Sermaye piyasalarında yürütülen soruşturma dosyası, eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül açısından yeni bir aşamaya ulaştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Gönül hakkında “görevi kötüye kullanma” iddiasıyla soruşturma yürütülebilmesi amacıyla Hazine ve Maliye Bakanlığına başvurdu.
Başvurunun ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından Teftiş Kurulunun görevlendirilmesi, dosyanın yalnızca adli soruşturma yönüyle değil, Gönül’ün SPK Başkanlığı dönemindeki idari sorumlulukları bakımından da inceleneceğini ortaya koydu.
Söz konusu süreç, yatırım fonları ve Borsa İstanbul’da gerçekleştirilen işlemler üzerine yürütülen daha geniş kapsamlı soruşturmanın bir parçası olarak ilerliyor. Savcılık yazısında çeşitli fonların faaliyetleri, portföy yönetim şirketleri ve sermaye piyasası işlemleriyle ilgili incelemelere yer verildi.
SORUŞTURMANIN MERKEZİNDE NE VAR?
Dosyanın temelinde sermaye piyasasında gerçekleştirildiği değerlendirilen manipülatif işlemler ile bazı yatırım fonlarının faaliyetlerine ilişkin ihbar ve tespitler bulunuyor. Soruşturma kapsamında fonlar ile bunların bağlı olduğu portföy yönetim şirketlerinin faaliyetleri ve yöneticileri mercek altına alındı.
Savcılık değerlendirmesinde bazı fonların benzer fonlara kıyasla olağan dışı seviyelerde kazanç sağladığı, buna karşılık bazı yatırımcıların yatırdıkları paranın tamamını dahi geri alamadığı yönündeki tespitlere dikkat çekildi.
GÖNÜL HANGİ DÖNEMDEN SORUMLU TUTULUYOR?
İbrahim Ömer Gönül’ün dosyadaki konumu, özellikle 18 Nisan 2022 ile 18 Nisan 2026 arasındaki SPK Başkanlığı dönemiyle bağlantılı. Başsavcılık, bu dönemde kurumun yatırım fonlarına ilişkin denetim, inceleme ve değerlendirme görevlerinin yerine getirilip getirilmediğinin araştırılmasını istiyor.
Savcılık yazısında Gönül’ün mevzuattan kaynaklanan görev ve yetkilerini yerine getirmediği yönünde “açık ve yeterli emareler” bulunduğu değerlendirmesine yer verildi. Bu ifade, soruşturma izni talebinin gerekçelerinden biri olarak öne çıktı.
İBRAHİM ÖMER GÖNÜL DAHA ÖNCE İFADE VERDİ Mİ?
Evet. Gönül, 30 Eylül’de fon soruşturması kapsamında şüpheli sıfatıyla savcılığa ifade verdi. Böylece soruşturmanın doğrudan muhataplarından biri haline geldi.
Gönül, daha önce SPK’nın denetim ve gözetim süreçlerinin sıkı olduğunu, ancak bir hissedeki hızlı yükselişin tek başına manipülasyon anlamına gelmeyeceğini savunmuştu. Manipülasyon değerlendirmesinin delillerle ortaya konulması gerektiğini ve bu tür incelemelerin zaman alabildiğini belirtmişti.
BAKANLIK SÜRECİNDE NE OLACAK?
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında SPK Başkan ve üyelerinin görevleriyle bağlantılı olduğu ileri sürülen suçlar bakımından soruşturma yürütülebilmesi için ilgili Bakanın izni gerekiyor. Bu nedenle savcılığın başvurusu doğrudan Hazine ve Maliye Bakanlığına yapıldı.
Mehmet Şimşek’in Teftiş Kurulunu görevlendirmesiyle birlikte ön inceleme ve araştırma süreci başladı. Bu incelemenin ardından soruşturma izni konusunda verilecek karar, dosyanın sonraki hukuki aşamasını belirleyecek.


