Kültür

Kadınların Hikayesi Çanakkale’de Vücut Buluyor: Sanatçı Mine Poyraz “Yolculuk ve İz”i Anlattı

Çanakkale’de kadının hikayesi, sanatla görünür kılınıyor. Seramik Sanatçısı Mine Poyraz, Seramik Müzesi’nde yeni açılan “Yolculuk ve İz: Kadının Hikayesi” adlı sergisi üzerine Kalenin Sesi’ne samimi açıklamalarda bulundu.

Çanakkale Belediyesi’nin katkılarıyla Seramik Müzesi’nde hayat bulan “Yolculuk ve İz: Kadının Hikayesi” seramik sergisi, 23 Ocak Cuma günü gerçekleşen açılışla sanatseverlere kapılarını açtı. Her bir eserin farklı bir iz ve hikayeyi yansıttığı sergi üzerine, Seramik Sanatçısı Mine Poyraz ile bir araya geldik. Mine Poyraz, “Mutlu da olsak mutsuz da olsak pek çok sorumluluğumuz var ama her ne olursa olsun ayaktayız” diyerek tüm kadınların yaşadığı duyguları sanat eserlerine nasıl dönüştürdüğünü gazetemize anlattı.

“Farklı duyguların bedenler üzerinde çeşitli desenlerle ifade edildiği bir izler serisi”

Serginin ortaya çıkış süreciyle ilgili konuşan Mine Poyraz, bir kadın olarak kendi yaşamından da yola çıktığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bir kadın olarak çalışmalarımı kadın bedenleri üzerinden anlatmaya çalışıyorum. Bu noktada da en son sergimden bu sergiye kadarki süreçte yaşamış olduğum mutluluk, hüzün, kaygı, neşe ne varsa onları bedenler üzerinde çeşitli desenlerle yansıtmak istedim. Bu serginin içeriği de bunların bedenler üzerinde çeşitli desenlerle ifade edildiği bir izler serisi.”

“Her ne olursa olsun ayaktayız, bakımlıyız, güzeliz”

Benzer formlardaki bedenler üzerinde oluşturduğu farklı desenlerle kadınların yaşamlarından yansıttığı ortak izleri anlatan Mine Poyraz “Hepimiz bir kadın olarak var olmaya çalışıyoruz. Mutlu da olsak mutsuz da olsak pek çok sorumluluğumuz var. Ama her ne olursa olsun ayaktayız, bakımlıyız, güzeliz. Bazı kırık dökük parçalarımız da olsa onları onararak var oluyoruz. Her zaman ayakta olduğumuzu anlatmak çok istedim. Bazen çiçekler açıyor, bazen hüzünlü oluyoruz. Bunların da sembolik anlamları vücutlar üzerinde yer alıyor zaten.” dedi.

Sergiyi gezen ziyaretçilerin kendilerinden bir parça bulmasını amaçladığını belirten Poyraz, “Vücutlar form olarak birbirinin benzerleri ama üzerindeki desenler değiştikçe anlam da değişiyor. Hayatta da öyle; bazen çok kötü sandığımız bir şey ertesi gün bambaşka bir anlama dönüşebiliyor.” diyerek bakış açısının önemine dikkat çekti.

“Yaşadıklarımızı sanat eserlerinde görmek, insanı yalnız hissettirmiyor”

Sanatın kadınların görünmeyen hikâyelerini görünür kılmada önemli bir rol üstlendiğini söyleyen sanatçı “Yaşadığımız şeyleri sadece bizim başımıza gelmiş gibi düşünüyoruz ama bunu ifade etmek, biriyle paylaşmak bile çok şey değiştiriyor. Bunları bir sanat eserinde görmek insanı yalnız hissettirmiyor. Ortak bir duyguda buluştuğumuzu fark ediyoruz.” şeklinde konuştu.

Sergi bitiminde workshop yapılacak

23 Ocak Cuma günü gerçekleşen sergi açılışının yağmurlu havaya rağmen ilgiyle karşılandığını ve özellikle öğrencilerin sergiye yoğun ilgi gösterdiğini ifade eden Mine Poyraz, sergi sürecinin sonunda ajur tekniği üzerine bir workshop düzenlemeyi planladıklarını da paylaştı. Poyraz “Ajur yönteminde delikler açılarak çalışılıyor. Yani o formun içini gösteriyor, aslında bir şekilde duygularımızı da yansıttığını düşünüyorum. Bu teknikle ilgili tarihsel süreçten de bahsedeceğim.” diyerek öğrencilerin de dönüş yaptığını ve görüşmek istediklerini söyledi.

“Erkek ziyaretçilerimiz kadınları daha iyi anlayacaklar”

Mine Poyraz, sergiyi henüz görmeyenlere yönelik davet mesajında, kadın ziyaretçilerin eserlerde kendilerinden bir parça bulacaklarını ifade etti ve “Eğer erkek ziyaretçilerimiz de varsa kadınları daha iyi anlayacaklarını düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

Mine Poyraz son olarak, bu imkanı sağlayan Çanakkale Belediyesi’ne ve Seramik Müzesi’ne; sergiye gelmek isteyen tüm sanatseverlere teşekkürlerini iletti.