İstihdam garantili, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) ile Kale Grubu iş birliğiyle kurulan Türkiye’nin ilk ve tek Yapı Yüzeyi Tasarım Teknikerliği Programı, 2026-2027 eğitim öğretim yılında 20 öğrenci kabul edecek. Kaleninsesi Gazetesi’ne konuşan Program Koordinatörü Doç. Dr. Tuba Batu, sektörün ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan programla yapı bilgisi, tasarım, malzeme, dijital teknolojiler ve uygulama becerisini bir araya getiren teknikerler yetiştirmeyi amaçladıklarını söyledi.

Çanakkale, Yapı Seramik dünyasında uzmanlar yetiştirecek. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu bünyesinde Kale Grubu iş birliğiyle kurulan Yapı Yüzeyi Tasarım Teknikerliği Programı, yeni eğitim döneminde öğrencilerini bekliyor.

Türkiye’de bu alandaki ilk ve tek program olma özelliğini taşıyan bölüm, klasik yapı ve inşaat eğitiminden farklı olarak yapı teknolojisi ile yüzey tasarımını, malzeme bilgisini, dijital tasarım araçlarını ve uygulama becerisini aynı eğitim modelinde buluşturacak.

Program Koordinatörü Doç. Dr. Tuba Batu, Kaleninsesi Gazetesi’ne yaptığı açıklamada programın ortaya çıkışında sektörün ihtiyaçlarının belirleyici olduğunu söyledi. Batu, Kale Grubu tarafından gerçekleştirilen piyasa araştırmalarında sektörde teknik ve uygulama konusunda yetişmiş insan kaynağı ihtiyacının ortaya konulduğunu, programın da üniversite-sanayi iş birliği temelinde şekillendirildiğini belirtti.

20 ÖĞRENCİYLE UYGULAMA AĞIRLIKLI EĞİTİM

Programın 2026-2027 eğitim öğretim yılı kontenjanı 20 öğrenci olarak belirlendi. Program Koordinatörü Tuba Batu; “Öncelikle şunu söylemek isterim: Bu programı sadece klasik anlamda bir “yapı” programı olarak düşünmemek gerekiyor. Yapı Yüzeyi Tasarım Teknikerliği; yapı bilgisiyle tasarımı, malzeme bilgisini, dijital teknolojileri ve uygulama becerisini aynı noktada buluşturan disiplinler arası bir eğitim modeli. Öğrencimiz bir taraftan yapı teknolojisini, yapı malzemelerini, yalıtım ve izolasyonu öğrenirken, diğer taraftan yüzey tasarımı, temel tasarım, teknik resim, perspektif ve bilgisayar destekli tasarım gibi alanlarda kendisini geliştiriyor. Özellikle ikinci yıldan itibaren işin tasarım ve uygulama tarafı daha belirgin hale geliyor. 2D ve 3D bilgisayar destekli tasarım, cephe sistemleri ve montaj, tezgâh ve 3D kütleler uygulama çözümleri, proje tasarım analizi ve mekân tasarım unsurları gibi dersler programın farklılığını ortaya koyuyor,” açıklamasında bulundu.

Batu, programın temel yaklaşımını, “Öğren, tasarla, dijital ortamda modelle, malzemeyle buluştur, uygula ve sektörde deneyimle” şeklinde özetledi.

Yenice Devlet Hastanesi’nde Sağlık Çalışanlarına Hayat Kurtaran CPR Eğitimi
Yenice Devlet Hastanesi’nde Sağlık Çalışanlarına Hayat Kurtaran CPR Eğitimi
İçeriği Görüntüle

NEDEN TERCİH EDİLMELİ?

Programın üniversite-sanayi iş birliği ayağında Kale Grubu ile yürütülen çalışmalar sektöre yön verecek nitelikte. Kale Grubundan sektör temsilcileri doğrudan katkı sağlayacağı ders süreçlerinde öğrencilerle bir araya gelecek.

Batu yaptığı açıklamada; “Programda ayrıca 3+1 eğitim modeli uygulanıyor. Öğrenciler üç dönem üniversitede eğitim aldıktan sonra bir dönem işletmede mesleki eğitim görüyor. Bunun yanı sıra Endüstriye Dayalı Eğitim kapsamında staj imkânı da bulunuyor,” dedi.

Doç. Dr. Batu, sektör deneyiminin mezuniyet sonrasına bırakılmadığını belirterek, öğrencilerin eğitim sürecinde gerçek çalışma ortamıyla tanışmasının mesleki gelişim açısından önemli olduğunu ifade etti.

Programa özellikle hangi yetenek ve ilgi alanlarına sahip öğrencilerin yönelmesini öneriyorsunuz? Sorumuza istianden Doç. Dr. Tuba Batu; “Büyük boyutlu seramikler yeni uzmanlık gerektiriyor,” diyerek; Yapı sektöründe kullanılan malzemelerin ve uygulama tekniklerinin değişmiş olduğuna dikkat çekti.

Batu tarafımıza yaptığı açıklamada; “Öğrenci bana “Neden bu bölümü tercih etmeliyim?” diye sorsa, şunu söylerim: “Çünkü gelecekte sadece bilgisayarı kullanan değil, bilgisayarın ürettiğini gerçek hayata taşıyabilen insanlara ihtiyaç olacak. “Yeni teknolojilerle gelişmiş dijital araçlar tasarlayabilir, hesaplayabilir, modelleyebilir. Ama malzemeye dokunmak, uygulamak, sahada karar vermek ve ortaya çıkan işi güvenli ve doğru biçimde hayata geçirmek hâlâ insanın işi,” dedi.”

İSTİHDAM GARANTİLİ Mİ?

Programın tercih dönemindeki öğrenciler açısından en fazla merak edilen başlıklarından biri ise mezuniyet sonrası istihdam.

Doç. Dr. Batu, programın sektörün insan kaynağı ihtiyacından doğduğuna dikkat çekerken, “iş garantisi” kavramının her mezunun koşulsuz olarak otomatik biçimde işe alınacağı şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Batu, buna karşın programın temel hedeflerinden birinin sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli teknikerleri yetiştirmek olduğunu söyledi.

Program mezunlarının çalışma alanı da yalnızca seramik ve yüzey kaplama sektörüyle sınırlı kalmayacak. Yapı malzemeleri, yüzey uygulamaları, cephe sistemleri, iç mekân uygulamaları, teknik çizim, dijital tasarım ve yapı-mimari uygulama süreçleri mezunların çalışabileceği alanlar arasında yer alıyor.

Batu, özellikle son yıllarda kullanılan büyük boyutlu seramik levhaların klasik seramik uygulamalarından farklı teknik bilgi ve deneyim gerektirdiğine dikkat çekti. 160x320 santimetre ölçülerine ulaşabilen ve yaklaşık 3 milimetre kalınlığındaki seramik levhaların taşınması, hazırlanması ve uygulanması konusunda yetişmiş teknik personele ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Programın temelinde Kale Grubu ile yürütülen sanayi-üniversite iş birliği olmasının önemine değinen Batu; “Bence programımızın en güçlü taraflarından biri bu. Çünkü Kale ile yaptığımız iş birliği sadece “sektörden bir firma ile protokol yaptık” düzeyinde değil. Programın oluşumundan ders içeriklerine kadar sektörle birlikte çalıştık. Derslerin bir kısmını Kale’den gelen öğretim elemanları veriyor. Ayrıca bazı derslerde 14 haftalık planın 4 haftasında sektördeki uzmanları konuk olarak öğrencilerimizle buluşturuyoruz,” dedi.

“YAPAY ZEKÂ, UYGULAMA BECERİSİNİN YERİNİ ALAMAZ”

Programın geleceğe dönük yönlerinden birini ise dijital teknolojiler oluşturuyor. Yapay zekâ ve bilgisayar destekli tasarım araçlarının eğitim sürecine dahil edildiğini belirten Batu, dijital becerilerin el becerisi ve malzeme bilgisiyle birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.

Batu, yapay zekânın tasarım ve modelleme süreçlerini hızlandırabileceğini ancak tasarımın gerçek bir malzeme üzerinde uygulanması, sahadaki problemlerin çözülmesi ve uygulamanın güvenli biçimde gerçekleştirilmesinin hâlâ insan uzmanlığı gerektirdiğini ifade etti. Açıklamasında; “Dünya çok hızlı bir dönüşümden geçiyor. Yapay zekâ, Endüstri 4.0, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve yeni nesil malzemeler çalışma hayatını değiştiriyor. Ama burada önemli bir yanılgıya düşmemek gerekiyor: Yapay zekânın gelişmesi, insanın yaptığı bütün işleri değersizleştirmiyor. Tam tersine, bazı insan becerilerini daha görünür ve daha değerli hale getiriyor. Yapay zekâ tasarlayabilir, hesaplayabilir, modelleyebilir. Ancak malzemeyi tanımak, sahadaki riski görmek, beklenmedik sorunlara anında çözüm üretmek ve uygulamayı güvenle hayata geçirmek hâlâ insan uzmanlığının işidir,” dedi.

Programın 500 metrekarelik uygulama atölyesine sahip olduğunu belirten Batu, yeni malzemeler ve teknolojiler geliştikçe eğitim altyapısının da yenilenmesinin planlandığını söyledi.

“GELECEKTE BİLGİSAYARIN ÜRETTİĞİNİ GERÇEK HAYATA TAŞIYANLARA İHTİYAÇ OLACAK”

Öğrencilere tercih döneminde üç temel kavram üzerinden seslenen Doç. Dr. Tuba Batu, programın odağını “tasarım, uygulama ve gelecek” olarak tanımladı.

Programın yeniliklerini anlatan Btu; “Yapı Malzemeleri ve Yüzey Kaplama Teknolojisi, Yüzey Tasarımı ve İç Mekân Dekoratif Kaplama Uygulamaları gibi derslerle doğrudan malzeme ve yüzey üzerinde çalışıyor. Dijital tarafta da önce 2D, daha sonra 3D bilgisayar destekli tasarım eğitimi alıyor. Bunun yanında 3D kütleler, proje tasarım analizi ve cephe sistemleri gibi uygulamaya dönük konularla karşılaşıyor. Ben bunu öğrencinin eğitim yolculuğu açısından şöyle özetliyorum: Öğren – tasarla – dijital ortamda modelle – malzemeyle buluştur – uygula – sektörde deneyimle.” Şeklinde açıkladı.

Batu, öğrencilerin yalnızca yapı bilgisi edinmesini değil, tasarım yapabilmesini, dijital araçları kullanabilmesini ve tasarladığı ürünü fiziksel olarak uygulayabilmesini amaçladıklarını belirtti.

Programın geleceğe ilişkin en önemli avantajının dijital teknolojiler ile insan becerisini bir araya getirmesi olduğunu ifade eden Batu, sözlerini şu değerlendirmeyle tamamladı:

“Gelecekte sadece bilgisayarı kullanan değil, bilgisayarın ürettiğini gerçek hayata taşıyabilen insanlara ihtiyaç olacak. Yapıyı bil, malzemeyi tanı, yüzeyi tasarla, teknolojiyi kullan ve tasarımını gerçek hayata geçir. Biz öğrencilerimizi tam bu noktada yetiştirmek istiyoruz.”

Muhabir: SÜHA PARMAKSIZ