Şanlıurfa Valiliği himayesinde gerçekleştirilen “Peygamberler Diyarı Şanlıurfalı Gençler Ecdadın İzinde” adlı proje kapsamında Çanakkale’ye gelen Şanlıurfa Valisi Güngör Azim TUNA, Vali Orhan TAVLI’ya nezaket ziyaretinde bulundu.
Sayın TUNA’nın Çanakkale üzerinde emeği büyük. Şimdi de Urfa’yı Çanakkale’yle kardeşlik bağları kurdurmak için çaba harcıyor…
İnsanoğlu’nun hayatında bazı sevgi bağları var ki, yıllar bile köreltemiyor…
Sağolun sayın Valim..
MUTAN NE YAPMAK İSTİYOR?
Kepez Belediye Başkanı Dr. Ömer Faruk Mutan’ın basın toplantısından gazetelere yansıyan sözlerine bakıldığında Sayın Mutan durağan dönemden aktif döneme geçiş yapıyor gibi. Durağan dönemdeki kasıt; Mutan, bayram öncesi Ak Parti Belde Başkanlığına getirilen Alper Altınok’u bir süre ‘ne yapacak’ diye bir süre izlemesinden kaynaklı. Buna CHP Kepez Belde’deki iç dinamikleri de eklemek lazım.
Mutan Altınok’u sanırım “siyasi deneyimi yetersiz” görüp bir anlamda rekabet yaratacak ölçüt olarak kabul etmedi. CHP’li birçok belediyeden farklı yöntem ortaya koyduğu ve bunu da bizlerin sıkça basında dile getirmiş olmamız, Mutan cephesinde olduğu kadar CHP içersinde ‘büyük başkan’ ilanı yarattı.
Tabi Kepez Belde Örgütü hariç. Bizim gibi düşünmediğini defalarca ortaya koymaya çalıştılar ve sessiz kalarak. Hemen burada CHP Belde Başkanı Birol Arslan tarafından yaptırılan anketi hatırlatmada fayda var. CHP’nin Kepez tabanında değişim isteği Mutan’ın milletvekili adaylığı çıkışı ile baş gösterdiğini bilip de söylemeyen, daha doğrusu cesareti ortaya koymayanların varlığını unutmamak lazım.
Kepez halkında da yaygın görüş; Alper Altınok’un Ak Parti Kepez Belde Başkanlığına gelişiyle kısa sürede belde halkı ile kurduğu sıcak diyalog ve iletişim, alışagelmiş merkeziyetçi siyasetin dışına çıkıp nüfus bazlı yoğunluk olan yerlere yönelişiyle Ak Parti’nin Kepez’de her gün ivme kazanması, Altınok’a olan güvenirlik, toplumsal mesele üzerine Altınok’un geliştirdiği formül, girişimler, akıllı siyasetin birer örnekleri olarak ortaya çıkınca bu gelişmeler CHP tabanında rahatsızlık yaratmaya başladı diyebiliriz.
Doğaldır ki; CHP, Kepez’de belediye başkan adayı arayışına girdi. Nitekim CHP Belde Kongresinde eleştirisel tepki başkanın yüzüne karşı gösterilecekti ama gitmedi. Böylesi kriz durumlarında Mutan, fırsata çevirmede beceriklidir. Yapılacak iş belli. Taban baskısının önünü kesmek için yapılması gereken; ara verilen rutin basın toplantılarını yeniden programlamak. Nitekim de öyle oldu.
Kepez’de son bir ayda sesli olarak her yerde dillendirilmeye başlanan Çay Yatağının Ak Partili Altınok tarafından temizletilmesi, arıtmanın belediyeden kaynaklı yetersizliğinin ortaya çıkması, Kepez’in hem ekonomik hayatı hem de nüfus artışında önemli görülen yeni Devlet Hastanesinin belediye tarafından alt ve üst yapı sorunun çözümlenmeyişi gerçeği arkasında belediyenin olduğu ulu ortaya serilip CHP’nin içindeki eleştirisel tavır da eklenince Mutan cephesinde “bir taş atıp iki kuş vurmanın tam zamanı” idi.
Bir taşla iki kuş vurmaya çalıştığını Mutan’ın şu sözlerinde görüyoruz” Ömer Faruk Mutan’ı iterek, kakarak prim yapamazsınız.” Yani hem Kepez’deki CHP Örgütüne, hem de Ak Parti’ye ısrarla şu mesajı vermeye çalışıyor; Beni rahat bırakın… Belli ki; belde de önemli nüfus ve dolayısıyla oy potansiyelini oluşturan balıkçılık, meyve bahçeleri işi yapanların muzdarip olduğu çay yatağını kirlettiğine pişmanlığını “Belediye başkanı olarak yaptığım bir sallama kepçe kadar değeri yok mu?” sözleri ile dışa vurduğunu görüyoruz. Eleştirilere bir anlamda kırıldığını ima etmeye çalışıyor gibi…
Hep diyoruz; siyasi ihtirasla toplumsal hizmetleri birbirinden ayırmak lazım.
Somut örnektir ve her yerde anlatırım; SUKAP , Kepez için hayati bir projedir. Belediye imkanlarıyla bu proje yapılamaz mıydı? Pek ala yapılabilirdi ama vatandaşın sırtında. Borçlanmayla yapılacak kredi için bile imza konusu aylarca sürüncemede kaldı. Mutan gitti Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’a. Ne oldu? Yarısından fazlası hibe kredi. Kim kazandı burada? Kepez halkı…
Projenin ihale edilmesinde zamanlama zafiyeti v.s hiç oralara girmeden sonuca bakıyorum; Ak Partili Bülent Turan’ın hibe kredi sağlamada gösterdiği çabaya rağmen hastane inşaatı uzadıkça uzadı çünkü kod farkı yüzünden kanalizasyon bağlanamadı.
Şimdi de belediyenin yapması gereken hastane yolu . Ortak uzlaşı ile çözüm yolu aranamaz mı? Niye basın üzerinden özel firmaya dayattırılmaya çalışılıyor? Hastanenin açılması Kepez ekonomisine öyle katkı getirecek ki, en azından ev kiralama. Hastane çalışanlarının Kepez’de yaşayıp ihtiyacını Kepez’de karşılaması. Hiç mi düşünülmüyor?
Doğrudur Altınok’un Kepez’de Ak Parti Belde Başkanı olmasıyla birlikte bir şeyler değişmeye başladı. Artık o eski, klasik siyaset tarzı kalkıyor. Yerel iktidar olmamasına rağmen Altınok’un Kepez sorunları ile alakalı gösterdiği hassasiyet ve elini taşın altına sokması özlenen siyaset tarzı…
Millet çatışma, laf yarışı değil icraat bekliyor…
Ben bugüne kadar Altınok’un veya Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın Mutan hakkında çıkıp karşılıklı restleşme yaşanacak ortaya bir söz attığını hatırlamıyorum. Niye şimdi durduk yerde gerilim çıksın ki…
Bir taş atıp iki kuş vurmaya ne hacet var?
Eğer dert Kepez ise, elele vermek gerek...
KARARNAME YAYINLANDI
Uzun süredir beklenen Emniyet Müdürleri Kararnamesi yayınlandı.
Çanakkale Emniyet Müdürü Yılmaz Özden merkeze yani Polis Başmüfettişliğine çekildi, hayırlı olsun.
Yılmaz müdür, 15-16 Temmuz’da teşkilatı yönetme ve asayişi sağlama adına gerçekten önemli görev üstlendi ve Çanakkale’de kayde değer durum yaşanmadı.
Daha sonradan FETÖ/PDY soruşturmalarına bağlı olarak açığa alınan ve görevden uzaklaştırılan polis kadro sayısına bakılırsa Özden müdürün 15-16 Temmuz’da teşkilatı yönetmesi önemliydi…
Yılmaz Özden müdürün merkeze çekilmesini ben biraz da ‘dinlendirme’ olarak bakıyorum. Belki ileri safhada başka görevlerde görebiliriz kendisini.
Bunu daha önce de yine bu sütunlardan irdelemiştim…
Altında bahane aranmamalı çünkü bu bir nöbet değişimi…
İHALE SAFHASI
Çanakkale 1915 Boğaz Köprüsü’nün ihale takvimi belli oldu. Dendiği gibi yeni yılın ilk ayında telifler verilecek. Büyük ve maliyetli bir proje. İhale ilanı Resmi Gazetede yayınlanmadan bir gün önce köprü geçişiyle ilgili Başbakanın sözlerinden yola çıkarak fiyat eleştirisi yapanlar şimdi ne diyecek…
Başbakanın sözlerini aslında bir hesap kitap meselesi olarak algılamak lazım…
Köprü ihaleye bütüncül çıkıyor. Otobanları ile birlikte.
Geriye konuşulacak ne kaldı?
Köprü geçişiyle ilgili eleştirilere gelirsek eğer; herhalde köprüye karşı olanlar için biçilmiş kaftan. Hele biraz daha bekleyelim. Allah ömür verirse göreceğiz. Köprü geçiş fiyatını yüksek bulanlar bakalım o gün geldiğinde köprüden geçecek mi?
Şimdiden iddialı konuşuyorum; ilk geçen onlar olacak.
Kırmızı meşinleri önceden hazırlayın mesajı olarak algılamak lazım karşıtlar için…