Show TV'nin Bahar dizisiyle birlikte amiral gemisi durumundaki bir başka yapımı Kızılcık Şerbeti'nin Alevi Müjde Uzman, astım krizi geçirince dizinin fragmanı ve bölümü gecikmişti. Uzman'ın dizinin yapımcısı GOLD Film'in patronu Faruk Turgut ile 3 saatlik toplantı yaptığı bildirildi
Birsen Altuntaş'ın haberine göre, Kızılcık Şerbeti‘nin Alev’i Müjde Uzman sosyal medyadan paylaştığı gözü yaşlı videolarla dikkatleri üzerine çekti. Başarılı oyuncu yaşadığı birçok duruma artık tahammül edemediğini ifade etti. Hastane odasından fotoğraflar yayınlayan oyuncunun pazar günü sette astım krizi geçirdiği ve hastaneye kaldırıldığı öğrenildi. Uzman’ın pazar günü yaşadığı sağlık sorunu nedeniyle sahnelerinin çekimi ve fragman yayını da gecikti.
Müjde Uzman'ın yaptığı paylaşım sevenlerini üzerken şu ifadelere yer verdi: Peki bunu da geçtim. İşini yapıyorsun. Ya da markete gidiyorsun. Ya da taksiye biniyorsun veya alışveriş yapıyorsun vs. Zaten herr işin temel kuralı iletişim, öğrenme, planlama, anlaşma, uygulamadır özetle, di mi? Bu aşamalarda çoktan iyice www ilerlemişizdir, nihayet çoğunlukla huzurumuza, performansımıza, işin esas kısımlarına odaklanırız diyorsun. Zaten alt tarafi a noktasından b noktasına gideceğiz yahu! diye de düşüncene ekliyorsun. AMA İZİN YOOOK! shsjsjls
Haaala her gün her şeyi tekrar etmen, sürekli "haklısınız" duyup asla düzeltme görmeyeceğini bilerek tüm işleri üzerine alıp aman ne olur ne olmaz iş yürüsün tadımız kaçmasın elime mi yapışır şeklinde telkinlerle kendini işin dışında her şeyi yaparken bulman, sonra 2 saniye dinlenemeden, kaosta çalışman, bazen sana yardım eden, emek verdiğin emek aldığın kişi/kişiler tarafından haksızca terk edilip ortada kaldığında baştan ayağa kalkman, oradan oraya koşturman, hiçbir şeyi unutmaman gerekiyor.
Üzerine. Eve gel. Süpürge. Kediler. Mamalar. Eksikler. Üst baş. Duş. Kargocu. Muhasebe. Menajer. Unutulmaması gerekenler listesi. Çamaşır. Bulaşık. Ev alışverişi. Çöpler. Geri dönüşümler. Teslim almam gereken farklı semtlerdeki bi'şeyler. Onların planlamaları. Otoparkı var mı? Arabayı nereye koyacağım? Trafik saati hesapla. Telefonda onlarca kişiyi organize et. Bunun için kafanın içi mecburen sürekli düşünme zorlanma ısınma modunda.
Çünkü sen yapmazsan kimse yapmayacak. Üzüntüden, tükenmişlikten uçukların çıkıyor, astımın coşuyor, ama senin dinlenecek, yatacak, en önemlisi üzüntüden ve stresten kaçacak lüksün de yok, her gün iş var! Gideceksin faturaları kim ödüyor? Hasta misin çalışacaksın. Sesin mi kısık çalışacaksın. Herkes bakacak, yalan yanlış önyargıya maruz bırakacak, bir de hakkım diyecek, sormadan düşünmeden hayvanat bahçesindeki zavallılara yaptıkları gibi elini kolunu kişisel alanına sokup sana vuracak, itecek, çekecek bir de özel anlarımı izinsiz kaydedip evine götürecek. Sonraa. Herkesle bir tutulacaksın. "Bunlar böyle" "bu tayfa şöyle" "kesin bağımlı" "kesin sorunlu" ... anam babam kim, ne yaşadım, ne gördüm, huyum suyum masil, anamın karnından meslekle mi çıktım ki, sizin beni tanıdığınız andan itibaren ve kadar mi varolma hakkım var benim, tanımadığınız birine karşı bu ne hiddet bu ne celal??
Peki ya arkadaşlar dostlar? Hepsi küs, hepsi sitemli. Size bir şey söyleyeyim mi? Artık her şeyden daha değerli, duyduğum an her şeyi elimin tersiyle itip yanında olmak için anında gidemesem de hemen arayacağım can dostlarımı BİLE arayamıyorum. Ya mahçubiyetten, ya anlaşılamamaktan kırıldığım için içime içime kaçıyorum. Bari siz yapmayın çünkü.. :( ve yine çünkü, buraya sığmayacak yüzlerce şeyi TEK BAŞIMA yapmaya çalışıyorum. Size belki "amaan bunlar da dert mi" şeklinde gelen o şeyler gerçekten dert olmasalardı, inanın ben de dert etmezdim. ..ve çünkü beni kesseler acımazdı, ben her şeyi yapardım, imkansız diye bir şey yoktu ve hayat 1 kerelikti. Hala böyle düşünüyorum. Ama bilin bakalım ne yok? Mecalim!