ÇOMÜ Butik olarak başlayan ve bugün ÇOMÜ Öğrenci Destek Merkezi (ÇÖDEM) adıyla hizmet veren proje, Çanakkale’de üniversite öğrencilerinin giyimden temel gıdaya, kırtasiyeden ev eşyasına uzanan ihtiyaçlarına ücretsiz destek sağlıyor. Sosyal Sorumluluk Proje Koordinatörü Doç. Dr. Hicran Özlem Ilgın’ın öncülüğünde yıllardır büyüyen dayanışma ağı; belediyelerden işletmelere, sivil toplum kuruluşlarından gönüllülere kadar kentin farklı kesimlerini aynı amaçta buluşturuyor.

Çanakkale’de üniversite eğitimi alan bir öğrencinin bazen yeni bir monta, bazen bir çift ayakkabıya, bazen de eğitimini sürdürebilmek için temel gıda ürünlerine ihtiyacı olabiliyor. Öğrenciler için bu ihtiyaçlar, kimi zaman bütçelerini yeniden hesaplamak, kimi zaman da başka bir harcamalarından vazgeçmek anlamına geliyor. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) bünyesinde hayata geçirilen ÇOMÜ Öğrenci Destek Merkezi (ÇÖDEM) ise öğrencilerin bu yükünü hafifletmek, ihtiyaçlarını karşılarken kendilerini rahat ve güvende hissedebilecekleri bir ortam sunmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Kaleninsesi Gazetesi olarak ÇÖDEM Koordinatörü Doç. Dr. Hicran Özlem Ilgın ile konuştuk.

Bugün yeni binasında hizmet veren ÇÖDEM’in hikâyesi, 2019 yılında ÇOMÜ Butik ile başladı. Zaman içinde büyüyen, gönüllülerin emeği ve kentin farklı kesimlerinden gelen desteklerle gelişen proje, geçtiğimiz Nisan ayında yeni kimliğiyle ÇOMÜ Öğrenci Destek Merkezi olarak hizmete açıldı. Sosyal Sorumluluk Proje Koordinatörlüğü çatısı altında faaliyet gösteren merkez, artık yalnızca ihtiyaç malzemelerinin temin edildiği bir yer değil; üniversite öğrencilerinin dayanışma içinde buluştuğu, sosyal destek mekanizmalarının güçlendiği bir alan olarak öne çıkıyor.

ÇOMÜ ÇÖDEM Sorumlusu Doç. Dr. Hicran Özlem Ilgın, Kaleninsesi Gazetesi’ne yaptığı açıklamada projenin kuruluş sürecini, deprem döneminde yürütülen yardım çalışmalarını, kentin desteğiyle büyüyen dayanışma ağını ve gelecek hedeflerini anlattı. Ilgın’ın aktardıkları, bir sosyal sorumluluk projesinin yalnızca yardım malzemelerinden ibaret olmadığını; ihtiyaçları gözeten, gönüllülüğü büyüten ve farklı kurumları ortak bir amaç etrafında buluşturan uzun soluklu bir emeğe dayandığını ortaya koydu.

ÇOMÜ BUTİK’TEN ÇÖDEM’E UZANAN YOLCULUK

ÇOMÜ Butik olarak başlayan projenin bugün daha kapsamlı bir merkeze dönüşmesinde yıllar içinde kurulan gönüllülük ağı ve kentten gelen destekler önemli rol oynadı. Ilgın, 2019’dan bu yana sürdürdükleri çalışmaların temelinde, öğrencilerin ihtiyaçlarını doğrudan karşılamak ve bunu yaparken kendilerini rahat hissedecekleri bir ortam oluşturmak bulunduğunu belirtti.

Geçtiğimiz nisan ayında hizmete açılan yeni merkez, bu anlayışın daha kurumsal bir yapıya kavuşmasını sağladı. ÇÖDEM’de öğrenciler; giyim, temel gıda, kitap, kırtasiye ve ev eşyası gibi ihtiyaçlarını ücretsiz karşılayabiliyor. Merkez, ihtiyaçların karşılanmasının yanı sıra öğrencilerin birbirleriyle etkileşim kurmasına ve üniversite yaşamında dayanışma duygusunun güçlenmesine de olanak tanıyor.

Ilgın, yeni merkezin öğrenciler açısından önemli bir fark yarattığını vurgulayarak, önceki depolama alanında öğrencilerin zaman zaman kendilerini rahat hissetmekte zorlandıklarını, yeni binanın ise mağaza atmosferiyle bu algıyı değiştirdiğini ifade etti. Öğrencilerin herhangi bir çekince yaşamadan merkeze gelebilmesini önemsediklerini belirten Ilgın, giyimden gıdaya, okul araç gereçlerinden diğer temel ihtiyaçlara kadar farklı alanlarda destek sunduklarını söyledi.

Merkezin yaklaşımında öğrencilerin kendilerini yalnızca yardım alan kişiler olarak değil, üniversite yaşamının doğal bir parçası olarak hissetmeleri amaçlanıyor. ÇÖDEM, bu yönüyle ihtiyaçların karşılandığı bir noktadan öte, öğrencilerin kentte kendilerine yer açabilmelerini destekleyen bir dayanışma alanı olarak konumlanıyor.

“Ortak yazılı sınav sistemi yeniden değerlendirilsin”
“Ortak yazılı sınav sistemi yeniden değerlendirilsin”
İçeriği Görüntüle

İKİNCİ EL DEĞİL, İHTİYACA UYGUN YENİ ÜRÜNLER

ÇÖDEM’in dikkat çeken uygulamalarından biri, öğrencilere sunulan giyim desteğinin niteliği. Ilgın, merkeze ikinci el kıyafet kabul etmediklerini, öğrencilere ayni desteklerle temin edilen yeni kıyafetler ulaştırdıklarını belirtti. Bu yaklaşımın, öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılarken kendilerini daha rahat hissetmelerini sağlamak açısından önemli olduğunu dile getirdi.

Merkeze gelen destekler, öğrencilerin ihtiyaçları doğrultusunda değerlendiriliyor. Giyim ürünlerinin yanı sıra temel gıda, kırtasiye malzemeleri ve ev eşyaları da bu kapsamda öğrencilere ulaştırılıyor. Böylece destek, tek tip bir yardım anlayışıyla değil, öğrencilerin farklı ihtiyaçlarını gözeten bir yaklaşımla sunuluyor. Hatta erkekler için klasik giyim takımlardan kadınlarda benzer her ihtiyaca yönelik seçenek olduğunun atını çizdi.

Ilgın, ÇÖDEM’in kentte siyaset üstü bir dayanışma anlayışıyla karşılık bulduğunu belirterek belediyelerin, siyasi kuruluşların, üniversite birimlerinin, işletmelerin ve farklı kurumların projeye katkı sağladığını aktardı.

Çanakkale’den ve şehir dışından gelen desteklerin öğrencilerle buluştuğunu ifade eden Ilgın, merkezde toplanan yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında bu geniş dayanışma ağının önemli bir rol üstlendiğini söyledi.

DEPREM BÖLGELERİNE UZANAN DAYANIŞMA

ÇÖDEM’in geçmişinde, deprem felaketlerinin ardından yürütülen yardım çalışmaları da önemli bir yer tutuyor. ÇOMÜ Butik döneminde üniversitenin gönüllülük ve sosyal sorumluluk çalışmaları, Çanakkale’den deprem bölgelerine uzanan kapsamlı bir yardım organizasyonuna dönüştü. Büyük tırlarla bölgelere gönderilen ayni yardımların yanı sıra gönüllü öğrenciler de sahada yürütülen çalışmalara katıldı.

Ilgın’ın aktardığına göre, Sosyal Sorumluluk Proje Koordinatörlüğü olarak “Bir Tutam Bilim Bir Dünya Şenlik” projeleri kapsamında gönüllü ekipler deprem bölgelerindeki okullara ulaşarak çocuklara destek verdi. Mont, bot, ayakkabı, kıyafet ve okul araç gereçleri gibi malzemeler ihtiyaç duyulan bölgelere ulaştırıldı. Böylece üniversite bünyesinde başlayan dayanışma, yalnızca Çanakkale’deki öğrencilerle sınırlı kalmayarak depremden etkilenen çocuklara ve ailelere de uzandı. ayrıca Çanakkale ilçe ve köylerindeki ilk ve ortaokul öğrencilerini de kapsayan projelerle çok yönlü bir yardım ağının kurulduğunun altını çizdi.

Ilgın, bu tür büyük ölçekli çalışmalarda hızlı hareket edebilmenin önemine dikkat çekti. Üniversitenin kurumsal yapısı, gönüllü öğretmen ve öğrencilerden oluşan ekipler ve yöneticilerin sağladığı destek sayesinde ihtiyaçlara daha kısa sürede yanıt verebildiklerini ifade etti. Bürokratik süreçlerde mümkün olduğunca hızlı ilerlemeye çalıştıklarını belirten Ilgın, deprem döneminde edinilen deneyimin dayanışma çalışmalarının organizasyonunda önemli bir birikim oluşturduğunu kaydetti.

Bu deneyim, bugün ÇÖDEM’in çalışmalarına da yansıyan bir anlayışı ortaya koyuyor: İhtiyaç ortaya çıktığında yalnızca yardım çağrısı yapmak değil, malzemeyi temin etmek, lojistiği sağlamak ve desteği doğrudan ihtiyaç sahibine ulaştırmak.

YENİ MERKEZ BİNBİR EMEKLE KURULDU

ÇÖDEM’in bugün hizmet verdiği binanın ortaya çıkışı da başlı başına bir dayanışma hikâyesi. Yeni merkezin inşası için ilk adımlar Temmuz 2025’te atıldı. Ilgın’ın aktardığına göre, binanın temelini oluşturan yapı daha önce bir Holding’in İstanbul’da daire satışlarında kullandığı bir showroom olarak hizmet veriyordu. Yapı, hazır bloklar hâlinde sökülerek Çanakkale’ye getirildi ve yeniden kuruldu.

Bu süreçte farklı kişi ve kuruluşların katkılarıyla karşılaşılan sorunlar aşılmaya çalışıldı. Ilgın, binanın taşınması ve yeniden inşası sırasında elektrik, peyzaj ve benzeri pek çok konuda güçlük yaşandığını, ancak destek verenlerin katkılarıyla çalışmaların sürdürüldüğünü anlattı. Kolinsağ sahibi Mustafa Bey’in de süreç boyunca önemli yardımlarda bulunduğunu ifade etti.

200 YILLIK ANI ZEYTİN AĞACI HEDİYE EDİLDİ

Merkezin yalnızca binası değil, çevresindeki alan da farklı bağış ve katkılarla şekillendi. Edremit’teki bir zeytin üreticisi tarafından yaklaşık 200 yıllık anı zeytin ağacı bağışlandı. Bahçede kullanılmak üzere Assos’tan bir destekçinin gönderdiği kamelya da alana kazandırıldı. Ilgın, bu katkıların her birinin merkez için ayrı bir anlam taşıdığını belirterek, küçük ya da büyük her desteğin ortak emeğin bir parçası olduğunu ifade etti.

KONTEYNER DEPO ÇÖDEM İÇİN BÜYÜK FAYDA SAĞLIYOR

Merkezin lojistik kapasitesini güçlendiren önemli desteklerden biri ise konteyner depo oldu. Özellikle deprem gibi büyük çaplı yardım organizasyonlarında tırların yanaşabilmesi, malzemelerin hızlı biçimde yüklenmesi ve sevkiyatın düzenli yürütülmesi açısından depo ihtiyacının önem kazandığını belirten Ilgın, mevcut depo alanına ilişkin bazı sorunların çözümü için çalışmaların sürdüğünü söyledi.

ÇÖDEM’in depo ve merkez faaliyetleri, Sosyal Sorumluluk Proje Koordinatörlüğü bünyesindeki diğer çalışmalarla da bağlantılı ilerliyor.

Çocuk etkinlikleri, deprem yardımları ve farklı sosyal sorumluluk projelerinde kullanılan malzemelerin düzenli biçimde depolanması, gönüllülerin çalışmalarının sürdürülebilirliği açısından önem taşıyor.

ERZAK PAKETLERİYLE ÖĞRENCİLERİN YÜKÜ HAFİFLİYOR

ÇÖDEM’in desteği yalnızca giyim ve kırtasiye malzemeleriyle sınırlı değil. Öğrencilerin temel gıda ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çalışmalar da merkezin önemli faaliyetleri arasında yer alıyor. Ilgın, bazı dönemlerde erzak temininde güçlükler yaşanabildiğini, ancak sosyal medya hesapları üzerinden yapılan duyuruların ardından desteklerin kısa sürede karşılık bulabildiğini belirtti.

Öğrencilerin ihtiyaçlarına göre hazırlanan erzak paketlerinde makarna, sıvı yağ, şeker, peynir ve benzeri temel gıda ürünleri bulunuyor. Çanakkale’deki çok sayıda gıda işletmesinin bu çalışmalara katkı sunduğunu aktaran Ilgın, bazı firmaların öğrenciler için düzenli destek sağladığını söyledi. Öğrencilere yönelik peynir üretimi yapan bir firmanın da ihtiyaç durumunu takip ederek merkeze ulaştığını ve daha fazla ürüne ihtiyaç olup olmadığını sorduğunu ifade etti.

Bu örnekler, ÇÖDEM’in yalnızca dönemsel bağışlarla ayakta duran bir proje olmadığını, zaman içinde düzenli destek ilişkileri kurabildiğini gösteriyor. İşletmelerin ihtiyaçları takip etmesi, gönüllülerin organizasyona katkıda bulunması ve üniversitenin bu destekleri öğrencilerle buluşturması, dayanışmanın sürekliliğini sağlıyor.

Ilgın’a göre temel amaçlardan biri, öğrencilerin Çanakkale’de eğitim gördükleri süre boyunca gıda konusunda yaşadıkları güçlükleri azaltmak. Öğrencilerin sınırlı bütçelerini kira, ulaşım, eğitim ve diğer zorunlu harcamalar arasında paylaştırmak zorunda kaldıklarını hatırlatan Ilgın, temel gıda desteğinin, kıyafet yardımının bu açıdan önemli bir ihtiyaca karşılık geldiğini dile getirdi.

ÇÖDEM’de oluşturulan yeni ortamın, öğrencilerin ihtiyaçlarını daha rahat karşılayabilmelerine katkı sunduğunu belirten Ilgın, merkezin öğrencilere kendilerini mahcup ya da huzursuz hissetmeden destek alabilecekleri bir alan sağlamasını önemsediklerini ifade etti.

DAYANIŞMA AĞI KENTİN SINIRLARINI AŞIYOR

ÇÖDEM’in büyümesinde belediyelerden özel işletmelere, üniversite birimlerinden gönüllülere kadar farklı kesimlerin katkısı bulunuyor. Çanakkale Belediyesi ve ilçe belediyelerinin yanı sıra farklı kurum ve kuruluşlar, yeni merkezin kurulmasına ve ihtiyaçların karşılanmasına destek veriyor.

Ilgın, bu dayanışmanın belirli bir siyasi görüşün ya da tek bir kurumun çevresinde şekillenmediğini, ortak noktanın öğrencilere destek olma isteği olduğunu vurguladı. ÇÖDEM’in kentte gördüğü karşılığın kendileri için önemli olduğunu belirten Ilgın, farklı kesimlerden gelen katkıların öğrencilerin ihtiyaçlarına doğrudan yansıdığını söyledi.

Merkezin çalışmaları Çanakkale merkezle de sınırlı değil. Ilgın’ın verdiği bilgiye göre Gelibolu, Ezine ve Biga’da üç ÇOMÜ Butik şubesi bulunuyor. Merkez, bu şubelerle de dayanışma içinde hareket ederek ihtiyaçların karşılanmasına katkı sunuyor. Yıllar içinde oluşan bu yapı, farklı ilçelerdeki öğrencilerin desteklenmesine yönelik bir ağın gelişmesini sağlıyor.

Ilgın, hedeflerinin yalnızca daha fazla işletmeye ulaşmak olmadığını, esas amaçlarının öğrencilere sürdürülebilir biçimde destek sağlamak olduğunu ifade etti. ÇÖDEM’in bilinirliği arttıkça kendiliğinden katkı sunan işletmelerin sayısının da yükseldiğini belirten Ilgın, dayanışmanın gönüllülük temelinde büyümesini değerli bulduklarını kaydetti.

SOSYAL SORUNLARDA DA DESTEK MEKANİZMASI

ÇÖDEM’in çalışma alanı, üniversite öğrencilerinin ihtiyaçlarıyla sınırlı kalmıyor. Ilgın, ilgili sosyal hizmet birimleriyle iş birliği içinde, şiddete maruz kalmış ve bakıma ihtiyaç duyan kadınlara yönelik destek çalışmalarına da katkı sunduklarını anlattı.

İlgili müdürlüklerden talep geldiğinde kıyafet ve gerekli malzemelerin temini konusunda yardımcı olabildiklerini belirten Ilgın, bu çalışmaların ihtiyaç duyulan desteğin hızlı biçimde ulaştırılması bakımından önem taşıdığını ifade etti. Böylece merkez, üniversitenin toplumsal katkı vizyonu doğrultusunda farklı sosyal ihtiyaçlara yanıt veren bir dayanışma mekanizmasının da parçası hâline geliyor.

Sosyal Sorumluluk Proje Koordinatörlüğü bünyesinde gönüllülerin yanı sıra kısmi zamanlı çalışan öğrenciler de görev alıyor. Ilgın, İŞKUR kapsamında haftada 10 saat çalışan öğrencilerin de çeşitli projelerin yürütülmesine katkı sunduğunu ve bu çalışma modelinin öğrencilere farklı bir destek imkânı sağladığını belirtti.

HEDEF, DAHA FAZLA ÖĞRENCİYE ULAŞMAK

ÇÖDEM’in ulaştığı kişi sayısına ilişkin değerlendirmesinde Ilgın, geçen yıl bir yıl içinde yaklaşık 10 bin öğrenciye ulaşabildiklerini, bu yıl ise aylık yaklaşık 10 bin kişiye ulaşan bir kapasiteye eriştiklerini ifade etti. Bu rakamlar, merkezin faaliyetlerinin kapsamına ve görünürlüğüne ilişkin önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor.

Ilgın, 2027 yılı için hedeflerinin daha fazla öğrenciye ve desteğe ihtiyaç duyan kişiye ulaşmak olduğunu belirtti. Merkezin kapasitesinin gelişmesiyle birlikte daha fazla ihtiyaca yanıt verebilmeyi amaçladıklarını söyleyen Ilgın, çalışmaların temel motivasyonunu şu sözlerle özetledi:

“Biz ne kadar çok öğrenciye ulaşırsak, projemiz de o kadar amacına ulaşmış oluyor.”

ÇÖDEM’in hikâyesi, bir binanın kurulmasından, kıyafet ve gıda yardımlarının dağıtılmasından çok daha fazlasını anlatıyor. Yıllar içinde biriken gönüllü emeği, kentin farklı noktalarından gelen katkılar, deprem bölgelerine uzanan yardım çalışmaları ve öğrencilerin gündelik ihtiyaçlarına yönelik destekler, ortak bir dayanışma anlayışının parçalarını oluşturuyor.

Bugün yeni binasında hizmet veren ÇÖDEM, bir öğrencinin ihtiyacını karşılamanın aynı zamanda onun eğitim hayatına, kentle kurduğu bağa ve geleceğine dokunmak anlamına geliyor. Çanakkale’de farklı kurum ve kuruluşları ortak bir amaçta buluşturan bu yapı, dayanışmanın kurumsallaştığında daha fazla insana ulaşabileceğini gösteren örneklerden biri olarak yoluna devam ediyor.

Muhabir: Süha Parmaksız