Başbakan Binali Yıldırım geçen hafta büyük tartışma yaratan "cinsel istismar önergesi"ne ilişkin AK Parti grubuna muhalefet partileriyle görüşme talim...

Başbakan Binali Yıldırım geçen hafta büyük tartışma yaratan "cinsel istismar önergesi"ne ilişkin AK Parti grubuna muhalefet partileriyle görüşme talimatı verdi. AK Parti tarafından verilen önerge büyük tartışma yaratmıştı. CHP, MHP, kadın örgütleri, sosyal medya tepki göstermişti.

KİM KAZANDI ?

Arada bir politik manevralar yapmasa gerçekten hakkını vermek lazım; muhalefet, CHP’li Bülent Öz gibi yapılır. Arada iktidarı kızdıracak bam telleri de olacak. Siyasetin olağan akışı. Genelle yaparsak ‘ siyaset yapmanın tuzu-biberi’ demek lazım…

Bozcaada ve Gökçeada’da bazı koyların ihalesi vardı. Geçen hafta epey tartışıldı. Ankara’ya heyetler halinde giden adalılar, Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan da devreye girince istediğini aldılar.

Hem CHP’i Bozcaada belediyesi, hem de MHP’li Gökçeada belediyesi medeni bir şekilde çözümledi.

Eğer CHP’li Muharrem Erkek’i ‘direniş’ üzerinden yaptığı zafer (!) refleksi bir anda ortaya çıkmasaydı uzlaşı gerçekten Çanakkale adına ortak mutabakat olarak çok daha anlam kazanacaktı ama olmadı.

Aynı partiden olmasına rağmen Bülent Öz’ün, ortaya koyduğu uzlaşı tavrı Muharrem Erkek’in siyaset anlayışından çok farklı. Bülent Öz, sosyal medya paylaşımı veya ağzından çıkan sözlerin arkasında dururken Muharrem Erkek tam aksi. Önce yazıp çiziyor, direniş, zafer diyor sonra siliyor…

Ana muhalefet ile ideoloji politikasını benimseyen küçük partiler arasında çok farklılık vardır. Bu bir tarz ve ortaya iddia koyma meselesi. İlla insanların bulunduğu parti ölçüt olmuyor. Bakış meselesi, kendini ait olduğu yerde görme meselesi. CHP’ye girmekle sayın Erkek yanlış siyasi tercihte bulunmuş gibi şeyler geliyor insanın aklına.

Uzlaşı politikasını savunan her daim siyasette başarılı olur. Manevra yapanlar ise kısa ömürlü. Bunu benden çok CHP’de politika yapan eski vekiller birebir söylüyor.Deneyim, tecrübe çok farklı bir şey. Ancak yaşayarak anlaşılıyor…

Kalıcı olmaya eğer çizgisini devam ettirebilirse Bülent Öz daha yakın.

Muharrem Erkek’i bir dahaki dönem göremeyebiliriz.

Hele belediyede yönetsel değişiklik yapılırsa…

Sandığa giden yolu bile zor görür…

Uzlaşı siyasetinde Bülent Turan’ın üstlendiği misyona gelirsek; terazinin ağırlıklı tarafında. Kazanan kefesinde. Milletin tartısı şaşmaz.

NE KAYBETTİRİR?

Ak Parti’de kongreler sürecinin ertelendiği yönünde haberler dolaşmaya başladı. Daha önce hazırlıklar Aralık başında mahalle, belde delege tespitlerine yönelik yapıldı ama bu ani karar değişikliği, eğer ilk elden teyit edilirse bahar aylarına sarktı denilebilir.

Kongreler ertelenmeseydi parti taban ve tavanı Çanakkale’de sinerji kaybı yaşarmıydı? Vallahi böyle bir soruya muhatap olmak zor. Biraz kaçamak bir cevap olacak ama ‘Hem yaşardı, hem de yaşamaz.’

Biliyorum tatmin edici yanıt olmadı ama ne yapacaksın, durumu böyle idare ediverin derim…

Yok illa dobra konuşmamı isteyen varsa, önce soruyu ben yönelteyim; Ak Parti’nin Çanakkale yerel tavanı sizce yeterli sinerjiye sahip mi ? Böyle bir aksiyon görebiliyor musunuz?

Önce onlar cevabını versin sonra tartışmayı açar üzerine uzun uzadıya konuşuruz. Olmaz mı?

İSTASYON SİYASETİ

Kazdağları tarafından uçan kuşlar gelip çalışma ofisimin penceresine kondu. Ağızlarında da mektup gibi birkaç parça mesaj. Eskiden kafese niyetler atılır, güvecin de gagasıyla çeker, şansınızı talihinizi belirten bir takım yazılar olurdu açtığınız küçük kâğıtların içinde.

Bu da böyle bir şey.

Kuşların gagasından bir tanesini çekip aldım. Bir akaryakıt istasyonunda geçen pazarlıklardan, dağılım gibi şeyler yazıyordu. Pek anlamadım. Karıncadan duası gibi minik ifadeler. Çözmede hayli zorlandım.

Diğerininkine uzandım; onda da bir takım harcamaları yansıtan faturalar vardı. Bolca yemek faturası ve drogon mu diyorlar, drone mi ne. Hani şu hava çekimleri..

Eh olabilir nede olsa bugünlerde moda. Ama kuş ikide bir kafasını silkeliyor. İyi bak der gibi. Fal mı baktırıyoruz yahu? Ama kuş haklı galiba. İş yaptığı kurumun çalışanı mı yoksa beyefendinin akrabası mı orayı tam kestiremedim ama ‘al gülüm- ver gülüm’ tarzı bir şeyler görünüyor..

İstasyon siyasetinden hava çekimlerine. İki kuşun gagasından çıkanlar.Bir de açılan kuru temizleme dükkanı var ki, tarzım değil çapkınlık ama tavsiyelere uyup yakında ilgileneceğim dosyayla...

Diğerlerini okumaya henüz fırsatım olmadı.

Bakalım onlarda neler yazıyor…

O İSİM DE ALINACAK MI?

Çanakkale bürokrasisinde sonbahar yaprakları gibi savrulmalar yaşanıyor demiştik. Görev değişikliği ile ilgili. Yeni duyumlar geliyor, tahminler yapılıyor. Yeni yıla sarkar mı bilmiyorum ancak bir takım ifadeler dolaşıyor ki, o bürokratı görevden almak için yapılan oylamada ‘3 evet,7 hayır’ oyuna rağmen üçlü içinde olan bir ismin Ankara yollarını aşındırdığı, gece uzun telefon konuşmaları yaptığı gibi sözler ulu orta konuşuluyor.

Kellesi istenen bürokrat aslında çok çalışkan, eşitlikçi, adaletli davranışlarıyla tanıdığımız işini doğru düzgün yapan biri ama bazen bu özellikler işe yaramıyor. Liyakat denen kavram siyasetin ağır baskısı karşısında eriyip gidebiliyor.

Anlaşma sağlanıyor gibi bir takım laflar ediliyor. O ismi şimdilik gizli tutuyorum yıpratmama adına.

Çanakkale olarak özelliğimizdir, severiz iş takiplerine ‘dur’ diyen adamları göndermede.

Eğer konuşulanlar , tahminler doğru çıkarsa yazacağımız çok malzeme var…

Bekliyoruz sonucu…