Çanakkale'de küçük esnaf, artan maliyetler, düşen alım gücü ve finansmana erişimde yaşanan sorunlarla ayakta kalma mücadelesi veriyor. Kaleninsesi Gazetesi olarak, hem Çanakkale'deki esnafın yaşadığı ekonomik tabloyu hem de Türkiye tekstil sektörünün içinde bulunduğu süreci, Çanakkale Terziler Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Mehmet Budak ile kapsamlı bir röportajda ele aldık. Budak, krediye erişimde yaşanan engellerden tekstil sektöründeki yapısal sorunlara, artan maliyetlerden kapanan iş yerlerine kadar birçok başlıkta önemli değerlendirmelerde bulunurken, mevcut sistemin sürdürülebilir olmadığını vurgulayarak ilgili kurumlara çözüm çağrısında bulundu.

Başkan Mehmet Budak, Hazine destekli kredi limitlerinin artırılmasının tek başına çözüm olmadığını belirterek, SGK, Bağ-Kur ve vergi borcu bulunan esnafın kredilere erişemediğini söyledi. Tekstil sektörünün tarihinin en ağır krizlerinden birini yaşadığını ifade eden Budak, "Esnaf borcunu ödeyebilmek için krediye ihtiyaç duyuyor ancak mevcut sistem buna izin vermiyor" dedi.

Son dönemde Hazine destekli esnaf kredilerinin üst limitleri artırılmış olsa da, krediye erişim şartları nedeniyle çok sayıda esnaf bu imkândan yararlanamıyor. Özellikle SGK, Bağ-Kur ve vergi borcu bulunan işletmelerin kredi başvurularının reddedilmesi, ekonomik darboğazdaki esnafın yükünü daha da ağırlaştırıyor. Bir yanda kira, personel giderleri, enerji maliyetleri ve vergilerle mücadele eden işletmeler, diğer yanda üretim ve ticaretlerini sürdürebilmek için ihtiyaç duydukları finansmana ulaşamıyor.

Esnaf Artan Borç Yükü Altında Ayakta Kalmaya Çalışıyor

Çanakkale Terziler Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Mehmet Budak, Kaleninsesi'ne yaptığı değerlendirmede küresel ölçekte; yalnızca ekonomik bir kriz yaşanmadığını, aynı zamanda üretim anlayışının ve rekabet koşullarının da köklü biçimde değiştiğini söyledi.

Budak, özellikle tekstil sektörünün yüksek üretim maliyetleri nedeniyle uluslararası rekabette ciddi güç kaybettiğini belirtti. Açıklamasında; "Türkiye bugün yalnızca ekonomik bir krizden geçmiyor. Aynı zamanda üretim anlayışının, rekabet anlayışının ve sanayi reflekslerinin değiştiği bir süreç yaşıyoruz. Bu değişimin en ağır yükünü ise esnaf taşıyor,” dedi.

"Kredi Limiti Arttı Ama Esnaf Krediye Ulaşamıyor"

Budak'a göre artan kredi limitleri; uygulamadaki şartlar nedeniyle bu düzenleme birçok esnaf için bazı zorlukları da beraberinde getiriyor. "Esnaf kredi limitlerinin artırılmasından memnun ancak krediye ulaşamıyor" diyen Budak; "SSK, Bağ-Kur ya da vergi borcu bulunan esnaf kredi kullanamıyor. Bugün borcu olmayan esnaf neredeyse yok. Önce kira ödeniyor, personel maaşı ödeniyor, elektrik, doğalgaz, vergiler ve diğer giderler karşılanıyor. Borçlarını ödeyemeyen esnaf da doğal olarak krediye erişemiyor,” şeklinde konuştu.

"Esnaf Borcunu Ödemek İçin Bile Borçlanamıyor"

Mevcut sistemin değişmesi gerektiğini vurgulayan Budak, krediye en çok ihtiyaç duyan kesimin finansmana ulaşamadığını; "Esnaf zaten borcunu ödeyebilmek için kredi kullanıyor. Tezgâhına mal koyacak, üretimini sürdürecek ama borçları nedeniyle kredi alamıyor. Bu sistem mutlaka değişmeli. Düzenleme yapılırsa artırılan kredi limitleri gerçek anlamda esnafın kullanımına açılmış olur,” sözleriyle açıkladı.

“Sabah dükkan açarken, giderler kapıda bekliyor!”

Esnafta dertli. Çanakkale esnaflarından Emin Soğancı ise; “Sabah dükkânımızı açarken elektrik, kira, SGK, vergi, hammadde, mazot derken daha siftah yapmadan giderler kapıda bekliyor. Esnaf devletten ayrıcalık istemiyor. Çalışmak, üretmek, yanında insan çalıştırmak ve emeğinin karşılığını alabilmek istiyor. Ama maliyetler bu şekilde yükselirken vatandaşın da alım gücü düşüyorsa bunun yükünü ne esnafın ne de vatandaşın tek başına taşıması mümkün.

Bir esnaf kepenk kapattığında sadece bir dükkân kapanmıyor. Bir ailenin geçim kapısı, çalışanların ekmeği ve yılların emeği kayboluyor,” açıklamasında bulundu.

"Esnaf Sabah Umutla Açıyor, Akşam Borcunu Hesaplıyor"

Artan kira bedelleri, enerji maliyetleri, vergi ve SGK yükünün esnafı çıkmaza sürüklediğini belirten Budak, birçok işletmenin artık kâr etmeyi değil, ayakta kalmayı hedeflediğini söyledi.

Budak; "Bugün birçok esnaf sabah dükkânını umutla açıyor, akşam ise kasasını değil, borçlarını hesaplıyor. Kazanarak değil, ayakta kalabilmek için mücadele ediyor. Bu tablo artık sürdürülebilir değildir,” dedi.

Kırkımcıların yaz sezonunda gelirleri genel müdür maaşını aratmıyor
Kırkımcıların yaz sezonunda gelirleri genel müdür maaşını aratmıyor
İçeriği Görüntüle

Esnafın yalnızca ticaret yapan bir kesim olmadığını vurgulayan Budak, Ahilik kültürünün temsilcisi olan esnaf ve sanatkârların şehir ekonomisinin temel taşı olduğunu söyledi.

Budak; "Esnaf yalnızca kendi dükkânını ayakta tutmuyor. İstihdamı, üretimi, mahalle kültürünü ve şehir ekonomisini yaşatıyor. Esnafın kaybettiği yerde kazanan olmaz,” dedi.

Başkan Budak, hükümete ve ilgili kurumlara çağrıda bulunarak kredi şartlarının yeniden düzenlenmesini istedi.

Borçların yapılandırılması ve krediye erişimin kolaylaştırılması gerektiğini belirten Budak, “Bir an önce borçların yapılandırılması, ardından da bu kredilere erişimin sağlanması gerekiyor. İnsan borcunu ödemek için borçlanıyor. Üzerine Vergi borcu olduğu için kredi verilemiyor olması esnafı daha da zor duruma sokuyor. Bu engellemenin kaldırılması ve esnafı rahatlatacak yeni bir sistemin hayata geçirilmesi şart,” ifadelerini kullandı.

Budak, “Çanakkale Terziler Esnaf ve Sanatkârlar Odası olarak bir kez daha uyarıyoruz: Esnaf tükenirse çarşı tükenir, çarşı tükenirse şehir tükenir. Esnafı yaşatmak, Türkiye'nin üretimini, istihdamını ve geleceğini yaşatmaktır. Artık vakit kaybetmeden somut adımlar atılmalıdır,” sözleriyle açıklamasını tamamladı.

Muhabir: SÜHA PARMAKSIZ