Çanakkale’de tarihi yapıların korunmasına yönelik çalışmalar sürerken, Cumhuriyet döneminde inşa edilen eserlerin ne ölçüde kayıt altına alındığı tartışma konusu olmaya devam ediyor. Kentin mimari geçmişi yalnızca Osmanlı ve daha eski dönemlerden kalan yapılardan oluşmazken, Cumhuriyet’le birlikte şekillenen kamu binaları ve kentsel alanlar da Çanakkale’nin tarihsel kimliğinde önemli bir yer tutuyor. Kalenin Sesi’ne özel açıklamalarda bulunan Mimar İsmail Erten, Cumhuriyet dönemi yapılarının tescillenmesi ve korunmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kentteki mimari mirasın yeterince belgelenmediğini savunan Erten, Cumhuriyet döneminde inşa edilen yapıların tarihi değerinin belirlenmesi ve koruma çalışmalarının kapsamının genişletilmesi gerektiğini ifade etti.

“Osmanlı’da 383, Cumhuriyet’te 5 Tescilli Bina Var”

Çanakkale’deki tescilli yapı sayıları arasında dikkat çekici bir farklılık bulunduğunu belirten Erten, koruma anlayışının ağırlıklı olarak Osmanlı dönemi ve daha eski eserlere yöneldiğini savundu. Cumhuriyet’in bir asrı geride bırakmasına rağmen bu dönemin mimari birikiminin yeterince değerlendirilmediğini ifade eden Erten, tescilli yapı sayılarına ilişkin şu açıklamayı yaptı: “Osmanlı’da 383 tane tescilli bina var. Cumhuriyet’te 5 tane bina var. Tarihi eserlerin korunmasında dönemler arasında böyle bir farklılık bulunmasını eleştiren Erten, “Ben o da 383 olsun demiyorum ama hiç olmazsa 30 olsun” sözleriyle Cumhuriyet yapılarının da kültürel miras kapsamında ele alınması gerektiğini dile getirdi.

“Cumhuriyet Yapılarını Fark Etmeyenler Var”

Koruma çalışmalarının yalnızca eski binaları restore etmekten ibaret olmadığını belirten Erten, öncelikle yapıların tarihi ve mimari değerlerinin tespit edilmesi gerektiğini söyledi. Bir yapının korunabilmesi için fark edilmesi, belgelenmesi, gerekli koşulları taşıyorsa tescillenmesi ve ihtiyaç duyulması hâlinde restore edilmesi gerektiğini anlatan Erten, Çanakkale’de bu sürecin Cumhuriyet dönemi eserleri bakımından yeterince işletilmediğini savundu. Erten, korumadan sorumlu kurumlara yönelik eleştirisini şu sözlerle dile getirdi: “Cumhuriyet dönemi mimari yapıları ve kentsel dokuyu fark etmeyenler var bu kentte hâlâ. Belgelemeyenler var. Tescillemeyenler var.” Kentte hangi yapıların Cumhuriyet döneminde inşa edildiğini ortaya koyan kapsamlı bir envanter bulunmadığını ileri süren Erten, tarihi değere sahip eserlerin belirlenmesinde kurumsal çalışmaların önemine dikkat çekti. “Elimizde envanter yok. Millet daha farkında değil hangisi Cumhuriyet’te yapılmış.” Erten, yapıların mimari özellikleriyle birlikte geçmişte üstlendikleri işlevlerin de kayıt altına alınması gerektiğini ifade etti.

“Cumhuriyet’in Önemli Eseriydi, Neden Yıkıldı?”

Çanakkale’de Cumhuriyet dönemi mimarisine ilişkin koruma sorunlarına somut bir örnek veren Erten, Endüstri Meslek Lisesi yakınlarında bulunan eski Karayolları binasının yıkılmasını eleştirdi. Söz konusu yapının Cumhuriyet döneminin önemli mimari eserlerinden biri olduğunu savunan Erten, binanın bahçeli yapısıyla dönemin mimari anlayışını yansıttığını belirtti. Yıkılan binaya ilişkin tepkisini dile getiren Erten, şu ifadeleri kullandı: “Onun önünde de bir Karayolları binası vardı, yıkıldı. Cumhuriyet’in en önemli eserlerinden biridir o Karayolları binası. Neden yıktın kardeşim?” Yapının tamamen ortadan kaldırılması yerine farklı bir kamusal işlevle değerlendirilebileceğini ifade eden Erten, alanın çocuklara yönelik bir oyun ve yaşam alanına dönüştürülmesinin mümkün olabileceğini söyledi. Erten’in açıklamaları, kentteki eski yapıların yalnızca korunması değil, toplumsal ihtiyaçlara uygun yeni işlevlerle yaşatılması konusunu da gündeme taşıdı.

“Rant, Rant, Rant”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail'e iltimas geçiliyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail'e iltimas geçiliyor"
İçeriği Görüntüle

Çanakkale’nin özellikle 1960’lı yıllardan itibaren geçirdiği yapılaşma sürecine de değinen Erten, artan göç ve kat karşılığı inşaat anlayışının kentlerin mimari kimliği üzerinde etkili olduğunu savundu. Erken Cumhuriyet döneminin planlama yaklaşımıyla sonraki yıllarda yaygınlaşan yapılaşma anlayışı arasında önemli farklılıklar bulunduğunu belirten Erten, ekonomik beklentilerin kent kimliğinin önüne geçmesini eleştirdi. “Rant, rant, rant. Kat karşılığı bina, kat karşılığı bina.” Kentleşmenin yalnızca daha fazla bina inşa etmek anlamına gelmediğini ifade eden Erten, yapılaşma kararlarında mimari kimliğin, kamusal alanların ve kentin tarihsel özelliklerinin de gözetilmesi gerektiğini belirtti.

Cumhuriyet Mirası İçin Envanter Çağrısı

Çanakkale’nin Cumhuriyet dönemi mimari mirasının korunabilmesi için kapsamlı bir çalışma yapılması gerektiğini belirten Erten, tarihi yapıların belirlenmesi ve belgelenmesinin ilk adım olduğunu söyledi. Kentin geçmişine tanıklık eden yapıların yalnızca inşa edildikleri dönemin mimari özelliklerini değil, Çanakkale’nin değişen sosyal ve kamusal yaşamını da yansıttığını ifade eden Erten, koruma anlayışının Cumhuriyet dönemini de kapsayacak biçimde geliştirilmesi gerektiğini savundu. Mimar İsmail Erten’in açıklamaları, Çanakkale’de Cumhuriyet dönemi eserlerinin tescillenmesi, yıkılan yapıların bıraktığı boşluk ve kentleşme kararlarının tarihi mirasa etkisini yeniden gündeme getirdi. Kentin yakın geçmişine ait mimari değerlerin kayıt altına alınması ve korunması, gelecek kuşaklara aktarılacak kültürel miras açısından önem taşıyor.

Muhabir: Deniz Çetin