için acildir. Herkesin işi acildir.” diye konuştu.

Acil servislerde sarı ve yeşil alan uygulamalarının bulunduğunu belirten Özen, ağır vakalara müdahale edilirken diğer hastaların beklemek zorunda kalmasının gerilime yol açabildiğini söyledi.

Çanakkale’de sağlıkta şiddet vakalarının sınırlı olduğunu belirten Özen, “Çanakkale olarak fazla büyük olaylar yaşamadık. Belki iki yılda bir tane yaşamışızdır. Ama Çanakkale olarak diğer illere göre çok çok iyiyiz” dedi.

Sağlıkta şiddetin önlenmesi için vatandaşlara da çağrıda bulunan Özen, şu ifadeleri kullandı.

“Önce vatandaşlarımızın bu konuda duyarlı olması lazım. Çünkü karşılarındaki kişinin bir insan olduğunu ve onlara hizmet üretmek için orada olduğunu hatırlamalarını isterim. Başka bir şeye gerek yok.”

112 ekiplerinde coğrafi mesafe sorunu

Çanakkale’nin geniş bir coğrafyaya yayılmış olmasının 112 acil sağlık hizmetleri açısından önemli bir faktör olduğunu belirten Özen, bazı bölgeler arasındaki mesafenin yaklaşık 200 kilometreye ulaştığını söyledi.

Yenice, Kalkım, Yenimahalle ve Kavak gibi bölgelerde ambulansların hizmet verdiğini belirten Özen, Bakanlık planlamasına göre kentte ambulans sayısının yeterli olduğunu ifade etti.

Özen, vatandaşların ambulansların geliş süresine ilişkin beklentilerinin zaman zaman sağlık çalışanlarıyla gerilime dönüştüğünü belirterek, “Kişi telefonu açıp 112 çağrı merkezini arayıp ‘İki dakika sonra ambulans burada olsun’ istiyor. Öyle bir durum söz konusu değil” dedi.

Bu durumun zaman zaman personelin tehdit edilmesine kadar varabildiğini belirten Özen, “Personelin üzerine yürümeler, personeli tehdit etmeler gibi durumlar yaşanabiliyor” ifadelerini kullandı.

“Sorunların yaklaşık yüzde 90’ı çözülüyor”

Sağlık-Sen’in yaklaşık 2 bin 500 sağlık çalışanına hizmet verdiğini belirten Özen, sendikanın çalışanların sorunlarının çözümü için ilgili kurumlarla temas halinde olduğunu söyledi.

“2.500 üyemizin sorunlarına çözüm üretmek, iş yerlerinde yaşamış oldukları sorunlarla ilgilenmek için çalışıyoruz. İlgili kurumlarla iyi ilişkiler içerisinde, sağlık çalışanlarının ilk çaldığı kapıyız” diyen Özen, çalışanların sorunlarının yaklaşık yüzde 90’ının çözüme kavuşturulduğunu söyledi.

Sağlık çalışanlarından üç temel talep

Özen, önümüzdeki dönemde sağlık çalışanlarının çalışma koşullarında değişmesi gerektiğini düşündüğü üç temel başlığı da açıkladı.

İlk sırada personel planlamasının birim bazlı olarak güncellenmesi gerektiğini belirten Özen, ikinci olarak gece çalışması ve farklı mesai uygulamalarının yasal bir düzene oturtulmasını, üçüncü olarak ise yıpranma payının yeniden düzenlenmesini istedi.

Özen taleplerini şöyle sıraladı:

“Bir; bakanlığın hastanelerdeki personel sayısı planlamasını mutlaka birim bazlı olarak güncellemesi gerekmektedir. İki; gece çalışması uygulamasının, farklı mesai götürü uygulamasının tamamen yasal bir düzene oturtulması gerekmektedir. Üç; yıpranma payının yüzde 90'ından ziyade daha makul bir seviyeye çekilmesi gerekmektedir.”

Çalışanların ücret ve emeklilik gelirleri arasındaki farka da dikkat çeken Özen, sabit ve teşvik ödemelerinin emekli kesesine dahil edilmesi gerektiğini belirtti.

“Alın terinin karşılığını bulduğu bir maaş skalasının mutlaka oluşturulması gerekmektedir. Sabit ve teşvik ödemelerinin mutlaka emekli kesesine sayılması gerekmektedir” diyen Özen, çalışanların aktif görevde aldıkları ücret ile emeklilik dönemindeki gelirleri arasındaki farkın ciddi bir sorun olduğunu söyledi.

Muhabir: Esra Nur Çay