Cumhuriyet Halk Partisi Çanakkale Merkez İlçe Başkanı Adnan İlter, Kaleninsesi'ne yaptığı açıklamalarda kentte yaşanan siyasi gelişmeleri, CHP'den ayrılan yerel yöneticilerin durumunu ve partisinin önümüzdeki dönemde izleyeceği siyasi yaklaşımı değerlendirdi. Siyasetin kişisel hesaplaşmalar üzerinden değil, ilkeler, sorumluluklar ve halka hizmet anlayışı üzerinden yürütülmesi gerektiğini belirten İlter, CHP'nin köklü siyasi geçmişine ve Çanakkale'deki sosyal demokrat belediyecilik birikimine dikkat çekti.

“CHP'den seçilen herkesin partisine ve kent halkına karşı sorumluluğu vardır”

CHP'den aday gösterilerek seçildikten sonra farklı siyasi partilere geçen belediye başkanları ve yerel yöneticilerin durumuna değinen İlter, siyasi tercihlerin kişisel olabileceğini ancak seçimlerde ortaya çıkan halk iradesinin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti. “Belediye başkanlarımız, belediye meclisi üyelerimiz, il genel meclisi üyelerimiz ve milletvekillerimiz var. Bu arkadaşlarımızın önemli bir bölümü Cumhuriyet Halk Partisi'nin kimliğiyle halkın karşısına çıktı, partimizin örgütlerinin emeğiyle seçim çalışmalarını yürüttü ve vatandaşlarımızın güveniyle seçildi. Elbette herkesin siyasi tercihi kendisine aittir. Ancak CHP'nin kimliğiyle seçilen herkesin, kendisini aday gösteren partisine, o süreçte emek veren örgütüne ve kendisine güvenerek oy veren kent halkına karşı siyasi ve vicdani sorumluluğu vardır. Biz meseleyi kişiler üzerinden tartışmak istemiyoruz. Seçilmiş yöneticiler görevlerini sürdürecek, kentimize hizmet edecekler. Biz de Çanakkale halkı adına yapılan çalışmaları takip edecek, doğru bulduklarımızı destekleyecek, eksik gördüklerimizi yapıcı bir anlayışla dile getireceğiz.”

“Bir belediye başkanı parti değiştirince kent halkı da parti değiştirmiş olmaz”

Parti değiştiren yerel yöneticilerin siyasi tercihlerinin seçmenin iradesiyle aynı şekilde değerlendirilemeyeceğini belirten İlter, seçilmiş kişilerin siyasi kararlarıyla vatandaşların sandıkta ortaya koyduğu tercihlerin birbirinden ayrı tutulması gerektiğini söyledi. “Bir belediye başkanı kendi siyasi tercihi doğrultusunda başka bir partiye geçebilir. Ancak bu, kendisine oy veren binlerce insanın da aynı siyasi tercihi yaptığı anlamına gelmez. Çünkü sandıkta ortaya çıkan irade yalnızca bir kişiye değil, o kişinin temsil ettiği siyasi kimliğe, programa ve değerlere duyulan güveni de içerir. Seçmen iradesine saygı göstermek, siyasetin en temel sorumluluklarından biridir. Vatandaşlarımız yaşananları görüyor, değerlendiriyor. Son sözü de zamanı geldiğinde yine sandıkta söyleyecekler.”

Kalkım–Edremit Yolunda İlk Adım Atıldı!
Kalkım–Edremit Yolunda İlk Adım Atıldı!
İçeriği Görüntüle

“Cumhuriyet Halk Partisi'nin gücü kişilerden değil, halktan gelir”

CHP'nin Çanakkale'deki siyasi geçmişinin belirli isimlerden ibaret olmadığını vurgulayan İlter, partinin kurumsal kimliğiyle siyaset üretmeye devam edeceğini belirtti. “Cumhuriyet Halk Partisi, gücünü kişilerden değil, köklü siyasi kimliğinden, örgütünden, ilkelerinden ve halkla kurduğu bağdan alan bir partidir. Çanakkale'de sosyal demokrat belediyeciliğin önemli bir geçmişi var. Reşat Tabak'tan İsmail Özay'a, Ülgür Gökhan'a uzanan süreçte kentimizin siyasi ve toplumsal hafızasında önemli izler bırakılmıştır. Biz bu birikimi yalnızca geçmişin bir hatırası olarak görmüyoruz. Bu mirası bugünün ihtiyaçlarıyla buluşturmak, eksiklerimizden ders çıkarmak ve daha ileri taşımak zorundayız. CHP'nin Çanakkale'deki varlığı kişilerle başlamadı, kişilerle de sona ermeyecek. Partimiz kendi adaylarıyla, kendi programıyla ve kendi kurumsal kimliğiyle halkın karşısına çıkmaya devam edecektir.”

“Yolu Cumhuriyet'ten geçen herkesle ilkeler temelinde buluşabiliriz”

Siyasi ayrışmaların kalıcı düşmanlıklara dönüşmemesi gerektiğini ifade eden İlter, yeniden birliktelik konusunda da değerlendirmelerde bulundu. “Yolu Cumhuriyet'ten, demokrasiden, hukukun üstünlüğünden ve ortak değerlerimizden geçen herkesle bir noktada yeniden buluşabileceğimize inanıyorum. Ancak birliktelik yalnızca yan yana gelmek değildir. Ortak ilkelerde buluşabilmek, geçmişte yaşananlardan ders çıkarabilmek ve birbirimize karşı sorumluluklarımızı kabul edebilmektir. Elbette ayrılıklar yaşanabilir, farklı siyasi tercihler ortaya çıkabilir. Önemli olan bu süreçlerde partilerin kurumsal kimliğine, örgütlerin emeğine ve seçmen iradesine saygının korunmasıdır. Bizim anlayışımızda birliktelik, ilkelerden vazgeçmek değil, ortak değerler etrafında yeniden buluşabilmektir.”

“Öfkeyi büyüten, kişisel hesaplaşmalarla siyaseti daraltan taraf olmayacağız”

CHP'den ayrılan siyasetçilerle yaşanan görüş ayrılıklarının Çanakkale'nin sorunlarının önüne geçmemesi gerektiğini belirten İlter, siyasi rekabet ile kente hizmet sorumluluğunun birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi. “Biz öfkeyi büyüten, ayrışmayı derinleştiren ve kişisel hesaplaşmalarla siyaseti daraltan taraf olmayacağız. Bu, siyasi duruşumuzdan ya da ilkelerimizden vazgeçeceğimiz anlamına gelmez. Gerektiğinde eleştirimizi açıkça yapacağız, yanlış gördüğümüz uygulamalara karşı çıkacağız. Ancak Çanakkale'nin yararına olan her konuda konuşabilmeyi, ortak akılla hareket edebilmeyi de önemseyeceğiz. Çünkü bizim meselemiz kişiler değil, Çanakkale'dir. Siyasi farklılıklarımız olabilir ama bu kentin geleceğine karşı hepimizin sorumluluğu var.”

“Çanakkale'nin gerçek sorunlarını siyasetin merkezine taşıyacağız”

Kentte yaşanan siyasi gelişmelerin günlük hayatın sorunlarını gölgede bırakmaması gerektiğine dikkat çeken İlter, CHP'nin yalnızca siyasi tartışmalarla değil, kentin ihtiyaçlarıyla da ilgilenen bir anlayış ortaya koyacağını ifade etti. “Bugün Çanakkale'de esnafımız ekonomik koşullarla mücadele ediyor. Gençlerimiz geleceklerini planlamakta zorlanıyor. Barınma, ulaşım, istihdam, kentleşme ve yaşam maliyetleri vatandaşlarımızın gündeminde önemli yer tutuyor. Bizim önceliğimiz bu sorunları dinlemek, çözüm önerileri geliştirmek ve ilgili kurumlarla yapıcı bir iletişim içerisinde olmaktır. Yerel yönetimlerin çalışmalarını da bu anlayışla değerlendireceğiz. Kentimizin yararına yapılan her doğru çalışmanın yanında olurken, eksik veya yanlış bulduğumuz konularda eleştirilerimizi ve önerilerimizi ortaya koyacağız. Çanakkale'nin geleceği yalnızca siyasi partilerin değil, bu kentte yaşayan herkesin ortak meselesidir.”

“Örgütümüzün emeğine sahip çıkarken Çanakkale'nin tamamına karşı sorumluluk taşıyoruz”

CHP örgütünün siyasi mücadelenin temel unsurlarından biri olduğunu belirten İlter, parti içindeki dayanışma ile toplumun farklı kesimleriyle kurulacak iletişimin birbirini tamamladığını söyledi. “Cumhuriyet Halk Partisi'nin arkasında yılların emeği, mücadelesi ve fedakârlığı var. Bu partinin bayrağını taşıyan, sokak sokak çalışan, seçim dönemlerinde büyük emek veren örgütümüzün hakkını ve hukukunu korumak bizim sorumluluğumuzdur. Ama aynı zamanda şunu da biliyoruz: Biz yalnızca kendi örgütümüzün sorunlarını konuşmak için siyaset yapmıyoruz. Çanakkale'de yaşayan herkesin beklentilerini dinlemek, farklı düşüncelere saygı göstermek ve ortak sorunlara çözüm aramak zorundayız. Partimize karşı sorumluluğumuzla kent halkına karşı sorumluluğumuzu birbirinden ayrı görmüyoruz. Her ikisini de aynı ciddiyetle taşıyoruz.”

“Bizim konumuz Çanakkale, sorumluluğumuz geleceği”

Açıklamalarının sonunda CHP'nin siyasi mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğini ifade eden İlter, siyasette kişilerin değil, ilkelerin ve halka karşı sorumluluğun esas alınması gerektiğini vurguladı. “Bizim konumuz Çanakkale. Bu kentin geçmişine, bugününe ve geleceğine karşı sorumluluğumuz var. Cumhuriyet Halk Partisi'nin değerlerine, örgütümüzün emeğine ve halkımızın iradesine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Kimseyle kişisel bir hesabımız yok. Ancak savunduğumuz ilkelerimiz, temsil ettiğimiz kurumsal kimliğimiz ve Çanakkale halkına karşı sorumluluğumuz var. Bizim siyaset anlayışımızda kişisel tercihler geçicidir; esas olan halka verilen söz, taşınan sorumluluk ve geride bırakılan hizmettir. Öfkeyle değil, kararlılıkla; ayrışmayla değil, ilkelerimizden güç alarak yolumuza devam edeceğiz.”

Muhabir: Deniz Çetin