Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) internet sitesinde paylaşılan bilgilere göre, saat 12.19’da meydana gelen 3,9 büyüklüğündeki sarsıntının ardından bölgede art arda 7 artçı deprem daha kaydedildi.

Bu sarsıntılar arasında en düşük büyüklükte olanı Büyükçekmece açıklarında 3,4 olarak ölçülürken, en şiddetlisi Silivri açıklarında gerçekleşen 6,2 büyüklüğündeki deprem oldu.


İlk sarsıntının ardından yaşanan diğer depremler ise sırasıyla şu şekilde kaydedildi: Saat 12.49’da 6,2, 12.51’de 5,9 ve 4,4, 13.01’de 4,8, 13.02’de 4,5 ile 4,9 ve son olarak 13.07’de 3,4 büyüklüğünde.

Silivri açıklarında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Naci Görür, sosyal medya hesabından dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu:



“İstanbul’da Marmara Denizinde, Kumburgaz fayı üzerinde çok deprem oluyor. Değişik büyüklükte.


Bunlar Marmara’da beklediğimiz büyük deprem değil. Bunlar bu fayın biriktirdiği stresi artırıyor. Yani kırılmaya zorluyor. Burada asıl deprem daha büyük ve 7’nin üzerinde olacak
deprem. Deprem olduğu zaman konuşulmayacak kadar önemli bir konudur. Depremin olmadığı zaman konuşup önlem almak lazım.



Bunu başta hükümet, sonra belediye ve halk el ele vererek kenti depreme hazırlaması lazım. Kentsel dönüşüm, bina yapmak kenti depreme hazırlamak değildir. Deprem dirençli kent apayrı şeydir. Artık gerekeni halk yapmalıdır. Yapacağı şey gözetim ve denetimdir.”



AFAD'ın verilerine göre, deprem sonrası meydana gelen artçı sarsıntılar bölgedeki hareketliliğin bir süre daha devam edebileceğini gösteriyor. Uzmanlar, bu tür depremlerin ana fay hattındaki stresi artırabileceği konusunda hemfikir.


Kaynak: Sözcü

Yorumlar