Üzerinden seneler geçse de, ölene kadar unutulmayacak bazı anılar vardır. Bu anılar öyle kıymetlidir ki sen nereye gidersen o da seninle gelir. Bazen yüzünde kocaman bir gülümseme ile bazen de yüreğindeki tarifsiz özlemle dalıp gidersin o zamanlara… Evet, zaman geçmiştir belki ama üzerinde bıraktığı izler hâlâ ilk gün ki gibidir. Her hatırladığında “Ne güzel günlerdi” diye iç geçirdiğin, en zorlu zamanlarında hatırlayıp güç bulduğun, düştüğünde elinden tutup “Haydi, kalk” diyen anılar… İşte tam da böyle bir anımdan bahsetmek istiyorum sizlere;
Lise mezuniyetimde kepimi atmaya dakikalar kala, telefonum çalmaya başladı. Arayan dört sene boyunca sadece bir öğretmenden ziyade bana hem annelik, hem ablalık, hem de arkadaşlık ve sırdaşlık yapan müdür yardımcımdı. “Şu şu sınıfta seni bekliyorum gelir misin?” diyordu. Gittiğimde elinde yılsonu karnem ve bir dosya içerisine koyduğu mektup vardı. Bu mektubu eve gittiğimde okumam için beni sıkı sıkıya tembihledi.
Eve gidip mektubu açtığımda ise; 1987 yılında bir arkadaşının babasına ait şiir defterini karıştırırken rast geldiği ve onu bugünlere getiren şiiri benimle paylaşmak istediği yazıyordu. Yazısının sonunda ‘Tam tamına uymak şartıyla’ diye de eklemişti. Mektubun arkasındaki sayfayı elime aldığımda o şiiri gördüm. Şöyle diyordu;
Tüm çevrendekiler, kendinden geçip de
Seni suçladıkları anda, soğukkanlı kalabilirsen
Herkes senden şüphelendiği halde
Onların kuşkularını hoş görebilirsen
Bekleyebilir ve beklemekten yorulmazsan eğer
Haksız suçlamaya uğrar da karşılık vermezsen eğer
Garez beslemediğin halde garez teamül eder
Akıllıca konuşmaz, fazla uysal görülmezsen
Düşünebildiğin halde,
Kölesi olmazsan düşüncelerinin
Hayal kurma gücün olduğu halde,
Tutsağı olmazsan hayallerinin
Eğer, felaket ve saadetle yüz yüze gelir de
Bu iki sahtekârı aynı şekilde karşılayabilirsen
Tüm ömrünü adadığının yıkıldığını görürde
Kırık dökük araçlarla yeniden yapabilirsen
Kalbini, sinirlerini ve tüm vücudunu
İş işten geçse de gayen için diriltebilirsen
Ve “Dayan” diyen iradenden başka gücün kalmadığı halde dayanabilirsen
Ne dostlarının, ne düşmanlarının sözleri incitmezse seni
Gereğinden çok bağlanmadan saygı duyarsan herkese
Eğer dakikanın doldurabilirsen altmış saniyesini
O zaman dünya senindir
İçindeki her şeyi, hatta daha çoğunu da ellerinde bulursun
Asıl önemlisi oğlum, o zaman gerçek adam olursun.
O gün bana dünyanın en güzel hediyesi verilse, sanıyorum bu kadar anlamı olmazdı. Gerçek adam olabildim mi hâlâ bilmiyorum ama o gün ki ben olmadığıma artık eminim, teşekkürler öğretmenim.
Dilerim siz de bu şiire tam tamına uyarsınız. Sevgilerimle…