Günlük yaşamda sık karşılaşılan göz seğirmesi, özellikle uzun süre devam ettiğinde rahatsız edici hale gelebiliyor. Genellikle kendiliğinden geçen ve ciddi bir sağlık sorununa işaret etmeyen bu istemsiz kasılmaların arkasında stres, yorgunluk, uykusuzluk ve dijital ekran kullanımı gibi nedenler bulunabiliyor.
Göz Vakfı Bayrampaşa Göz Hastanesi’nden Op. Dr. Atilla Şahin, göz seğirmesinin nedenleri, hangi durumlarda önemsenmesi gerektiği ve günlük yaşamda alınabilecek önlemler hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Stres ve uykusuzluk göz seğirmesini tetikliyor
Op. Dr. Atilla Şahin, göz seğirmesinin çoğu zaman geçici ve masum bir durum olduğunu belirterek, poliklinikte sık karşılaşılan şikâyetlerden birinin göz çevresindeki istemsiz kasılmalar olduğunu söyledi.
Göz seğirmesinin en yaygın nedenleri arasında stres ve yorgunluğun bulunduğunu belirten Şahin, uykusuzluğun da kasların dinlenme ve toparlanma sürecini olumsuz etkileyerek kasılmaların daha sık görülmesine yol açabileceğini ifade etti.
Aşırı kahve ve enerji içeceği tüketiminin sinir sistemini uyararak göz seğirmesini tetikleyebileceğine dikkat çeken Şahin, uzun süre dijital ekranlara bakmanın da önemli etkenlerden biri olduğunu kaydetti. Ekran karşısında göz kırpma sıklığının azalmasının göz kuruluğuna ve buna bağlı rahatsızlıklara neden olabileceğini belirtti.
B12 ve magnezyum eksikliğine dikkat
Göz seğirmesinin her zaman stres veya uykusuzluktan kaynaklanmadığını belirten Op. Dr. Şahin, bazı vitamin ve mineral eksikliklerinin de kasların çalışma düzenini etkileyebileceğini bildirdi.
Özellikle uzun süren, tekrarlayan veya bilinen tetikleyicilerle açıklanamayan göz seğirmelerinde B12 vitamini ve magnezyum eksikliğinin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Şahin, bu eksikliklerin tespit edilmesinin uygun tedavinin planlanması açısından önem taşıdığını vurguladı.
Hangi belirtilerde doktora başvurulmalı?
Göz seğirmelerinin büyük bölümünün kendiliğinden geçtiğini ancak bazı belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Şahin, özellikle haftalarca devam eden ve giderek artan kasılmalara dikkat çekti.
Göz kapağının istemsiz kasılmalar nedeniyle kapanması, yüzün diğer bölgelerinde de kasılmaların görülmesi ve görme değişikliklerinin ortaya çıkması durumunda uzman değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.
Bu tür belirtilerin blefarospazm, hemifasiyal spazm veya farklı nörolojik rahatsızlıklarla ilişkili olabileceğini belirten Şahin, gerekli durumlarda ayırıcı tanının yapılmasının önemine işaret etti.
Göz seğirmesini azaltmak için 20-20-20 kuralı
Op. Dr. Atilla Şahin, göz seğirmesinin kontrol altına alınmasında önceliğin tetikleyici faktörlerin azaltılması olduğunu belirterek günlük yaşamda uygulanabilecek önerileri paylaştı.
Özellikle ekran başında uzun süre çalışanlara 20-20-20 kuralını öneren Şahin, her 20 dakikada bir 20 saniye boyunca yaklaşık 6 metre (20 feet) uzağa bakılmasının göz yorgunluğunu azaltmaya yardımcı olabileceğini belirtti.
Dijital ekran kullanırken göz kırpmanın bilinçli şekilde artırılması, uygun suni gözyaşı preparatlarının kullanılması ve sıcak kompres uygulamalarının da rahatlama sağlayabileceğini ifade etti.
Yeterli ve düzenli uyku, stresin kontrol altına alınması, kafein tüketiminin sınırlandırılması ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çeken Şahin, magnezyum açısından zengin besinlerin de sağlıklı nöromüsküler fonksiyonların desteklenmesine katkı sağlayabileceğini kaydetti.





