Çanakkale’nin artan nüfusu, değişen kent yapısı ve gelecekte gündeme gelebilecek büyükşehir statüsü, kentin önümüzdeki yıllarda nasıl şekilleneceği sorusunu da beraberinde getiriyor. Anahtar Parti Çanakkale İl Başkanı İsmail Kaya, Kaleninsesi’ne verdiği özel röportajda “Hayalinizdeki Çanakkale nasıl bir yer?” sorusuna kentin bugünkü sorunları ve gelecek potansiyeli üzerinden yanıt verdi.
Kaya’nın çizdiği tabloda büyümeye kapılarını kapatan bir kent değil; büyümesini önceden planlayan, doğal ve tarihî kimliğini kaybetmeyen, yaşam kalitesini koruyan bir Çanakkale öne çıktı.
“Kent Gelecek Göçe Göre Hazırlanmalı”
Çanakkale’nin Boğazı, adaları, doğal yapısı ve yaşam koşullarıyla tercih edilen bir kent olduğunu belirten Kaya, nüfus artışının tek başına sorun olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Asıl meselenin kentin gelecekte karşılaşacağı nüfus hareketliliğine bugünden hazırlanması olduğunu söyledi. Kaya, “Kenti gelecek göçe göre ayarlayabilmek gerekiyor. Eğer o taraf iyi çalışırsa kent 500 bin nüfusu da kaldırır, bir buçuk milyon nüfusu da kaldırır. Ama bu nüfusu kaldırmak için önce altyapı lazım” ifadelerini kullandı.
Yeni yerleşim alanlarının yalnızca yapılaşma ihtiyacı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Kaya; ormanların, yeşil alanların ve tarım arazilerinin korunarak bir büyüme modeli oluşturulmasını istedi. “Şehri kasvetli bir havaya dönüştürmeden, altyapısını güzel planlayarak, yeşili bozmadan, burada yaşayan insanlara nefes alabilecek bir ortam yaratarak planlama yapılması gerekiyor” diyen Kaya, doğru planlamayla Çanakkale’nin daha yüksek nüfusları da yaşam kalitesini kaybetmeden taşıyabileceğini savundu.
Kaya, kişisel olarak daha küçük ve sakin Çanakkale’ye duyduğu özlemi de dile getirerek, “Şehir büyüsün mü, büyümesin mi diye sorarsanız bana göre 20 yıl önceki halinde kalması benim için daha kıymetli. Ama bu benim şahsi fikrim” dedi. Kentin yeni insanlara kapatılamayacağının da altını çizen Kaya, “Bu şehirde yaşamak isteyen herkese de bu şehrin kapılarının devamlı açık olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Büyükşehir İçin Önce Altyapı
Çanakkale’nin artan nüfusuyla birlikte gelecekte gündeme gelebilecek büyükşehir statüsünü de değerlendiren Kaya, kararın yalnızca nüfus rakamlarına bakılarak verilmemesi gerektiğini söyledi. Merkezden ilçelere, köylerden adalara kadar her bölgenin farklı ihtiyaçlarının bulunduğuna dikkat çeken Kaya, büyükşehir statüsüyle birlikte hizmet alanının genişleyeceğini hatırlattı. Köylerin mahalle statüsüne geçmesi halinde su, çöp ve ulaşım başta olmak üzere temel hizmetlerin bütün yerleşimlere aynı etkinlikle ulaştırılabilmesi gerektiğini ifade etti.
Kaya, “Köylerimizin su sorumluluğunu, çöp sorumluluğunu, ulaşım sorumluluğunu güzel yönetebilecek bir altyapıyı oluşturduktan sonra büyükşehir kıymetli bir şey. Ama yalnızca rakamlara bakıp ‘Burası artık 600 bini geçti, büyükşehir olacak’ derseniz olmaz” değerlendirmesinde bulundu.
Büyükşehir ihtimalinin statü değişikliği gerçekleştiğinde değil, bugünden planlanması gerektiğini belirten Kaya, hizmetlerin ilçelere ve yüzlerce köye ulaştırılmasında sorun yaşanacaksa büyükşehir olmanın tek başına avantaj sağlamayacağını söyledi.
“Öğrenciyi Barındıramıyorsan Orada Bir Sorun Var”
Kaya’nın hayalindeki Çanakkale’nin önemli başlıklarından biri de öğrencilerin kentte yaşadığı barınma sorunu oldu. Üniversite eğitimi için Çanakkale’ye gelen gençlerin ev ve yurt bulmakta zorlandığını, konut bulduklarında ise yüksek kira bedelleriyle karşılaştıklarını belirten Kaya, öğrenci kenti olmanın yalnızca üniversiteye öğrenci kabul etmekle sınırlı kalamayacağını söyledi.
Kaya, “Üniversite yapmışsın ama üniversiteye gelen öğrencileri barındıramıyorsan sende bir sorun var. Ev bulma noktasında, yurt bulma noktasında, rahat rahat konaklayacak alan bulma noktasında ciddi şekilde sıkıntı çekiyorlar” dedi.
Konut ve kira fiyatlarının yüksekliğinde arsa ve planlama sorununun etkili olduğunu savunan Kaya, yeni yerleşim alanlarının yeterli ölçüde oluşturulmamasının arsa maliyetlerini yükselttiğini ifade etti. Kaya, konut ve kira meselesinin çözülemeyecek bir sorun olmadığını belirterek kent yönetiminde beş ve on yıllık planlamaların önemine dikkat çekti.
Tarımda Üreticinin Yanında Bir Çanakkale
Kaya’nın gelecek vizyonunda tarımın özel bir yere sahip olduğu görüldü. Köyde doğup büyüdüğünü ve uzun yıllar tarım alanında çalıştığını anlatan Kaya, Çanakkale’de önemli bir kesimin doğrudan veya dolaylı biçimde tarımsal üretimden gelir elde ettiğine dikkat çekti.
Turizme verilen önem kadar tarıma da önem verilmesi gerektiğini söyleyen Kaya, “Tarım yapan üreticilerimize sahip çıkmamız, onlarla beraber yol yürümemiz gerekiyor. Burada hem merkezi yönetime hem de yerel yönetimlere ciddi şekilde işler düşüyor” dedi.
Üreticinin ürün yetiştirmesine rağmen doğrudan satış yapabileceği alanlara ulaşmakta zorlandığını belirten Kaya, üretici pazarlarının artırılması gerektiğini söyledi.
“Üretici köyde, kırsalda ürününü üretiyor, satacak yer bulmakta ciddi şekilde sıkıntı yaşıyor. Üretici pazarlarımızın artırılması gerekiyor” ifadelerini kullanan Kaya, üreticinin doğrudan tüketiciyle buluşabileceği kanalların geliştirilmesinin önem taşıdığını belirtti.
Su Kaynakları İçin Planlı Kullanım Çağrısı
Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından su yönetimine dikkat çeken Kaya, ihtiyaç duyulan bölgelerde sulama altyapısının güçlendirilmesi ve açık sistem sulamanın mümkün olan alanlarda kapalı sisteme dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Kaya, üreticilerin de suyun planlı kullanımı konusunda desteklenmesi ve bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Üreticinin ürünü tarladan çıkardıktan sonra da yalnız bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Kaya, üretimden tüketiciye ulaşan sürecin bütün olarak ele alınmasını istedi.
Kaya, “Bizim ürünlerimiz ne değerinin çok üstünde satılsın ne de değerinin çok altında satılıp üreticimiz perişan olsun. Üreticinin de tüketicinin de memnun olacağı bir fiyatlandırmanın çok kıymetli olduğunu düşünüyorum” dedi.
Üreticinin düşük fiyatla sattığı ürünün tüketiciye çok daha yüksek rakamlarla ulaşmasına da değinen Kaya, üretici ile tüketici arasındaki fiyat makasının azaltılması gerektiğini ifade etti. Domates üzerinden taban ve üst fiyat uygulamasını örnek gösteren Kaya, bunun tek çözüm olmadığının altını çizerek, “İnsanların sorunuyla dertlenirsen çözüm de bulursun” sözleriyle yaklaşımını özetledi.
“Çanakkale’nin Üç Markası: Temiz Hava, Temiz Su ve Kaliteli Toprak”
Çanakkale’nin marka değerlerine ilişkin değerlendirmesinde Kaya, kentin doğal kaynaklarını öne çıkardı. Kaya, “Bana bazen ‘Çanakkale’nin üç tane markasını sayın’ derler. Ben temiz havamız, temiz su kaynaklarımız ve kaliteli toprak yapımız diye cevaplarım” dedi. Bu değerlerin yalnızca bugünün değil gelecek kuşakların da hakkı olduğunu ifade eden Kaya, “Temiz su kaynaklarımıza, kaliteli toprak yapımıza ve temiz havamıza ne pahasına olursa olsun sahip çıkmamız, bizden sonraki nesillere de geçirmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Çanakkale’de 12 Ay Turizm Yapılabilir”
Kaya’nın hayalindeki Çanakkale’nin bir diğer ayağını ise yılın tamamına yayılan turizm oluşturuyor. Çanakkale’nin tarihi, doğası, adaları ve ilçeleriyle yalnızca yaz sezonunda değil dört mevsim ziyaretçi çekebilecek potansiyele sahip olduğunu belirten Kaya, bu potansiyelin yeterince iyi tanıtılamadığını söyledi. “Kendimizi çok iyi tanıtmalıyız. Bunu çok güzel tanıtmak gerekiyor, pazarlamak gerekiyor, anlatmak gerekiyor” diyen Kaya, Bozcaada, Gökçeada, Geyikli, Gelibolu, Eceabat ve diğer ilçelerin farklı özellikleriyle turizm planlamasına dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.
Kaya, kentin popülerleşmesi için bir sanatçının ya da yapım şirketinin bölgeyi keşfetmesinin beklenmemesi gerektiğini belirterek, “İlla bir artist gelip Gökçeada’da, Bozcaada’da, Geyikli veya ilçelerimizde film çekmesini beklememiz gerekmiyor. Biz bu tanıtımları kendimiz de yapabiliyor olmamız gerekiyor” dedi.
Kaz Dağları’ndan Gelibolu Yarımadası’na uzanan coğrafyanın tarih ve doğa turizmi açısından önemli imkanlara sahip olduğunu belirten Kaya, “Bu şehirde 12 ay turizm yapılabilir” görüşünü dile getirdi. Bunun için bürokratların, yerel yönetimlerin, siyasetçilerin ve kentin diğer aktörlerinin birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Boğaz’dan Geçen Turisti Kente Çekmek Gerekiyor
Çanakkale Boğazı’ndan geçen büyük yolcu gemilerinin kent turizmi açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kaya, ziyaretçilerin kente inmesini sağlayacak altyapının ve çekim alanlarının oluşturulmasının önemine dikkat çekti. Kaya, “Onların buraya gelmesi için bir cazibe merkezi oluşturman gerekiyor” diyerek kruvaziyer turizminde Çanakkale’nin daha aktif bir konuma gelmesi gerektiğini ifade etti. 1915 Çanakkale Köprüsü’nü de ulaşım açısından değerlendiren Kaya, köprünün yapılmasını ve kente sağladığı katkıyı olumlu bulduğunu ancak geçiş maliyetlerinin yüksek olduğunu savundu. “Buraya köprü yapılması kıymetli bir iş” diyen Kaya, “Faydası oldu mu? Tabii ki olacak. İnsanların gidip gelmesi rahatladı. Köprünün bu şehre mutlaka katkısı oldu, olmaya da devam edecek” ifadelerini kullandı. Kaya, eleştirisinin yatırımın kendisinden ziyade vatandaşın karşı karşıya kaldığı maliyet ve finansman modeli üzerinde olduğunu belirtti.
Hayalindeki Çanakkale’nin Ortak Noktası: Planlama
Kaya’nın Kaleninsesi’ne anlattığı Çanakkale vizyonunda farklı başlıklar tek noktada birleşti. Nüfus artışından büyükşehir ihtimaline, konuttan tarıma ve turizme kadar kentin geleceğinde uzun vadeli planlama yapılması gerektiğini savunan Kaya; Çanakkale’nin büyürken sahip olduğu değerleri kaybetmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Kaya’nın hayalindeki kent; öğrencinin barınabildiği, üreticinin emeğinin karşılığını aldığı, vatandaşın erişilebilir fiyatlarla yaşayabildiği, suyun ve toprağın korunduğu, ilçeleriyle birlikte gelişen ve turizmi 12 aya yayabilen bir Çanakkale. Kaya bu yaklaşımını, “İnsanların sorunuyla dertlenirsen çözüm de bulursun” sözleriyle özetledi.
Deniz Çetin




