Sayın okurlarım geçmişe bakınca sanki çok eski hiçbir şey bilmeyen insan toplulukları mevcut. Bizler kendilerimizi çok ileri düzeyde hissediyoruz neredeyse. Televizyon kanalları çoğaldı sık sık geçmiş tarih belgesellerine rastlıyoruz haberi açtığımda sanıyorum 29 Mayıs olacak anlatan İstanbul'un su deposu Yerebatan Sarayından bahsediyor ayrıca aynı zamanda içini de gezdirip gösteriyor. İstanbul 1453 yılında fethedildi 570 sene geçmiş. Şu an yıl 2023 , 9 metre yükseklik 80.000 ton su kapasiteli 10 çarpı 12 sıralı sütun Yani 12 sırada 336 sütundan meydana gelmiş muazzam bir su deposu aylarca muhasarada kalsa şehri idare edecek. İstanbul'un bütün çeşmelerine su buralardan sağlanıyormuş öyle düzenli bir şehir. Sonradan yapılan camiler çok büyük estetik ölçüler taşıyor. Hepsi başlı başına bir değer İstanbul’umuzla övünüyoruz.
İlimizin İsim Yapmış Domatesi;
Sayın okurlarım gün geçmiyor ki bilhassa Çanakkale'mizin her santimetresi ayrı bir değer ilgili kuruluşlarca coğrafi işaret veriliyor. İşte hasata yeni başlatılan batak Ovası Tevfikiye domatesi kokusu aroması lezzetli her şeyiyle mükemmel. E peki niye hemen kendi kendine mi oluşuyor. Evet orada yetişen yıllarca hızlı akan Menderes Çayı denize ulaşmadan taşıdığı alüvyonlu toprakları bırakıyor. Önüne set çekilen sular birikip o bölgelerin büyük kısmını devre dışı bırakıyor sazlıklar üst bitkiler balıklar ve çeşitli canlılardan meydana gelen bir bataklık. Dinlediğim kişilerden babamın silahı vardı çok büyük sazan veya yayın balıklarını arada silahla avlayıp bulunduğu köye ziyafet çekiyordu. Şimdi araştırmaya meraklı kişiler henüz canlı kütüphane olan yaşlılardan gerçek hikayeler dinleyerek kayıt altına alabilirler diyor. O mevcut köylerde sivrisinek sıtmadan geçilmiyor imiş.
Sayın Adnan Menderes Besika Körfezine kanal açtırıyor 1950 senelerinde. Daha sonra Üvecik, Mahmudiye, Tevfikiye, Çıplak, Taştepe, Pınarbaşı gibi köyler sonradan çok gelişti ve kuru fasulye olsun 2. Mahsullerden çok yetişiyor ayrı bir özelliği denizin iyotlu havasında yetişen her türlü sebze ve meyveye büyük katkısı oluyor.
Bir zamanlar İmrozun şu an Aydıncık mevkinde yetişen börülceler çok lezzetli olurdu. Bozcaada lı Sayın Süreyya motorcusu Ahmet Kaya Alp Kaptan İzmir'e götürürmüş. Hala bana sorarlar diyor şimdi oraları atıl durumuda. Rumlarda adalardan çok istifade etmişler. Şu an zeytinyağlarımız uluslararası coğrafi işaret alıyor. Bir zaman tabaklıkta kullanılan palamut meşesi ağaçları Edremit çukuruna kadar mevcutmuş. Fransız köseleri bunlarla oluyormuş. O sanat artık sona erdi ağaçlar bir kaç senede kömür oldu.
Çan’lı Mustafa dayı Bozköy'e kök çıkarmaya giderdik diyor. 500 yıllık ağaç kökü yerleri hep zeytinlik oldu ülkemiz her bakımından öyle zengin ki.. İşleyene, çalışana selam olsun