Bir genç olarak konuya nasıl başlayacağımı bilmiyorum. On gün içinde gündeme düşen öğrenci ölümlerinin yarattığı buhranı tarif edemem. Biz gençlerin en temel hakları olan yemek, barınma ve insanca yaşama haklarımızın teker teker yok sayıldığını gözlemliyorum.
Okumak için geldiğimiz şehirlerde karşılaştığımız kiralar ile barınma sorunları yaşıyoruz. Yeterli olmayan KYK yurtlarında kendilerine yer bulan öğrenciler ise ne yazık ki sevinemiyor. Yurtlarda karşılaşılan sorunlar barınma sorununun ötesine geçiyor. İnsani koşullarda yaşama isteği ise asla azalmayan bir sorun olarak çığ gibi büyüyor.
Yeni kuşağa yeteri kadar değer verilmediğini ve yeteri kadar fırsatların verilmediğini düşünüyorum. Ailelerimizden uzakta geleceğimizi inşaa etmek üzere geldiğimiz şehirlerde geçim sıkıntısı ve hayatımızın her alanında olan ihmalleri yaşamaktayız. Bu sorunlarla boğuşurken üniversitelerde yeterli olmayan imkanlar ile kendimizi geliştirmemiz bekleniyor.
Okullarımızdan ölmeden mezun olabilirsek yeni zorluklar ile karşılaşıyoruz. Gittiğimiz iş görüşmelerinde deneyimin var mı sorusuyla karşılaşıyoruz. Yeni mezun birine kapı aralamayan sektör sahipleri aynı şekilde deneyim bekliyor. Fırsat tanınmayan bir genç nasıl deneyim sahibi olabilir diye sormak istiyorum.
Duygusal yaklaşma da beklemiyorum, hakkımız olanı istiyorum. Asgari ücreti çok görenler, biz seni eğitemeyiz diyenler... Sektöre ilk başladığınız zamanı düşünmenizi istiyorum. Mezun olur olmaz her konuda donanım beklemek absürt değil mi?
Hayatta kalmaya çalışan, her alanda itilip kakılan, fırsat tanınmayan gençleri kendi çocuğunuz ya da kardeşiniz yerine koymanızı istiyorum. Kendi yakınınız aynı durumları yaşasaydı tepkiniz olur muydu?
Umarım sorunların farkına varır ve gençliği çalınmış gençlere fırsat tanırsınız. 100. yıl kutlamalarının yapılacağı Cumhuriyet itip kaktığınız geçler ile ilerleyecek. Bu ülkenin geleceği gençlere tanınan fırsatlar ile ayakta kalacak.