İsrail, Hamas'ın başlattığı "Aksa Tufanı" operasyonu sonrasında Gazze'de çatışmanın şiddetini arttırdı.
Çatışmalarda birçok sivil hayatını kaybetti. Yaşanan savaş şiddetini arttırarak devam ederken medyaya yansıyanlar da dikkat çekti.
Yaşanan bu toplumsal yıkımı görmeyen Batı Demokrasisi olduğu kadar medya da benzer tutumu sergiledi. Dünya basını işlenen bu soykırıma sessiz kalmaya devam ediyor.
Anaakım medya, yaşananlar karşısında üç maymunu oynamaya devam ederken sosyal medyanın gücü devreye girdi. Sosyal medyada paylaşılan görüntüler savaşın boyutunu gözler önüne serdi.
Anaakım medyanın aksine yapılan paylaşımlar ile savaşın gerçeklerini ortaya koyan sosyal medya, gücünü bir kez daha gösterdi. Paylaşılan görüntüler evet travma tetikleyebilir fakat soykırıma maruz kalan insanların travması ise gün geçtikçe artıyor.
Çocuklarından geriye kalan parçaları poşetlere koyarak taşıyan bir babanın görüntüsü içinde bulundukları durumu gözler önüne seriyor.
Üç maymunu oynamaya devam eden devlet yetkilileri ve medyaya karşı insanlar Filistin için destek yürüyüşleri gerçekleştirdi. Londra'da gerçekleşen destek yürüyüşünde bir kişi BBC'ye "yalancı" diyerek bağırdı.
Yaşanan bu olaydan sonra BBC, protestocuları Hamas yanlısı olarak lanse ettiği için özür dilemek zorunda kaldı.
Dünya basınında bu tip durumlar devam ederken Türkiye'de de benzer tutumlar sergilendi. Batı medyasını haber kaynağı olarak gören gazeteciler çuvallamaya devam ettiler. İnternette yayıncılığa devam eden Nevşin Mengü ise
"İsrail namaz kılanların üstüne lağım suyu sıkmamış. Bu skank diye bir şeymiş, pis kokulu normal bi su" ifadelerini kullandı. Mengü bu tutumlarıyla bir İsrail yetkilisi gibi argümanlar üretmeye devam etti.
İsrail tarafından Uluslararası hukuk, savaş suçlarının çökertildiği bir dünya yaratılarak soykırım meşrulaştırıldı. Ölen sivillerin milliyetine göre insanlığın vicdanının değiştiği gözler önüne serildi.
Dünyanın ve medyanın sessiz kalmasıyla artık bu durum savaştan çıkmış, soykarımın yaşanmasına neden olmuştur.
Özetle üç maymunu oynamaya devam eden devlet yetkilileri ve anaakım medya organları,sosyal medyanın karşısında etkisini gün geçtikçe yitiriyor. İnsanlar sosyal medyada paylaşılan içeriklerde savaşın boyutunu kavrayabiliyorlar.
Paylaşılan görüntülerin yaşanan kıyımın çok azı olduğunu unutmamalıyız. Kendi travmamızı bir kenara bırakarak yankılanan çığlıkları konuşmalıyız.