YENİ Parti Çanakkale Kurucu Merkez İlçe Başkanı ve İl Başkan Adayı İbrahim Can Ergun, Sermaye Piyasası Kurulu’nun yatırım fonlarına ilişkin aldığı tasfiye kararlarını Kaleninsesi’ne değerlendirdi. SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli kararları doğrultusunda 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiye edilmesine karar verildi. Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına göre söz konusu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor.
“İnsanlar birikimi değil, ay sonunu düşünüyor”
Türkiye’de milyonlarca kişinin ekonomik koşullar nedeniyle geçim mücadelesi verdiğini belirten Ergun, yaşanan sürecin yalnızca finans piyasalarının kendi içindeki bir gelişme olarak görülemeyeceğini söyledi. Ergun, “Türkiye’de milyonlarca insan artık birikim yapmayı değil, ay sonunu getirmeyi düşünüyor. Emekli maaşını kiraya ve mutfağa yetiştiremiyor, asgari ücretli geçinemiyor, gençler gelecek kurmakta zorlanıyor. Tam da böyle bir dönemde yaşanan fon krizini yalnızca bir finans meselesi olarak göremeyiz” ifadelerini kullandı.
“Sorunlar biliniyorsa neden zamanında önlenemedi?”
SPK’nın 18 Eylül 2026 tarihli açıklamasında, bazı yatırım fonlarında ekonomik gerçeklik ve şirketlerin temel finansal büyüklükleriyle açıklanamayacak fiyat hareketlerinin 2025 yılının son çeyreğinde gözlemlendiği belirtildi. Aynı açıklamada konunun 2 Aralık 2025 tarihli Finansal İstikrar Komitesi toplantısında gündeme geldiği de kamuoyuna duyuruldu. Bu sürece dikkat çeken Ergun, denetim mekanizmalarının işleyişine ilişkin sorular yöneltti. Ergun, “Bu noktaya nasıl gelindi? Sorunlar biliniyorsa neden zamanında önlenemedi? Bu süreçte kimler kazandı, kimler parasını çıkardı? Denetimde eksiklik veya ihmal varsa bunun hesabını kim verecek?” diye konuştu.
“Yüz binlerce yurttaşın birikimi korunmalı”
Tasfiye kapsamındaki fonlarda yüz binlerce yatırımcının bulunduğuna dikkat çeken Ergun, yurttaşların birikimlerinin korunması gerektiğini söyledi. Ergun, “Yüz binlerce yurttaşın birikimi korunmalıdır. Varsa hukuka aykırı kazançların ve para hareketlerinin izi sonuna kadar sürülmeli, sorumlular ortaya çıkarılmalıdır” dedi.
“Kamu kaynağı sahipsiz para değildir”
Ortaya çıkabilecek mali yükün toplumun tamamına aktarılmasına karşı çıkan Ergun, olası zararların kamu kaynakları üzerinden karşılanmaması gerektiğini savundu. Ergun, “Ortaya çıkan faturanın bütün topluma ödetilmesine izin verilmemelidir. Çünkü kamu kaynağı sahipsiz para değildir. O para emeklinin ilacıdır, çocuğun okuludur, gencin yurdudur, işçinin alın teridir” ifadelerini kullandı. Fonlardan herhangi bir kazanç elde etmeyen yurttaşların olası zararların yükünü taşımaması gerektiğini belirten Ergun, “Bu ülkede fonlardan bir kuruş kazanmamış emeklinin, asgari ücretlinin, işçinin, esnafın ve gencin sırtına birilerinin zararını yükleyemezsiniz” dedi.
“Önce paranın izi sürülmeli”
Sürecin para hareketleri ve sorumluluk zinciri üzerinden araştırılması gerektiğini belirten Ergun, varsa hukuka aykırı kazançların tespit edilerek geri alınması gerektiğini söyledi.
Ergun açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Önce paranın izi sürülmeli, varsa haksız kazançlar geri alınmalı, sorumlular ve denetimdeki eksiklikler ortaya çıkarılmalıdır. Yurttaşın birikimi de kamu kaynağı da sahipsiz değildir. Kazanç bir avuç insanın, fatura emeklinin, işçinin, gencin ve bütün toplumun olamaz.”





