Mersin ve Adana ortak bir kaderi paylaşıyor. Her iki ilde de çok katlı binalar inşa ediliyor ve bu yapılar genellikle ağır ve güvenli olmayan bir şekilde inşa ediliyor.

Deprem dalgaları, üst yapıyı 2 ila 4 kat büyüterek yansıtma problemi yaşıyor. Bu nedenle, Mersin ve Adana'nın deprem hassasiyeti oldukça yüksektir" dedi.

Özellikle Mersin’in Mezitli - Tece bölgesindeki binaların hasar gördüğüne ve çatlaklar oluştuğuna dikkat çekti.

Neredeyse her yüklenici istediği yapıyı inşa edebiliyor. Bu çarpık yapılaşmanın sebeplerinden biri, deprem yönetmeliğinin ihmal edilmesi ve jeofizik biliminden yeterince faydalanılmamasıdır.

Kat yüksekliğine Belediye Meclisi karar veriyor, ancak bu meclis uzman kişilerden oluşmuyor. Oysa ki bu tür kararları bir jeofizik mühendisi vermelidir" ifadelerini kullandı.

Ayrıca, Türkiye’nin depremle ilgili bir sanayi kurması gerektiğini savunan Ercan, "Deprem Bakanlığı gibi bir oluşumun gereksiz olduğunu düşünüyorum." dedi

Ercan, "Her olayda yeni bir bakanlık kurulamaz. AFAD ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bu konuda yeterlidir." şeklinde konuştu

Deprem Uzmanı, "Yasalar ve yönetmeliklerimiz oldukça iyi; önemli olan bunların uygulanmasıdır" diyerek sözlerine son verdi

Prof. Dr. Ercan, Mersin ve Adana'da acilen detaylı bir inceleme yapılması gerektiğini belirterek, bu illerin deprem riski altında olduğunu bir kez daha vurguladı.

Yorumlar